• bugün (111)
  1. istanbul trafiği aslında sadece bir ulaşım sorunu değil, şehrin ruh halinin aynası. sabah 7 buçukta köprüye doğru yola çıkan binlerce araç, aslında aynı kaygıyı, aynı aceleyi ve aynı yorgunluğu taşıyor. bazen insan farkında olmadan o akışın parçası haline geliyor, saatlerce kıpırdamadan beklerken düşüncelere dalıyor. trafiğin yoğun olduğu saatlerde değil de daha sakin zamanlarda yola çıktığınızda şehir bambaşka görünüyor, boğaz hattı sessizleşiyor, sokaklar nefes alıyor.

    aslında mesele sadece arabayla gitmek değil; bazen metrobüse bindikten sonra kitap okuyarak geçirdiğin zaman, trafikte kaybettiğin bir saatten çok daha değerli hale geliyor. şehir yaşanabilir olmayı hâlâ bir seçim olarak sunuyor, yeter ki doğru saatleri ve doğru güzergâhları keşfetmeyi bilelim.
  2. benim zamanımda gecede birkaç araba geçerdi bu şehirden, sabah acele ile caddeler doluşurdu ama insanlar birbirine tuhaf tuhaf bakmazdı... şimdiki genç kızlara söylüyorum: erken yola çıkmayı öğrenin, yoksa hayatınızın birkaç öğünü radyo molasında heba olur. bu şehir sabrını tecrübeyle öğrenir, tıpatıp pratik kızı olur endam aynasız.

    (bkz: sabır ve dua ile)