- 89 entry
- 63 başlık
-
kadın kıyafetlerindeki sahte cep terörü
telefonu koyacak yer bulamadığım için elimde yapışık ikizim gibi gezdiriyorum, sırf şu moda sektörü daha çok çanta satsın diye bize reva görülen bu muamele insan haklarına aykırı resmen.
(bkz: telefonu sütyene sıkıştırmak) -
nivea mavi kutu
yüzüme sürdüğüm an parlamaktan kör olduğum için aynaya bakamadığım, kıvamı çimento ile yarışan nostaljik efsane. o kadar yoğun ki cildim kremi emene kadar mevsim değişiyor sandım, yine de o temizlik kokusu yüzünden vazgeçemiyorum.
(bkz: yağlı güreşlere sponsor olması gereken ürün) -
pandadan hallice gezenlerin göz kremi arayışı
on bin tane influencer ablanın öve öve bitiremediği o küçücük kavanozlara servet yatırdım ama sonuç hala hüsran. sürdüğüm an hafif bir ferahlık veriyor diye kendimi kandırıyorum, sabah kalktığımda yine o iki tane inatçı mor halka bana günaydın diyor. kapatıcı sürmeden sokağa çıktığım an 'hasta mısın canım yüzün kaşık kadar kalmış' tepkileriyle karşılaşmaktan ciğerim soldu artık.
kore markalarından tutun da eczane ürünlerine kadar denemediğim içerik kalmadı ama yok, bu genetik lanet peşimi bırakmıyor. hani düzenli uyu bol su iç geçer diyorlar ya, günde dört litre su içip koala gibi uyusam bile o morluklar oradan bana nanik yapmaya devam edecek, eminim. -
sahte dokuz
aslında var olan ama yokmuş gibi davranan, bağlanma sorunu yaşayan forvetlerin sığındığı o tuhaf taktik. bütün maç sahada dolanıp manipülasyon yaparak takımı oyalarken, sorumluluk alma sırası gelince love bombing yapan eski sevgiliye dönüşüyor.
(bkz: ne seninle ne sensiz) -
maaşın yarısını vücut losyonuna gömmek
süslü şişesine kanıp aldığım, sürdükten sonra yapış yapış hissi veren o meşhur markanın losyonuyla aşk nefret ilişkimiz tam gaz devam ediyor. sırf banyoda güzel duruyor diye bu kapitalizmin oyunu tuzağına her indirimde düşmekten cidden yoruldum. -
high end ürün muadili diye kakalanan şeyler
influencer tayfasının sırf link kaydıralım diye övdüğü o fondöteni yüzüme sürünce yemin ederim kese kağıdı gibi oldum, gözeneklerim dile gelip istifa etti resmen. o parayı çöpe atsam daha estetik dururdu en azından cildim nefes alırdı be insafsızlar. -
düz adama sofistike hediye almaya çalışmak
ben saatlerce özel tasarım kupa peşinde koşarken beyimiz paketi açtığında içinden takım forması çıkmadı diye üzülecek kesin.
yine bütün vizyonu tek başımıza sırtlandık kızlar, şimdiden geçmiş olsun hepimize. -
nate yüzünden the devil wears prada dan soğumak
o nate denen paspal herifin andy'ye yaptıklarını gördükçe ekranı yumruklamak istedim resmen. kızcağız paris moda haftasına gidiyor, kariyer basamaklarını topuklu ayakkabılarıyla üçer beşer tırmanıyor bizimki hala doğum günü pastamın mumu söndü diye trip atıyor. hayır yani sen ızgara peynirli tost yapan vasıfsızın tekisin, bi kendine gel, haddini bil.
