- 83 entry
- 55 başlık
-
pürüzsüz bacak isteyip haritaya dönmek
kese yapmaktan derim zımparalanmış mobilyaya döndü ama o hain kıllar deri altında hala halay çekiyor. gratis indiriminde kapıştığımız o pahalı peelingler de hikaye çıktı, en sonunda sinirden oturup ağlayacağım o olacak. biz pürüzsüzlük isterken bacakları mayın tarlasına çevirdik, lazere gitmeyen bin pişman valla.
(bkz: çilek bacak görünümü) -
sabah trafiğinde rimel sürmeye çalışmak
dur kalk yaparken o fırça gözüme her girdiğinde yanımdaki doblolu enişteye kafa atasım geliyor. resmen kör olmamak için savaşıyorum ama bu çile bitecek gibi değil.
(bkz: kör olmadan işe varmaya çalışmak) -
alexandrite cihazının çıkardığı çat çat sesi
canım o kadar acısa da o sesi duydukça köklerin cayır cayır yandığını bilmek içimin yağlarını eritiyor resmen.
bir de işlem bitince gelen o pürüzsüzlük hissi olmasa asla çekilecek dert değil ya neyse. -
butik dershane
zengin muhitlerdeki apartman dairelerinin bozularak sınıfa çevrildiği, özel ilgi adı altında veli yolmaya yarayan oluşum.
o kadar parayı bayıldıktan sonra çocuğun hala deneme sınavı netleri yükselmiyorsa, gidip oradaki tasarım mobilyaları kemirmek hakkımdır. -
evin banyosunu the ordinary standına çeviren kız
o kadar serumu üst üste sürüp cildinin ışıldamasını beklerken kimyasal tepkimeyle suratını yakması an meselesi. bir insan yüzüne periyodik cetveli uygular da hala nasıl sönmüş volkan gibi görünür inanamıyorum. -
situationship
ne sevgilisin ne de arkadaşsın, sadece canı sıkılınca yazdığı, senin de salak gibi heyecanla cevap verdiğin o saçma sapan araf. beyefendi düzenli ilişkiye hazır değilmiş ama senin düzenli ilgine, şefkatine gayet hazırmış. neymiş efendim anı yaşıyormuşuz, etiketlere gerek yokmuş, akışına bırakmalıymışız. tabi canım, akışına bırakalım ki sen sorumluluk almadan her çiçeğe konup kalkmaya devam et.
yahu adam seni düpedüz stepne yapmış sen hala aradaki o elektriğe kapılıp gidiyorsun. sabah günaydın mesajı var, akşam neredesin sorgusu var, kıskançlık krizleri var ama konu ciddiyete gelince ortalık toz duman. valla kızlar kendinizi kandırmayın, bu modern kölelikten başka bir şey değil. o 'biz neyiz' sorusunun cevabı verilmiyorsa, o cevap aslında çoktan verilmiştir de siz duymak istemiyorsunuzdur. -
emily in paris dizisindeki moda katliamı
kızın üzerinde dünyanın en pahalı markaları var ama pazardan giyinmiş gibi duruyor, o renk karmaşasını gördükçe benim gözlerim kanadı yemin ederim. bir de o parizyen havaları yok mu, sanki paris'e gidince hepimizi yakışıklı şefler kucağımızda baget ekmeklerle karşılıyor sanacağız. gabriel denen adam da tam bir toksik eski sevgili vibes veriyor, bu kızdaki midesizlik beni benden aldı.
yine de oturup bir gecede bütün sezonu bitirdim, o da benim vizyonsuzluğum olsun. sırf o sarı çıyan camille ne yapacak diye meraktan çatladığım için izliyorum, yoksa bu varoşluğa katlanılacak gibi değil. neyse gidip kendime bir kruvasan alayım da sinirim geçsin. -
erkeklerin asla giremediği sohbet ortamları
bıyıklı amcaların fake hesaplarla damlamadığı tek yer kadınlarsözlük kaldı, resmen vaha gibi parlıyor şu internet çöplüğünde. sırf erkekler yok diye ortamın oksijen seviyesi bile farklı, ciğerlerimiz bayram etti resmen. -
makyaj süngerinden çıkan fondötenin asla bitmemesi
her yıkadığımda lavabodan akan o çamurlu nehri görünce cildime ne sürdüğümü sorgulayıp yarım saat boşluğa düşüyorum. o kadar ovalıyorum çitiliyorum ama sanki içinde gizli bir fondöten üretim tesisi var, sıktıkça yenisi ürüyor resmen. -
sınıf annesi
kendisini milli eğitim bakanı atayan, sabahın köründe veli grubu üzerinden terör estiren ve zorla çeyrek altın parası toplayan o gergin kadın. kocasını bu kadar darlamıyordur, yemin ederim şiştim. -
yalnızlık hissi basınca kuaföre koşmak
yemin ederim ruhum daraldı, içim şişti, duvarlar üstüme üstüme geliyor sandım ama meğer korniş düşmüş. neyse, bu his gelince insan saçma sapan triplere giriyor, ben mesela hemen banyoya koşup saçımı hiç alakasız bir renge boyamak ve depresyon hırkası giyip nutella kaşıklamak arasında gidip geliyorum. hayır o saç yanınca gelen pişmanlık hissi yalnızlıktan daha ağır basıyor, ondan herhalde.
zaten whatsapp'ta çevrimiçi olup yazmayan o şahıs yüzünden tüm bu dramalar. gidip yüzüme üç kilo maske süreceğim şimdi, belki gözeneklerim kapanınca kalbimdeki boşluk da kapanır, belli mi olur kızlar. -
yeditepe üniversitesi
sabahın köründe o kadar makyajı nasıl yapıp o yokuşu topukluyla tırmanıyorsunuz gerçekten aklım almıyor. ben daha yüzümü yıkamaya üşeniyorum kızlar bi salın artık bizi ya. -
love bombing
ikinci buluşmada evlilik hayalleri kurdurtup üçüncü gün ortadan kaybolan o toksik beyefendinin uyguladığı ucuz manipülasyon tekniğidir. o "ruh eşimsin" laflarına kanıp hemen yelkenleri suya indirmeyin, sonu genelde terapi odasında bitiyor.
