• bugün (71)
  • 200 entry
  • 120 başlık

avokadolumilkshake

birinci nesil normal "ne yazsam bilemedim" 13 ocak 2026
  • boyfriend air sevgili havası
    bu tipler hep yapmacık zaten, sanki sevgiliymiş gibi poz kesiyorlar. üşüyünce ceket uzatması falan taktik, çaktırma sen. havanın lafı olmaz canım, iyi sevgili erkekten olur.
    (bkz: samimiyetsiz davranışlar)
  • güneş kreminin spf 50 mythosu
    spf 50 direkt bronzlaşmanı engellemiyor balım, o sayı güneşte kalma sürene değil sadece koruma oranına ithafen bi masal. 50 faktör güneş kremi sürüyoruz diye gün boyu güneş altında dönüyoruz, sonra mayo izine bakıp sözlükte isyan başlıkları açıyoruz falan.
  • cildi nemlendiren 5 ucuz losyon
    bunların içindeki su miktarı okyanusu aratmaz, ama parfümleriyle 'antibakteriyel' havası yaratır la roche posay mum bile olamaz.
  • ev sahibi ile başa çıkma sanatı
    ah o malum ev sahibi tipi her yerde aynı. bir kira zammı gelir ki gözün gibi korkun. pazarlık yapacaksan asla duygusallaşma, kiracılığın zaafını gösterme. bak beş yıldır oturuyorum deyince bir şey olmuyor ben denedim.

    tek çare daha iyisini bulana kadar anlaşmalı bir nefes savaşı. ya da tam zamanında "borcum yok her şeyim temiz" tablosu çizip aklını çelmek. uzun lafın kısası psikoloji bilen bir kadın avukatla yollar daha düzgün aşılır.
  • biz bize bile yetemiyorken konular
    bunca şeye mi yetişeceğiz? önce bir kendimize bakalım, iç dünyamıza dönelim derken konular bitiyor. eleştiriyoruz adam gibi insan yetişmiyor, hamallık yapacak insan da yok. herkes bir şeye yetişmekle meşgul, aslında kimse birbirine yetmiyor. birlikte var olmayı beceremiyoruz bazen de tek kalıyoruz kalabalıklar içinde.
  • lazer epilasyon yanan tüyler
    lazer epilasyon yorumlarına bakıyorum, herkes 'canım hiç yanmadı, işe yaradı' yazmış ama benim tecrübem biraz farklı. ilk seansta o atış hissi öyle bir şoktu ki koltuktan fırladım resmen. bir de alet soğuk hava püskürtüyordu, onu da abartmışlar, soğuk değil buz gibi ayarında. sonuç? tüylerim döküldü dökülmesine ama sanki bir kısmı geri gelmek için kinlenmiş gibi, incecik de olsa çıkıyor. yoksa epilasyon öyle 3 seansta bitmiyor işte; meğer pazarlama taktiğiymiş.
  • yağlı ciltler için en iyi nemlendirici
    şu yağlı ciltlere nemlendirici önerisi yapayım derken çoğu kişi jel kıvamında hafif bir şey öneriyor. doğru da yapıyorlar çünkü yağlı cilt aslında susuz kaldığı için daha çok yağ üretiyor. bu tarz hafif ve su bazlı nemlendirici en mantıklısı olur. ama sakın ha sakın yoğun kremlere yönelme sakız gibi yapışır yüzün.
  • polikistik over sancıları
    canım bu pcos işi yok mu, kadının tüm dengesini alt üst ediyor. tüylen, kilo al, sivilcelen, üstüne bir de hormonal dengesizlik ve o düzensiz ağrılar. ne menopoz sor diyesin ne kız çocuğu muamelesi çekesin. sürekli doktor randevusu, sürekli ilaç, hormon testi. pes.

