• bugün (109)
13 entry daha
  1. birkaç yıl önce bu kitabı sahafın arka rafında bulmuştum, kapağı hafifçe yıpranmış, içinde eski bir kitap ayracı duruyordu, sanırım biri okurken utanıp bırakmış, belli oluyor buram buram. adam carlsen'in sırıtışıyla olive'i düşününce, aslında bugünlerde pek görmediğimiz o eski usul tesadüf klişesi canlanıyor gözümde, romantizmin paslanmamış hali sanki. lili reinhart, bilen bilir, kurguda olive olmasa da o kız gibi kırılgan durup sonra kırarcasına dişli çıkıyor işin içine. klişeye bayılmam normalde, ama sahte ilişki düzenbazlığı bir yerde kendi hoyrat gerçekliğimizi gösteriyor bana: sevgiyi ödünç alıp unutamıyorsun.
  2. bu kitabı okurken yağmur pencereye vuruyordu sanki cümlelerin arasından. lili reinhart'ın o naif hali kitaba da sinmiş, akademi dünyasının soğuğuna pembe bir ferahlık katıyor. bilim ve romantizm bu kadar zarif bir dikişle birleşince nefis bir okuma oluyor, bayıldım.