- 124 entry
- 102 başlık
-
c vitamini serumundan mucize bekleyen kadın
iki damla asit sürüp sabah porselen bebek gibi uyanacağını sanan, o iğrenç metalik kokuya yüzlerce lira döken hayalperesttir. sivilce lekelerin gram açılmadı kızım uyan artık, git pazardan mandalina al da miden vitamin görsün bari. -
love bombing
başta seni dünyanın tek kadını gibi hissettirip altıncı gün mesajlara görüldü atarak gerçek bir vasıfsız olduğunu kanıtlayan toksik şovudur. iki iltifata kanacağımızı sanan bu minik egolu manipülatörlere sadece acıyarak gülüyorum cidden çok vizyonsuzsunuz. -
ilk buluşma kıyafeti seçerken yaşanan sinir krizi
gardırobun içindeki her şeyi yatağa döküp yarım saat ağladıktan sonra gidip o nefes aldırmayan en dar elbiseyi giyeceğiniz muazzam bir kaostur. nasılsa karşınızdaki vizyonsuz masaya soluk ve ütüsüz tişörtüyle oturup sizin o saçınıza başınıza verdiğiniz emeği zerre fark etmeyecek, o yüzden siyah bir tayt çekip gidin bence. -
c vitamini serumunu kutsal su sananlar
yüzünüze iki damla asit damlattınız diye yemin ediyorum sabah florasan gibi parlayarak uyanmıyorsunuz. o üç bin lira bayıldığınız minicik şişeler anca yastık kılıflarınızı sarartacak, sivilce lekeleriniz sonsuza kadar sizinle kalacak kızlar artık kabullenin. -
batıkları keseleyerek bitireceğini sanan polyanna
kızlar boşuna o zımpara gibi keselerle derimizi yüzmeyelim, lazer harici her şeyin koca bir yalan olduğunu artık kabullenelim.
pürüzsüz bir ten hayali kurarken savaş alanına dönmüş dalmaçyalı bacaklarla ortada kalakalıyoruz resmen. -
harvard üniversitesinde okuyan türk erkeği
kampüsteki sincapların bile bu kadar burnu havada değildir, inanın bana o çimlerde yürürken sırf ivy league ceketi giyiyor diye kendini hint kumaşı sanan bu tiplerle iki kelime etmek anında saç dökülmesine sebep oluyor. kızlar yalvarıyorum şu narsistlerin o süslü linkedin profillerine kanıp da mesajlarına asla dönmeyin, vallahi sadece gençliğinize ve o pahalı göz altı kapatıcılarınıza yazık edersiniz. -
tırnak bakım yağlarına servet ödemek
kızlar gerçekten delirdiniz mi merak ediyorum. alt tarafı şu tırnak kenarındaki kopasıca etleri yumuşatacağız diye avokadosudur, bademidir, yılan yağıdır derken kozmetik firmalarının resmen oyuncağı olduk. minicik, oje şişesi kadar şeye veriyoruz dünyanın parasını. hayır sürdükten sonra o vıcık vıcık parmaklarla telefona falan da dokunamıyorsun, yemin ederim telefonun ekranı sanayi ustasının akıllı telefonuna dönüyor her defasında.
üstelik cidden bir işe yarasa içim gam yemeyecek. o kadar parayı verip her gece ritüel gibi o minik damlalıkla masaj yapıyoruz, sabah uyanıyorum tırnak diplerim yine çölden hallice, yine paramparça. annemin mutfaktaki zeytinyağı limonunu sürüp yatmadıkça o eller asla manikürden yeni çıkmış gibi durmuyor, sırf elit görüneceğiz diye o küçücük estetik şişelere maaşı yatırmayı artık bırakmamız lazım. -
kocanın aldığı nefesin batmaya başlaması
flört ederken kulağa huzur veren o tatlı hırıltının, imzayı attıktan iki yıl sonra darth vader gibi çıkmasıyla fark edilen büyük trajedidir. adam yanımda sere serpe oksijen israf ederken ben her gece kafamın içinde en iyi boşanma avukatları aratıyorum. -
aldatıldığını anlama turnusolu
telefonu aniden sessize alıp tuvalete bile onunla gitmeye başladıysa geçmiş olsun, o adam o esnada çoktan başka bir paralel evrende yepyeni bir hayat kurmuştur. üstüne bir de durduk yere "bana hiç güvenmiyorsun" diyerek üste çıkmaya çalışıyorsa zerre beklemeden o telefonu kafasında kırabilirsin. -
overlip yaparken lahmacun yemiş gibi görünmek
kızlar şu dudak kalemini dudağın bir kilometre dışından çekme olayını kim başlattıysa acilen çıksın ortaya. yani hepimiz dolgun dudak seviyoruz tamam da, sabahın köründe ofise gelirken o dudaklar neden az önce lahmacun gömmüşsün de kenarlarına salçası bulaşmış gibi duruyor gerçekten anlamıyorum. inanın kylie jenner falan olmuyorsunuz, bildiğimiz bıyık bölgesi terlemiş gibi karanlık, kirli ve inanılmaz yorucu bir görüntü çıkıyor ortaya.