miranda kadına hayatı, duruşu öğretiyor, bunlar hala eski sen daha iyiydin, değiştin sen manipülasyonu peşinde. kendine azıcık saygısı olan her kadın o nate denen sünepeyi kapının önüne koyardı net. sırf adamın kırılgan egosunu tatmin edeceğiz diye chanel çizmelerimizden mi vazgeçelim, yok artık. -
durduk yere gelen her şeyi bırakıp gitme isteği
adam salonda survivor izlerken ben kafamda valizi toplayıp üçüncü kez evi terk ettim bile. şu dip boyam gelmese yemin ederim bir dakika durmam bu tımarhanede. -
sınıf annesi
öğretmenler günü için toplanacak üç kuruş parayı organize ederken girdiği o first lady triplerine bitiyorum resmen. sanırsın ülke yönetiyor halbuki alt tarafı çocuklara kek dağıtacak, valla helal olsun o yersiz özgüvene. -
ilgisiz erkeği yola getirme taktikleri
üstüne düştükçe şımarıp kendini hint kumaşı sanmasına izin vermeyin, bırakın o sizi merak etsin. siz kendi hayatınıza bakıp onsuz da ne kadar eğlendiğinizi gösterdiğiniz an kapınızda yatıyorlar zaten. -
kuaföre para vermeyeyim derken tırnaksız kalmak
youtube'da iki tane fenomen izleyip gaza geldim, o et pensini elime aldığım an kendimi cerrah zannettim resmen. sonuç tam bir facia, tırnak etlerimi öyle bir oydum ki parmak uçlarım zonkluyor, oje sürmeye kalksam kesin kan karışır o derece kırmızıya boyanacak ortalık. hani o pürüzsüz instagram tırnakları var ya, heh işte onlardan eser yok, bildiğin savaş alanı gibi şu an ellerim.
bir de o sol elle sağ ele oje sürme işkencesi yok mu, sinir krizinin eşiğinden döndüm. yatağın üstü asetonlu pamuk mezarlığına döndü, halıya damlayan o kırmızılığı çıkarmak için döktüğüm terle spora gitsem victoria's secret mankeni olmuştum şimdiye. tövbe ettim, üç kuruş fazla olsun profesyonel elden olsun. -
yüzü ampul gibi parlatan c vitamini serumu
Missha nın c serumunu kullanmıştım fena değildi fakat çok hızlı bozulabiliyor o tarz formlar malesef. La roche posay in serumu da çok kötü kokuyor malesef -
tom ford lost chery parfümünün muadilini bulmam
Bath and body works te Oh cherry adlı ürün birebir muadil
https://www.bathandbodywo...-vucut-spreyi-BBW28007648 -
demet akalın ın gucci takıntısı
o kadar parayı üstüne boca edip yine de pazardan giyinmiş gibi rüküş durmayı nasıl başarıyor aklım almıyor. baştan aşağı logo olunca stil sahibi oldum sanıyor hasbam, gözlerim kanadı resmen. -
yöneticinin sürekli pasif agresif mail atması
sabahın köründe tüm departmanı cc'ye ekleyip attığı o 'canım bu revize hala gelmedi mi' mailleri yüzünden bilgisayarı camdan aşağı fırlatmama ramak kaldı. yüzüme karşı melek gibi gülüp, mailde imla hatalarımı düzelterek beni patrona şikayet etmesi tam bir sinsilik şaheseri. bir de utanmadan öğle yemeğinde yanıma gelip diyette misin süzülmüşsün diyor, senin yüzünden stresten eridim be kadın.
gerçekten tırnaklarımla kazıya kazıya geldiğim şu pozisyonda, sırf kendi yetersizliğini örtmek için bana mobbingin kralını yapıyor. akşam eve gidip üç saat cilt bakımı yapsam da geçmiyor sinirim, resmen enerjimi sömürdü. istifa etsem sevinecek diye inat ettim gitmiyorum ama yakında sinir krizim holding binasında yankılanacak haberi yok. -
mucize sanılan tırnak bakım yağları
tırnaklarım uzasın, manikürüm bozulmasın diye servet döküp aldığım, sürdükten sonra beni vıcık vıcık yağ içinde bırakıp hiçbir işe yaramayan şişelerdir. o kadar övüyorlar, o kadar linkliyorlar ki sanırsın içindeki sıvı ejderha kanı falan. sazan gibi atlayıp alıyorum, sonuç yine hüsran, yine kağıt gibi soyulan tırnaklar. sadece klavyeyi, telefonu yağladığımla kalıyorum, resmen parmak izi bırakma makinesine dönüştüm.