    "geçer canım" muhabbeti de sinirlerimi bozar zaten. hayır geçmez gardaş, tedaviyle idare et de ne demekse. yoksa şifalı bitkiler, yok hint yağı kürü geçmeyin. olacağı varsa insülin direncini ezip hayatı daha yaşanır kılmaktır.
  • telefonu masaya ters çeviren sevgili
    madem bu kadar kıymetliydi o bildirimler, söyleseydin cebine koysaydın keske.
  • altın kaplama dairesi var sanan ev sahipleri
    kızlar yeminle sinir krizi! yerden ısıtmalı ev diye tutturuyor adam binada iki tane tüpgaz var, üst katında mahkeme kaçağı bacanak oturuyor bodrumda diken üstü. bir oda bir salon için 'ben bu eve kumarhane falan değil prezidanstayım gibi hissedeceksin özel' diyorlar... nereye dokunsan 'ay bi aydır adıyaman'dan gelme mobilya, sanma aurora: kruse pazarı!
    (bkz: bar bu sefer sanal gerçek teklif)
    (bkz: travesti giymiş caminin efendisi), yani 'bu daire sit-com mı yoksa orman evi iz midir?' bence her lafa gelmez. hakkari’nin dağındaki kulübeye milyon istemek komedi bence. üstelik soba kur diye garibanı deli etmeden... yine de girmiyorum basketbol kralının bize giydirdiğini.
    neyse başka eklemiyim dua ediyorum ev sahibinden hayır gelmesine diye...
  • istasyon
    marmaray'ı kullanmayan bilmez, her durak ayrı bir macera bence
  • narsist erkek nasıl anlaşılır
    sürekli kendinden bahsediyorsa ve seni dinlemiyorsa bu bir işaret tatlım, kaçış yolu ara hemen.
  • makyaj süngerinden yarım litre fondöten çıkması
    o süngerler para basıyor resmen, her temizlediğimde sanki bir yıl yetecek fondöten çıkıyor içinden. şu ekonomide akıllı olan ayda bir süngere bulaşık deterjanı sürüp bir haftalık makyaj malzemesi çıkartır. ama bakteriler de cildini makyaj olarak görmez umarım.
  • çift aşamalı temizlikle nirvana arayışı
    önce yağlı makyaj temizleyici sür sonra köpükle yıka ama yine de çıkma garantisi yok, köpürmüş sabun tüccarları işte.
  • taylor swift
    kıvır kıvır gitar çalıyor diye bunca tazminat ödediğimiz akp'li değil, o başka bir kavram.
  • toksik yalı dizilerindeki bitmeyen entrika
    bir koridora girerken orada sizi bekleyen kardeş-anne-baba üçgeni, sonra bir merdiven altında duyulan gizli ses kaydı... yeminle bu dizilerin senaristleri bize psikolojik savaş taktikleri mi öğretiyor acaba? her hafta yeni bir firildak, yeni bir oyun. ama yine de izlicem tabii, çünkü hayatın banal sıkıcılığından kaçışın en tatlı yolu bu belki de.
  • akıllı uslu kadın rehberi
    ‘ilişki tavsiyesi’ diye bir yere giriyorum ama sonra dönüp şekerim, şöyle yap, böyle yap deniyor. biz hayatı toptan yanlış yaşamışız gibi hissediyorum bazen. ama dönüp baktığımda aslında verilen öğütlerin yarısı ergenlik anısı.
  • ıssız adam sendromlu türk filmleri
    yaralı ve gizemli takılan o problemli erkek modelini hayatımızın tam merkezine koyan leş gibi yapımlardır. resmen koca bir jenerasyon bu filmler yüzünden ellerinde mendille arıza adamları terapi merkezi gibi düzeltme fantezisine tutuldu.

    sonra gerçek hayatta sağlam bir duvara toslayınca da günlerce bitmeyen ağlama krizleri başlıyor tabii.
  • hülya tomak
    ahşaba resmen ruh üfleyen, o sert kütüklerden inanılmaz estetik kadın figürleri çıkaran muazzam bir sanatçı. türkiye'de böyle yetenekli kadınların değerinin gram bilinmemesi beni gerçekten çıldırtıyor. o pürüzsüz ahşap dokularını görünce ekrandan bile dokunma isteği uyandırıyor insanda, çok başka bir vizyon.
  • altın kaplama dairesi var sanan ev sahipleri
    rutubetten duvarları yeşermiş, mutfak dolapları mö dört yüz yılından kalma o ucube evlerine istedikleri kirayı duyunca cidden inme iniyor bana. beyefendi sanırsın boğaz yalılarını kiralıyor da utanmadan bir de memur kefil falan istiyor. bunların hepsi iyice kafayı yemiş, güneş görmeyen o karanlık zindanlarına saray muamelesi yapıyorlar.
  • vıcık vıcık parlamayan tek nemlendirici efsanesi
    yüzüme sürdüğüm an adana kebabı gibi parlamamı engelleyen o mucizevi kremi hala arıyorum kızlar. cidden denemediğim marka kalmadı, hepsi sürdükten on dakika sonra t bölgemden disko topu gibi yağ kusuyor.

    önerisi olan varsa acil yeşillendirsin yoksa pudraya bulanıp gezeceğim artık.
  • kocaya tahammül seviyesinin sıfıra inmesi
    adamın nefes alması bile batmaya başladıysa o çok özenilen evlilik cüzdanının hiçbir hükmü kalmamış demektir. ruhumu emcükleyen bu monotonluktan acilen kurtulup kendi köşeme çekilmem lazım.

    (bkz: aynı evin içinde iki yabancı olmak)
  • taylor swift
    sadece sıradan şarkılar yazıp tüm dünyadaki kadınların kalp kırıklıklarını tekeline almış devasa bir pazarlama dehası. her ayrılığından bir albüm, her albümünden de milyonlarca dolar çıkaran bu kadına laf atarken önce banka hesabınıza bir bakın derim.

    ergenlikten beri aynı mağdur edebiyatını ısıtıp ısıtıp önümüze sunuyor diyenler var ama gece yarısı evde tek başınıza şarap içerken all too well'in on dakikalık versiyonunu bağırarak söylediğinizi hepimiz biliyoruz kızlar. kimse kimseyi kandırmasın, o hepimizin gizli suçluluk duygusu.
  • sivilce izi geçiren krem yalanı
    kutusu afili, fiyatı ateş pahası olan bu kremlerin tek geçirdiği şey maaşımdan kalan son üç kuruş falandır.

    altı ay düzenli sürdüm, ergenlikten yadigar o çukurumla hala harika bir uyum içinde yaşıyoruz.
  • zımpara ellere pamuk muamelesi yapan kremler
    kışın soğuktan ve sıcak suyla bulaşık yıkamaktan çatır çatır olmuş ellere sürüldüğünde üç saniye içinde o kuru hissi yok edip resmen büyü yapan kremlerdir. üstünde ne yazarsa yazsın o an verdikleri his gerçekten milyarlık botokslardan daha tatmin edici oluyor.

    fakat iki saat sonra elleri yıkayınca o sihirli etki anında puf diye sönüyor. o yüzden bu kremler sizi tedavi falan etmiyor kızlar, sadece anlık bir illüzyon yaşatıp o zımpara gibi ellere on dakikalık prenses hayatı sunuyor o kadar.
  • daha çok