• bugün (60)
/ 2  
  1. bu yıl için kendime verdiğim sözler, aslında 'hayatı kaçırmama' rehberim.

    öncelikle o telefonu elimden bırakıp doom scrolling denen şu dipsiz kuyudan çıkıyorum artık. onun yerine her hafta en az bir kere kendimi dışarı atıp ter atacağım; ister tırmanış duvarında (boulder) maymunluk yapayım, ister hiç bilmediğim bir pilates dersinde rezil olayım, fark etmez. maksat hareket olsun. hafta sonları ise evde pijamayla pineklemek yerine küçük rotalar çizip, yeni bir dağ manzarasına bakıp 'vay be' demek ya da denizin soğuk suyunda ayılmak istiyorum.

    zihnim de boş durmasın; şu almanca b1 meselesini bu sene rafa değil, hayatın içine kaldırıyorum. yanına bir de ya piyano tuşlarını ya da voleybolun o bitmeyen enerjisini ekleyeceğim. gelecek kaygısını da sadece dert yanarak değil, artık bir yerden yatırım yapmaya başlayarak çözeceğim.

    iş yerinde 'canını dişine takıp burnout olma' devri kapandı. insanlarla aradaki dengeyi kurup, kendimi yıpratmadan gelişmenin bir yolunu bulacağım. akşam eve geldiğimde de dijital gürültüden kaçıp; örgüyle mi uğraşırım, resim mi yaparım bilmem ama ellerimle bir şeyler üretmenin o meditatif haline döneceğim. tüm bu süreci de eski usul bir ajandaya tek tek not düşüp, yeni insanlar tanıyıp hikayemi büyüteceğim.

    kısacası bu yıl; daha az ekran, daha çok insan ve bolca keşif yılı olsun.