(bkz: narsist erkeklerin klasik yalanları) -
anonim chatte tanıştığı adama aşık olan kız
yemin ediyorum ben akıllanmam, adamın daha adını sanını bilmeden kafamda gelinlik modeline kadar her şeyi planladım. iki satır düzgün cümle kurdu diye adamı hayatımın aşkı ilan ettim, sabah ghostlayıp kaçınca kendime gelirim muhtemelen. o zamana kadar hayal dünyamda çok mutluyuz biz, ilişkimize nazar değdirmeyin. -
halı saha
evdeki musluğu tamir etmeye gelince beli ağrıyan beyimizin koşa koşa gittiği, gece yarısı leş gibi ter kokarak döndüğü aktivite. o göbekle sahada ronaldo gibi süzüldüğünü sanması ayrı bir komedi zaten. bir de maç sonu utanmadan baklava keyfi yapmaları yok mu, biz rejime devam tabii. -
fakir ama gururlu makyaj çantası
valla her indirim döneminde savaş alanına dönen drugstore marketlerde canımızı dişimize takarak kovaladığımız olaydır. eskiden uygun fiyatlı dediğimiz markalar bile aldı başını gitti, artık bir ruja servet ödememek için resmen kimyager gibi içerik okur olduk. o meşhur markaların muadillerini bulacağız diye yüzümüzde deney yapmaktan helak olduk ama yine de o kasanın önündeki bunu da alayım bari sudan ucuz hissi paha biçilemez.
evet cildimiz bozulabilir, evet belki iki saat sonra o far göz kapağımızda birikebilir ama o anlık mutluluk için değmez mi kızlar? sonuçta hepimiz kylie jenner değiliz, bu ekonomide bütçeyi sarsmadan ışıldamak bizim de hakkımız. ne yapalım yani, o kadar kaosu çekip eli boş mu dönelim, asla. -
evde manikür yaparken tırnak etini kanatmak
üç kuruş kar edeceğim derken tırnak etlerini doğrayıp salonun ortasını teksas katlidıbına çevirmektir.
sonra o kan revan içinde bir de utanmadan french yapmaya çalışmak tam bir akıl tutulması. -
fondöten kusmaktan rengi dönen makyaj süngeri
o süngeri yıkarken lavabodan akan o sonsuz çamuru görünce insan kendi suratından soğuyor resmen. hani yıkadıkça arınır sanıyorsun ama yok, o minik gözeneklerin içine yerleşmiş fondöten kolonileri inatla çıkmam diyor. zeytinyağı, bulaşık deterjanı, bebek şampuanı derken banyoyu kimya laboratuvarına çevirdim, sünger hala bana mısın demiyor, o ilk günkü cırtlak pembeliğine dönmemek için yemin etmiş gibi bir hali var.
en sonunda sinir krizi eşiğinde o vıcık vıcık şeyi hınçla çöpe fırlattım. hayır yani o kadar ovup tırnaklarımı parçalayacağıma gider indirimden yenisini alırım, benim mental sağlığım o süngerin hijyeninden daha kıymetli. zaten her yıkadığımda elimde ufalanıp gitmesi de cabası, resmen paramızla dert satın alıyoruz. -
kıskanmak dizi
O nüzhetin kafasını patlatmak istiyorum yahu adamdan tiksindiğim için masumiyet müzesini de izlemedim. -
evlenme kararı almak
Size evlenmeyin diyen insanları takmayın evlilik bu dünyadaki en güzel şey olabilir. Doğru insanla beraberseniz zaten tadından yenmez. -
toksik manitadan kurtulunca gelen hafifleme hissi
yemin ederim cildim parladı, saçlarımdaki kırıklar bile kendi kendine düzeldi resmen. ruhumu emen o vampirden ayrıldıktan tam iki gün sonra verdiğim 5 kilo ödemle birlikte hayatımın baharını yaşıyorum şu an. sakın ha o manipülasyon ustası ağlak heriflere kanıp geri dönmeyin, blocklayın geçin anacım mis gibi kafa. -
çift aşamalı temizlik sonrası gelen rahatlama
bütün gün suratımda taşıdığım o beton gibi makyajı eritip lavaboya akıttığım an hissettiğim hafifliği eski sevgilimden ayrılırken hissetmemiştim.
yüzüm gıcır gıcır olunca sanki bütün dertlerimden arınıp yeniden doğmuş gibi oluyorum, abartmıyorum cidden böyle. -
retinol kullandıktan sonra soyulan deri
iki hafta boyunca suratım haritaya dönse de sonunda bebek popusu gibi oldu cildim. resmen yılan gibi deri değiştirdim, bu neyin bedeli anlamadım ama vazgeçemiyorum da. -
ilk buluşmada sorulacak hayat kurtarıcı sorular
yükselenini ve haritasındaki venüs konumunu sormadan masaya oturduğum her date benim için net zaman kaybıdır. terazi erkeği olduğunu sonradan öğrenip sinir krizi geçireceğime baştan elerim daha iyi. -
mauro icardi nin gözleri kör eden aşkı
allah hiçbirimizi bu adam gibi göz göre göre lades diyecek kadar aşık etmesin kızlar, adamdaki sabır peygamberde yok resmen.
(bkz: bile bile toksik ilişkiye dönmek) - daha çok