biraz kendinize gelin lütfen, bir trend uğruna o güzelim yüzünüzü sabah programlarındaki estetik facialarına çevirmeyin. hayır bir de o çiğ nude ruju sürüp kenarlarına o acı kahverengi kalemi hunharca taşırıyorlar ya, valla gün içinde ortadaki o ruj uçtuğunda geriye sadece dudak etrafında devasa bir çamur halkası kalıyor. yapmayın etmeyin, aynaya bakarken kendinize bu kötülüğü reva görecek ne yaşadınız be kızım. -
ayrılık acısını anında sıfırlayan mucizevi yöntem
hemen gidip o vasatın sizden sonra bulduğu o paçoz yeni sevgilisini stalklıyorsunuz ve 'ben gerçekten bu vizyonsuz çöp poşeti için mi günlerce ağlamışım' diyerek saniyesinde iyileşiyorsunuz. sonrasında gidip kendinize dünyanın en pahalı rujunu alarak bu sefilin hayatınızdan defoluşunu harika bir şekilde kutluyorsunuz. -
spekulum denen ortaçağ işkence aleti
doktorların o buz gibi metali "rahatla sadece derin nefes al" diyerek içimize doğru ittirirken büründükleri o inanılmaz umursamazlığa hastayım gerçekten. hayır yani sanki orası dipsiz bir kuyu da o soğuk metal ördek gagasıyla içerde yeni bir galaksi keşfedecekler. yıllardır tıp bu kadar ilerledi, embriyoları donduruyoruz genlerle oynuyoruz ama şu mereti pamuktan ya da en azından insan teni sıcaklığında yapmayı hiçbirinizin mi aklı kesmedi vicdansızlar.
bir de bunun o meşhur tık tık ederek açılma anı var ki cidden düşman başına. o dondurucu aleti içerde milim milim genişlettikleri saniye gözünüzden bir damla yaş süzülürken jinekoloğun tavanındaki desenlere bakıp hayata tutunmaya çalışırsınız. bunu icat eden kesinlikle bir erkekti ve tüm kadınlardan ölümüne nefret ettiğine yemin edebilirim ama ispatlayamam. -
elleri zımpara kağıdına dönenlere krem tavsiyeleri
kızlar allah aşkına sürekli o tırnak bakım videolarındaki kadınların pamuk gibi ellerine bakıp depresyona girmeyi bırakın artık. o kadınlar gün içinde ne o yağlı saklama kaplarını yıkıyor ne de buz gibi havada metrobüs demirine tutunuyor. sırf ambalajının üstünde afilli fransızca kelimeler yazıyor diye o avuç içi kadar kremlere yüzlerce lira bayılmanın zerre kadar mantığı yok, sürüp evden çıktıktan on dakika sonra elleriniz yine o kurak çöl toprağı formuna geri dönüyor zaten.
gidip eczaneden ambalajı en çirkin, en sıkıcı tasarımlı, üzerinde vazelin türevi yazan medikal kremleri alın. gece yatmadan önce elinize katman halinde boca edip üstüne pamuklu eldiven takın ve öyle uyuyun. sabah uyandığınızda o ipek kazaklara takılan pütürlü inşaat ustası dokusunun yerinde kaymak gibi bir cilt bulacaksınız. sırf mis gibi çiçek kokuyor diye o işlevsiz su bazlı losyonlara paranızı kaptırmayın. -
eski sevgilinin yasını güzellik salonunda tutmak
o vasıfsız adam için evde pijamalarla salya sümük ağlayıp çikolata krizine gireceğinize gidin acınızı saçınızı başınızı baştan yaratarak yaşayın kızlar. inanın bana, o kredi kartını ağlatıp lüks bir cilt bakımına girdiğiniz an kalbinizdeki o sözde derin sızı buharlaşıp uçuyor. gidenin ardından dökülecek tek şey kırık saç uçlarınız olsun, o kalibresiz adam için hücre yenilemeye bile değmez. -
girl math
eğer bir ruju nakit parayla aldıysam o ruj aslında tamamen bedavadır kızlar, çünkü banka hesabımdan hiçbir para eksilmedi. iade ettiğim kazaktan gelen parayla aldığım o inanılmaz pahalı çizmeyi saymıyorum bile, o zaten bana evrenin bir hediyesi, hesabımdan ekstra para çıkmadığı için resmen dev kârdayım.
