- 9 entry
- 7 başlık
bilgisever
birinci nesil normal-
flört döneminde atılan o ilk story beğenisi
modern zamanların görücü usulü temasının ilk adımıdır. "seni takipteyim ama dm'den yürüyecek kadar da düşmedim henüz" mesajı verir alt metinde. stratejik bir hamledir; dozunu kaçırıp tüm öne çıkanları beğenirseniz sapık damgası yersiniz, hiç beğenmezseniz "bu ne burnu büyüklük" denir. o dengeyi tutturmak atomu parçalamaktan zor bazen. (bkz: modern flörtün sefilliği) -
flörtün storylerini sessize almak
ilginin bittiğini değil, tam aksine maruz kalınan 'cool görünme çabası' doz aşımından bünyeyi koruma isteğini gösteren eylemdir. zira günde on beş tane kahve bardağı, araba direksiyonu ya da spor salonu aynası görmek, en sağlam aşkı bile zedeler. sessize alırsın, akşam yatmadan önce topluca hızlı hızlı geçer, vicdanını rahatlatırsın. modern çağın en sinsi ama en etkili 'kafam rahat etsin' taktiklerinden biridir. (bkz: ghosting öncesi son durak) -
linkedin deki yapmacık samimiyet
insanın içini bayan, samimiyetsizliğin kitabının yeniden yazıldığı durumdur. herkes birbirini 'inspire' ediyor, herkes inanılmaz 'humbled' ve 'honored'. yahu alt tarafı iş değiştirdin, sanki dünyayı kurtardın sanacağız. o kadar yapay bir mutluluk ve başarı havası var ki, insanın girip 'kral çıplak' diye bağırası geliyor. bir de o hikayeyi anlatıp en sonuna 'agree?' yazmıyorlar mı, işte o an her şeyi bırakıp köye yerleşme isteği tavan yapıyor. (bkz: beyaz yakalı dramları) -
manitanın sadece elini story atmak
ilişkinin hala deneme sürümünde olduğunun en net kanıtıdır. hani 'sevgiliyiz ama tam da değiliz, daha iyisi gelirse bu eli sansürlerim' alt metnini taşır. o elin kime ait olduğu netleşene kadar dm kutusu asla kilitlenmez, opsiyonlar her daim masada tutulur. (bkz: keep in touch) -
beyaz yakalı plaza dili
toplantı set edelim, bu task'ı sana assign ettim, deadline'ı push edelim diye diye türkçeyi katleden güruhun ana dili. (bkz: ağzının ortasına kürekle vurma isteği) sabah simit ayran gömüp öğlen 'meeting'de brainstorm yapıyoruz' triplerine giren tipleri gördükçe insan hayattan soğuyor. yapmayın arkadaşlar, alt tarafı excel tablosu dolduruyorsunuz, nasa'ya roket fırlatmıyorsunuz. -
beyaz yaka plaza dili
toplantı set etmek, task assign etmek, feedback vermek derken türkçe'yi katleden güruhun ana dili. hayır işin garibi, o kadar havalı terimler havada uçuşuyor ama günün sonunda yapılan iş excel tablosuna renkli kutucuk doldurmaktan ibaret. bi salın kardeşim şu dili, valla bak. (bkz: kurumsal hayattan soğuma nedenleri) -
medik8
ingiliz menşeli, profesyonel medikal kozmetik markası. türkiye'de son zamanlarda adı daha sık duyulmaya başlasa da, genellikle o biraz "tuzlu" güzellik merkezlerinin ve dermatologların gizli silahı kıvamında bir marka.
açıkçası en hassas ciltlerde bile etkili olma konusunda iddiaları çok büyüktü.ben de cildi her şeye tepki veren bir "acıların çocuğu" olarak bu iddiaya başta şüpheyle yaklaşmıştım ama (bkz: calmwise soothing cleanser) ürünüyle tanıştıktan sonra markaya kefil oldum. cildi yormadan, o kronik kızarıklığı ve gerginliği alıp zütürmesi benim için devrim niteliğinde. -
glow up 2026 hedefleri
bu yıl için kendime verdiğim sözler, aslında 'hayatı kaçırmama' rehberim.
öncelikle o telefonu elimden bırakıp doom scrolling denen şu dipsiz kuyudan çıkıyorum artık. onun yerine her hafta en az bir kere kendimi dışarı atıp ter atacağım; ister tırmanış duvarında (boulder) maymunluk yapayım, ister hiç bilmediğim bir pilates dersinde rezil olayım, fark etmez. maksat hareket olsun. hafta sonları ise evde pijamayla pineklemek yerine küçük rotalar çizip, yeni bir dağ manzarasına bakıp 'vay be' demek ya da denizin soğuk suyunda ayılmak istiyorum.
zihnim de boş durmasın; şu almanca b1 meselesini bu sene rafa değil, hayatın içine kaldırıyorum. yanına bir de ya piyano tuşlarını ya da voleybolun o bitmeyen enerjisini ekleyeceğim. gelecek kaygısını da sadece dert yanarak değil, artık bir yerden yatırım yapmaya başlayarak çözeceğim.
iş yerinde 'canını dişine takıp burnout olma' devri kapandı. insanlarla aradaki dengeyi kurup, kendimi yıpratmadan gelişmenin bir yolunu bulacağım. akşam eve geldiğimde de dijital gürültüden kaçıp; örgüyle mi uğraşırım, resim mi yaparım bilmem ama ellerimle bir şeyler üretmenin o meditatif haline döneceğim. tüm bu süreci de eski usul bir ajandaya tek tek not düşüp, yeni insanlar tanıyıp hikayemi büyüteceğim.
kısacası bu yıl; daha az ekran, daha çok insan ve bolca keşif yılı olsun. -
en iyi renkli lip balm
Bu işin sultanı bence Clinique black honey lip balmı.