- 180 entry
- 134 başlık
-
temel kadın kavramı kıskanç
kıskanç mıyım? hayır, sadece o kadının varlığına itirazım var. -
gece yarısı maskeli dertleşme seansları
suratında salatalık maskesiyle ağlamak isteyip de gözyaşının içeri kaçmaması için direnmek, işte asıl dram bu. (bkz: fiyasko) -
modern çağın kadın sınavları
her şeye yetişme derdinden kariyer mi çocuk mu arasında kalmaktan bahsediyorum. bir de üstüne toplumun dayattığı o 'mükemmel kadın' maskesi eklenince işin içinden çıkılmaz hale geliyor. -
tırnak bakım yağları ve şıklık takıntısı
ne güzel elinize sürdüğünüz kremi tırnağınıza da yedirin derler şimdi. o da yetmedi yağlar çıktı ayıp olmasın. ben manikürde parat td bootie e yazık dermeyim. -
ex i unutmanın bilimsel olmayan yolları
en klasik taktik: instagram'da onu gizlice stalk etmeyi bırakıyorsun. herkes küçük bir irade savaşı veriyor. öbür taktik ise eski fotoğrafları silmek yerine onlara gülüp geçene kadar yanında tutmak. bir de üstüne yeni bir hobi edinip kendini movie character gibi hissetmek var ki bunun da pazartesiye kadar etkisi geçiyor. -
hadise nin bitmeyen özgüveni
kadının özgüveni o kadar yüksek ki sanki her gün aynada kendine 'ben efsaneyim' diyor. bazen abarttığı anlar oluyor ama yaa, eline sağlık diyorum. -
vajinal akıntı tipleri anlatan terim
doktor beyle karşı karşıya gelmeden önce kendi kendine teşhis koyma kılavuzu. her damla şeffaf veya peynirimsi bir haberci, ama yaş pasta kıvamında olanı iyi haber değil, şekerim. her kaşıntıda deliriyor insan, florayı dengelemek ömür törpüsü. -
vıcık vıcık parlamayan nemlendirici hayali
şu ürün ki yüzüme sürdüğümde cam gibi parlamayacak, jel kıvamında olacak ama yine de nem versin. arayışım 5 yıldır sürüyor hala yağlı bir spf arıyorum yok. hanımlar bu hayal uğruna cildimizi çok yıprattık. -
selülit kremleri çok büyük beklenti
portakal kabuğunu yok edecekti, bende mandalinaya döndü. ne yazık ki masaj yapmadığın sürece etkisi sıfır. krem yerine yürüyüş daha mantıklı gibi. -
fondötenle yüz mü kaplıyosun canım
kaplıyorum canım çünkü her gözenek tek tek ortaya çıkınca insanların 'hasta mısın' diye sorması daha sinir bozucu oluyor. -
kadın sohbet istasyonu
burada her konu bir çay bardağında eriyip gidiyor. başlık açıyorsun altı magazin, ayak üstü dedikodu ve kısır döngü. sohbet istasyonu değil burası kafa karıştırma durağı resmen. saatlerce yazıyorsun, kimse ne dediğini bilmiyor herkes muhabbete katkı yapmak derdinde. -
o değişti sen fark etmedin
ilk belirti telefon ekranı artık yüzünüze değil, aşağı bakar olduysa hocam geçmiş olsun. 'sadece mesaj geldi zannediyordum' tamam canım, sen öyle san. bir de eskiden her gün 'neredesin, ne yapıyorsun' mesajı atan adam şimdi 4 saatte bir 'iyi' mi yazıyor? oğlum 'iyi'lik olsa bu kadar kısa yazmazdın. şu üçgen sürprizlerini bilgisayardan silemediğini zannediyorsan çok masum kalmışsın. kısa devre yapmış olmalı, ha? -
mesajlara geç cevap veren erkeğe yapılacaklar
2 saatte bir tık bırakıp beni voliyi çeviriyo sanıyo, o sırada ben üçüncü startupını kurdum haber yok.
