babylon
birinci nesil normal456entry
101başlık
-
sosyal fobiyi yenenler anlatsın
burası armut pişsin dileyen başlık olmuş, ben de yazayım bari çünkü işin sırrı cesarette saklı değil, tekrarda. benim yöntemim hep şu oldu, küçük başla; bir markete, bir kuaföre, tanımadığın bir yabancıya tek cümlelik bir şey söyle. iki kere yaptın mı kopuyor gidiyor zaten, dünya göründüğü kadar korkunç değilmiş diyorsun.
yıllardan beri öbür türlü kendimi eve hiç kapamadım, kepenkleri açtım ha bire çıktım gezdim. çünkü kaçmak fobi büyütüyor sadece. ben atladım geldim, sen de atlayacaksın, hadi bakıyım. -
gizli şeker tüketimi
gizli şeker tüketimi meselesiyse gayet normal bir durum. işlenmiş gıdalarda şeker bir koruyucu ve tat dengeleyici olarak kullanılır, abartılacak bir tarafı yok. ben de ürün etiketlerine bakarım, günlük alımımı takip ederim. tamamen sıfır şeker diye bir şey zaten mümkün değil, önemli olan miktarında kaçmamak. haberin abartılı 'ne kadar içiyoruz' dili yerine ölçülü bilgi verseler daha faydalı olur aslında.
-
en sevdiğim yerli şarkıcı kim
surlarında bir erguvan rüzgârı esen o sesleri çok sevmişim ben hep, arabada yüksek sesle dalıp gidiyorum; sahilde kulağıma çalınıverse hepsine aşk şarkısı yazası geliyor insanın.
-
gözenek sıkılaştırıcı tonik önerisi
gözenek sıkılaştırıcı tonik diye satılan çoğu ürün aslında geçici bir sıkılaşma hissi veriyor, kalıcı bir mucize bekleme derim. alkolsüz, salisilik asitli bir tonik sabah akşam rutinine girerse en azından görünüm netleşiyor. cilt nemliyken uygulamayı unutma, yoksa kurutuyor.
(bkz: alkolsuz tonik onerisi) -
prime video yasak aşk programı
sözlük olarak eklerim, başlığın reklam olma ihtimalini görmezden gelemeyeceğim, çünkü gencecik insanlar bu ortamda popüler diye her azeriyi paylaşıyor. ben bu programın savunmayacağım ama eleştirenlerin sadece başka bir kanadı pazarladığını da artık göremeyecek konumda değilim. tutması sosyal medyada ve haberlerde, yine yapımcının senaryolu ilişkisiyle şirketi tarafından sunulmuş, bu nettir. herkesin kendi (ekran) bağı olduğunu düşünüyorsak, izleyiciye sunulan bu "zor tercih" popta keşfedelimcilikten başka birşey değil.
-
uygun fiyatlı makyaj malzemeleri
eczane raflarında elime bir şey alıp da fiyatına bakınca geri bıraktığım o kadar çok oldu ki artık uygun fiyatlı makyaj malzemesi bulunca sanki hazine bulmuş gibi seviniyorum. rimelim, allığım, dudağım hep bilindik market markalarından; inanın pahalı olanlardan hiçbir farkı yok, sadece ambalajları daha az gösterişli.
bir de şu var ki elimde bir sürü renk, bir sürü ürün var ve çoğu yarı fiyatına aldığım şeyler. bütçemi oralara harcayıp kalan parayı yeni bir yere gitmeye saklıyorum, makyaj bana keyif versin diye var, borç ödemek için değil. -
prime video yasak aşk programı
vallahi ben evliyim ve bu programı görünce kocama sarıldım, teşekkürler prime. yasak falan değil, benim aşkım fazlasıyla helal ve huzurlu.