işin trajikomik yanı, mutfaktaki sızma zeytinyağına limon sıksam yemin ederim daha çok fayda ederdi. ama yok, illa o minik, süslü, üzerinde 'büyülü onarım' falan yazan pahalı şişelere o parayı bayılacağız. akşam sürüp yatıyorum, sabah prenses tırnaklarıyla uyanmayı beklerken sadece yastık kılıfımı yağlamış oluyorum. tırnak etlerim de bana bakıp kıs kıs gülüyor sanki. yine de ilk indirimde yenisini almazsam neyim, böyle de toksik bir ilişkimiz var işte. -
sosyal fobiyi yenip ortamların aranılan yüzü olmak
kızlar valla ben bu illeti sırf o çocukla konuşabilmek için yendim ama manita tam bir sığır çıktı o ayrı konu. yıllarca ay rezil olurum diye markete bile gidemezken, şimdi sağda solda başkası adına utanmak hobim oldu. bütün olay o ilk adımı atıp rezil olma ihtimalini kucaklamakta bitiyor, gerisi zaten çorap söküğü. -
mutlu evliliğin sırrı
adam dır dır ederken içinden alışveriş listesi yapıp suratına boş boş gülümsemektir. ne dediğini dinlemeyince kavga da çıkmıyor, sinirlerin bozulmadan gül gibi geçinip gidiyorsun. -
baking
yüzümüze yarım kilo transparan pudrayı boca edip mal gibi beklediğimiz, sonunda da kim kardashian olacağız sanarken un kurabiyesine döndüğümüz makyaj tekniği. o kadar tozu suratımda bekletirken gelen hapşırma isteğiyle savaşmak ayrı dert, yanlışlıkla nefes alıp ciğerlerimi unla kaplamak ayrı dert. ortalık bir anda fırın imalathanesine dönüyor resmen.
instagram'da, loş ışıkta falan harika duruyor tamam da gün ışığına çıkınca bildiğin kireçle badana yapmışız gibi duruyor kızlar yapmayın etmeyin. o göz altlarımdaki çizgiler dolmasın, kapatıcım oynamasın diye verdiğim mücadeleyi vatan savunmasında vermedim ben, yine de akşama kadar o surat kurak topraklar gibi çatır çatır çatlıyor. -
okula topuklu ayakkabı ile gelen kız
sabahın sekizindeki derse full makyaj ve on santim topukla gelme enerjisini nereden bulduğunu cidden merak ettiğim kızdır. biz daha yataktan çıkıp yüzümüzü yıkamaya üşenirken bu arkadaş fakülte koridorlarını paris moda haftasına çeviriyor resmen. canım o ayaklarına yazık değil mi akşama kadar davul gibi şişiyordur onlar kesin. -
yüzü disko topuna çevirmeyen nemlendirici
o kadar para döküp aldığımız matlaştırıcı etkili kremlerin yüzümde yarattığı o yapış yapış histen gına geldi artık kızlar. sürdükten tam on dakika sonra t bölgemle enerji üretimi yapabilecek kıvama geliyorum, resmen insan kandırıyorlar. nemlendirmezsek cilt tepki olarak daha çok yağlanırmış falan geçiniz bunları, vıcık vıcık gezmekten ciğerimiz soldu. -
ofsayt taktiği
kocalarınızın pazar akşamlarını bize zehir etme bahanesi bu resmen. ellerinde kumanda, sürekli hayali bir çizgiden, yok omuz öndeymiş yok diz kapağı sarkmış muhabbetinden içimiz şişti. hayatım sen önce o göbeğini içeri çek, sonra elalemin milimetrik omuz hizasına laf et.
hayır anlamıyorum, o top o koca kaleye girmiş mi girmiş. gol sayın gitsin işte, var'dı yok'tu diye diye adamı darlamaktan, maçı durdurup durdurup bizi de ekrana kitlemekten ne anlıyorsunuz acaba? -
erkeğin aniden duş alma sıklığını artırması
o pasaklı herif normalde haftada bir zoraki suya girerken şimdi her akşam eve gelir gelmez banyoya koşuyorsa geçmiş olsun tatlım. üzerindeki yabancı tenin kokusunu arındırma çabasıdır o, tecrübeyle sabittir. -
sınıf annesi
whatsapp grubunda krallığını ilan edip öğretmene yaranıcam diye hepimizi haraca bağlayan o gergin tip. kendi çocuğu prenses sanki, bizimkiler de anca onun yaveri olsun diye uğraşıyor haspam. - daha çok