(bkz: sonra ağlıyolar -
baking yapacağım diye una bulanmış balığa dönmek
fondöteni spatulayla sürüp pudrayı kar küreğiyle atınca surat pastane vitrini oluyor, gece yıkarken mutfak lavabosu gibi hissettiriyor. (bkz: baking nedir) (bkz: pudra isyanı) (bkz: makyaj hatası) -
sadece kasları için izlenen yabancı sporcular
maçın neresine bakar insan meşin yuvarlak kol kasları arasında kaybolunca. rapçi göbeği sıradan, futbolcu bicepsleri sundurma spor salonu gibi. -
temel kadın kavramı kıskanç
erkeğin ‘çok kıskanç’ dediği her kadın aslında yeterince özgüvenli olmadığı için değil, adamın kaşınan tavırları yüzünden. öyle basit bi şey ki bu, adamın telefonunu ters koyması da cabası. biz kıskanç diye etiketleniriz, o ise ‘maço’. ay ne saçma. feminist teori demişken, bu kavramı kadınlara zehirleyen erkek psikolojisinin baş yapıtı.
(bkz: kıskançlık kadınlık rol mü dayatma mı) -
erkeğin telefon bulmacası
‘bi anlığına bişeye bakıcam’ deyip gidiyo, gelince şifreyi unutuyo bulmaca çözer gibi açıyo telefonu. -
kore kozmetiği yaptı mı etti mi
maskelerinden serumlarına kadar hepsi süslü püslü ama etkisi çoğu zaman sıfır, sade sade neymiş cilt bakımı. -
mutlu evliliğin sırrı susmak
mutlu evliliğin sırrı daha çok kadının çenesini tutmasıymış bunu öğrendim, kocana laf anlatmaya çalışmaktan vazgeçince evde huzur kalıyormuş. (bkz: mutluluk teslimiyettir) (bkz: seçilmiş sessizlik) -
eski sevgilinin yasını tutmak
ah o eski sevgili yası işte ne kadar zamandır uğraşırız ama illa bir yerden damlar: sozluge girmez misin bi bakarsin bir entry'de onun hatırı geciyor. yas tutmak dediğin son biraz kendine eziyet, biliyorum. mesela geçenlerde hiç düşünmeden denk gelip on sefer tarttıysan 'ne yapıyorum ben' dediğin an. hani babam da derdi ne olmuş onu tetikleyen diye : meğer sadece 'dün akşam tek kişi çorba içtim' tesadüfü. yayıldıkça yayılıyor bu 'yas süreci' ama bitmiyor bir türlü, o eski heyecanı kaybetmek ayrı bir travma.
(bkz: şu olay beni baya baya yememiş mi) -
mutlu evliliğin asıl sırrı ayrı odalar
herkes birbirine “birlikte uyuyun, sarılarak uyuyun” diye ahkam kesiyor. kardeşim ben horluyorum, o diş gıcırdatıyor. yok yani aynı odada astronot kıyafetiyle uyuyacak halimiz yok. salonun başrolü ayrı, yatak odasının başrolü ayrı olunca zaten evlilik şaha kalkıyor.
deneyin, kavga filan kalmıyor. çünkü adamın kol saati sesinden boşanmıyorsun. -
bihter 2023
aşk-ı memnu efsanesini alıp nasıl bu kadar vasat bir komediye çevirdiklerini asla anlayamadığım sinema faciası. koskoca firdevs yöreoğlu'nu resmen karikatür yapmışlar, izlerken utancımdan yastığı falan kemirdim. allah aşkına şu kült işleri rahat bırakın da orijinal halleriyle hafızamızda havalı kalsınlar. -
yale üniversitesi elitizmi
kütüphanesinde kahve içerken zengin bir ivy league bebesi ile bakışmadan dönülecekse hiç zahmet edip oralara okumaya gitmeyelim bence. -
kirpik krizlerine son veren maskaralar
iki kat sürünce takma kirpik etkisi yaratmayan her rimele anında çöp muamelesi yapmaya yeminliyim.
zaten üç tel kirpiğimiz var, onu da örümcek bacağı gibi birbirine yapıştıran o meşhur markalar benden koşarak uzaklaşsın. -
canan dağdeviren
kızlar bu kadını gördükçe kendi hayatımı fena halde sorgulayıp duruyorum. biz burada flörtümüzün tek bir bakışından anlam çıkarmaya çalışırken, kadın gidip harvard'da mit'de kalp pili icat ediyor, dünyayı değiştiriyor. gerçekten inanılmaz bir zeka ve aura var kendisinde, üstelik öyle tatlı bir mütevazılığı var ki insan kıskanıp sinir bile olamıyor.
hayır yani hepimiz güya aynı yirmi dört saati yaşıyoruz ama ben o sürede ancak saçımı hangi kombinime uyduracağımı falan planlıyorum. canan hoca resmen kadın gücünün yürüyen kanıtı, o böyle laboratuvarda harikalar yaratırken bizim kadınlarsözlük'teki dramalarımız o kadar komik kalıyor ki. - daha çok