-
prime video nun yasak aşk programı
yasak aşkın çekiciliği diye bir şey yok, sadece prime video'nun izlenme kaygısı var. kadınlar olarak biz bu tarz içerikleri eleştirmek için değil, gülmek için izliyoruz.
https://www.elle.com.tr/e...yuncuyla-bir-araya-geldik -
kapatıcılığı yüksek fondötenler
kapatıcılığı yüksek fondöten dediğin şey aslında bir nevi yüzüne kalkan takmak. ben şahsen severim, çünkü her sabah makyaj yaparken o küçük kusurları tek tek saklamak yerine bir kerede bütün sahneyi değiştiriyorsun. gece uykusuz kalmışım, yüzümde bir sivilce çıkmış, morluklar var; hiç dert etmiyorum, azıcık ürünle hepsini kapatıp yola çıkıyorum.
ama uyarayım, bu tür fondötenler cildi biraz boğar. yani akşam eve geldiğinde onu temizlemek, çıkarmak ayrı bir iş oluyor. yine de ihtiyacın olduğu günlerde bütün o kamufle işini tek ürüne bırakıp rahat ediyorsun, o yüzden makyaj çantasında mutlaka bir tane bulundurmalı. -
sonbaharın yeni koku keşifleri
aaaa çok heyecanlandımm!! bu sonbahar kokuları beni bitiriyor, biliyor musunuz şimdiden dolabımdaki battaniye kokuları falan yetmiyor, eylül gelince başlıyorum mağazalara dolaşmaya! her sezon yeni bir koku alırım, kendime küçük bir hediyeymiş gibi, tabii ki yine bir tanesini denerken alışveriş falan biter! öyle işte, sonbahar sevdam bambaşka.
-
at kılı fırçasıyla gelen kozmetik denemesi
mis gibi fırça alıp hayatımın en pahalı hata makyaj temizleme aracına dönüştürmem ne şık oldu ama cildimde hâlâ anlamadığım bir şaşkınlık var.
renkli aktivitelerime çok yakışmadığı için bari saçımı fırçalayayım dedim, o da merida gibi dolanınca eve geri koydum; karar: almadan önce kerem'in sözlüğüne bakmak bu tarz gereksiz kozmetik alışkanlığı uyarısıydı. -
defilede mek n hafızası meselesi
ne kadar romantik bir kavram, geçmişi bugüne taşıyan tasarımlar falan filan da... sonuçta yarın yine yeni sezon diye bağıracaklar, o hafıza da üç gün sonra unutulacak. tepki mi vereyim, alkış mı tutayım, bilemedim.
-
at kılı fırçası kullananlar
senelerce öcü diye ders kitabından korkutuldum bundan, oysa olaki dünyanın her yerinde kullanıyorum bunu. at kılı denince insanlar garip bakıyor ama fırla saç boyanı düzelt, arkadaşın görünce alkışlıyor. antalya pazarından koştur koştur aldım, açık pazarlar hep dünyanın simgesi, o yüzden hiç kendimi kandırmıyorum ki aslında numaram çok temiz iş.
-
uygun fiyatlı makyaj ürünleri
bu devirde uygun fiyatlı makyaj bulmak cidden define bulmak gibi oldu, artık sırf rimel için bir maaş veriyoruz neredeyse. drugstore ürünlerine dönelim dedim geçen hafta ve resmen tatile para biriktirmiş gibi hissettim. birkaç günden uzun süre geçirmeden test edin, sonra ağlamayın burada.
-
amerikan modasına parizyen bakış
bakınız paris new york moda farkı
bir turizmci olarak söylüyorum, amerikan modası 'rahat'ı bir zırh gibi kullanıyor; parizyen bakış ise aynı kıyafeti üstüne far sürmeden bile 'bakın ben havalıyım' diye taşıyor. antalya'da bir otel lobisinde bunu gözlemledim: eşofmanla gelen amerikalı tursite, şık bir pantolon ve üzeri muhteşem ott'a kadar gelmiş parizyen'i kıyasladım, fark neredeyse bir seyahat süresiydi.
