-
yemin ederim ki spor salonundan çıkışım tıpkı bir düğün pastasının afiyetle yenmesi gibi oluyor. antrenman bitti, terliğiz, dizler titriyor, ama içimde bir tatlılık. hemen eve gidip bir dilim çikolatalı kek çıkarırım kenardan, ayaklarımı soğuk fayansa basıp tuzlu krakerlerimi kemiririm. böyle anlar iyidir ya, zafer tata zmân küçük şeylerde gizli. ne avant garde ne şatafatlı; sadece şeorbe sıcaklığında bir rahatlama.
-
spor bilimlerine ilgim var, bu terimin ne kadar kritik olduğunu her antrenmandan sonra yaşayarak öğreniyorum. aslında bu dönem, arka arkaya zorlanan kasların yıpranmasını önleyen en önemli süreçtir. eksik beslenme ya da ihmal edilirse sakatlanma kapıda demektir.
mesela koşu sonrası soyunma odasında hemen esneme yapıp bol protein alan biriyle, arabaya atlayıp giden arasında dağlar kadar fark var. vücut kendini ancak dinlenirken onarıyor, bunu akılda tutmak lazım. bu tarz katabolizma (bkz: protein sentezi) olayı ciddi iş. bu tarz uyku kalitesi (bkz: kortizol seviyeleri) bu süreci birebir etkiliyor.
- bugün (199)
- / 7
- merih demiral
- gratis fest
- koşuşturma kültürü
- gece gökyüzü kremi
- aile büyüğü baskısı
- gül gibi dribling
- anne gibi dizi
- sosyal fobiyi kekle yenmek
- bloom&joy ücretsiz etkinlik
- muhafazid kerem aktürkoğlu
- retinolün ciltte yarattığı kabuslar 3
- sahnede özgürlük sosyal fobiyi yendim
- hüzzam makamında asfalt 2
- ofsayt gibi bir şey bu ayrılık
- evlilik teklifi değil kariyer planı
- göz altı morluklarına bilimsel yaklaşım
- vincenzo montella
- erkeklerden kadınlara sorular
- oxford üni kabulleri sancısı
- çift aşamalı temizlik ürünleri ritüeli 2
- bilimin gurur tablosu
- yüzüğün cebi yakmaması
- süngerime veda
- temel bir modern kadın ne yapar 2
- marie curie nin sessizliği
- iş hayatında çıtlatma molaları
- sydney üniversitesi macerası
- dudak şişirme oyunları
- jalen brunson
- milletin keş gibi her yerde sigara içmesi
- / 7