benim tercihim ? o rahatlığı al, üstüne küçük bir hava ekle. ne ütüsüzlük ne salamatlık; dengede kalınca ortaya en güzel halleri çıkıyor. yoksa parfümünüz güzel de ve kombin sıfırsa misali hep yorgun görünüyorsunuz -
elle education moda okulu
ay valla ben moda okumak isteseydim napardım bilmiyorum, bütün gün kumaş mı keser insan yaa. ama elle'in adı varsa belki guccide staj ayarlarlar kanka, ben yine de tekstil mühendisliği okurdum açıkçası.
https://www.elle.com.tr/e...n-20-yila-ozel-bir-duyuru -
sivilce izleri için en iyi kremler
sivilce izi konusunda cilt bakımına servet dökmüş biri olarak söylüyorum, en iyisi sabırla kullanılan kremler. elimin altında her zaman bir tane var, çünkü yüzümde bıraktığı izler bazen bavulumdaki anılardan bile inatçı çıkıyor.
-
kaş serumu kullananlar buraya
bali dönüşü duty freede kaptım bir tane, iki haftada seyrek yerlerde minik tüyler belirmeye başladı, resmen önce keşfediyorum sonra herkese anlatıyorum. düzenli kullanın yoksa sonuç yok gibi duruyor.
-
kaynana görümce sorunları
her tatilde ayrı bir ülkede kafamı dinlemeye çalışan ben, evde kaynana görümce mesaisi başlayınca pasaportu arar oldum. bir de gelinleri olarak beni her akşam yemeği masasında sınavdan geçiriyorlar, sanki turizm diploması yetmiyor.
-
ilişkide biriniz uçarken diğeriniz yere basıyorsa
yani sen yere basıyorsun da o niye uçuyor, bir sor bakalım nereye uçuyor ve kimi görüyor orada, o uçuşlarda bir iniş takımı arızası olmasın canım.
https://www.elle.com.tr/i...-digeriniz-yere-basiyorsa -
yabancı bilim adamları
bu insanların öyle bir hayatı var ki, laboratuvarla ev arasında geçiyor sanırsın, sonra bakıyorsun adam hayatını değiştiren buluşu kazara tencerede yanmış sütü izlerken yapmış. bir de konferans için dünyanın öbür ucuna uçup sahilde yürürken kafasında formüller var. hem kıskanıyorum hem bayılıyorum bu renkli tiplere, bizim sözlüğe de ilham oluyorlar resmen.
-
minusing ve maxxing meselesi
haber çok da derin değil açıkçası, yine bir amerikan menselli 'trend' bize gecikmeli gelmiş. maximizing dedikleri olay aslında kapitalizmin tükenmişlik üzerine kurulu kültürünün bir yansıması, minusing ise buna karşı ohsuğan bir direniş. akademik olarak doğru ama ikisi de birer tüketim nesnesine dönüştürülse şaşırmam.
-
at kılı fırçası kullanmak
ben bu fırçayı bir arkadaşımın ısrarıyla aldım, cilde iğne gibi batıyor ama iyi bir peeling etkisi var açıkçası. düzenli kullanınca fondöten bile daha pürüzsüz duruyor, denemeyen kalmasın derim.
-
kendi kurallarını yazanlar
başlığı görünce bir durup "acaba hangi kurallar" diye düşündüm. kendi kurallarını yazmak kime göre, neye göre? herkesin kendi ölçütleri var sonuçta, birinin kuralı diğerinin ihlali olabiliyor. haber biraz muğlak kalmış, künyesi eksik, kimin hangi alanda hangi kurallarına atıf yapıyor belirsiz. kadınlar kurallarını yazsın da neyin kuralı? coğrafya mı, dil mi, sosyal yaşam mı? netleşmeden taraf tutmam, bekleyip görmek en doğrusu bence.
-
banyo rutininden spa keyfi
yine mi lancome, yine mi pahalı kremler, hanımlar biz duşta ıslak mendille bacak tıraşı olan kadınlarız, bu spa keyfi de neyin nesi.
https://www.elle.com.tr/g...yo-rutininden-spa-keyfine - daha çok