erkeklerin kriptoda batırdığı on binlerce lirayı 'geleceğe yatırım' sanıp bizim kargo bedavaya gelsin diye sepete eklediğimiz elli liralık dudak kalemine vizyonsuzca laf etmeleri cidden inanılmaz komik. kimse kusura bakmasın, enflasyondan bile daha hızlı güncellenen ve asla hata vermeyen kusursuz bir ekonomi modeli bu. -
girl math
nakit parayla alınan o buzlu latte aslında tamamen bedavadır çünkü banka hesabından hiçbir para çıkışı olmamıştır. indirimdeyken o bin liralık allığı almadığımızda resmen para kaybettiğimizi bir erkeğin dümdüz beynine asla anlatamayız. -
lazer epilasyonda sinek isirigi yalani
'sadece sinek ısırığı kadar acıyacak' diyen o tatlı dilli estetisyenin bahsettiği sinek kesinlikle mutasyona uğramış dev bir tarantula falan olmalı. o soğuk sedyede acıdan terler dökerken kızın gayet sakin bir şekilde 'harika, kökleriniz çok güzel yanıyor' diye sevinmesi beni gerçekten delirtiyor. pürüzsüz bir bebek teni uğruna paramla resmen ortaçağ işkencesi satın aldım, üstelik şimdi yanık porsuk gibi tüylerimin dökülmesini bekleyeceğim. -
iş hayatındaki mikro yönetim terörü
sabahın sekizinde fondötenim daha yüzüme oturmadan tepeme dikilip attığım her maili harf harf kontrol eden o haset yöneticimin en bayıldığı yönetim şekli. inanın nefes alsam şirket hedeflerine uygun mu diye excel'de raporlamamı isteyecek kadar kafayı yemiş durumdalar. sırf bu toksik daraltmalar yüzünden kazandığım üç kuruş primin tamdıbını stresten sivilcelenen cildimi düzeltmek için retinol serumlara gömüyorum. -
itü inşaat mühendisliği erkekleri
kızlar inanın fakülte o kadar rutubet ve testosteron kokuyor ki kapıdan içeri adım attığınız an fondöteniniz oksitlenip yüzünüzde kusuyor. hepsi aynı mavi ekose gömleği giymeye yemin etmiş gibi dolaşıyor ama bir tanesinde bile parfüm sıkma alışkanlığı yok, gerçekten sinirden oturup ağlayacağım şimdi. hayatım boyunca bu kadar vizyonsuz ve çorak bir flört havuzu görmedim, allah düşmanımı bu kampüse düşürmesin.
(bkz: testosteron zehirlenmesi yaşamak) -
sevgiliyi soft launch yapmak
kızlar allah aşkına hikayeye iki tane kahve bardağı ya da vites kolunda damarlı bir el paylaşıp kimi merakta bıraktığınızı sanıyorsunuz? hayır yani brad pitt falan saklamıyorsan o kasıntı gizem yaratma çabası inanılmaz varoş duruyor dışarıdan.
çocuğun yüzünü kadraja sokmayacağım diye kırk takla atarken adamı boyun fıtığı ettin o fotoğraflarda, salın artık allah rızası için şu paçoz triplerini. -
sürünce dudağı arı sokmuş gibi yakan lip gloss
kızlar allah aşkına kylie jenner olacağız diye çektiğimiz şu eziyete değer mi gerçekten? geçen gün o çok övülen malum markanın dolgunlaştırıcısını aldım, sürdüğüm an dudaklarıma kobra yılanı saldırmış gibi bir yanma hissi başladı. aynanın karşısında ağzım bir karış açık acının geçmesini beklerken bir yandan da mucizevi bir şekilde angelina jolie'ye dönüşmeyi umuyorum. sonuç? sadece bir oturuşta iki porsiyon acılı adana yemiş gibi kızarmış, yanmaktan uyuşmuş zavallı dudaklar.
işin komik tarafı bu işkenceyi çektikten sonra dolgunluk dedikleri o şişkinliğin de topu topu on beş dakika falan sürmesi. yani instagram'a story atacaksan o an hemen at, yoksa o acıyı tamamen boşa çektin geçmiş olsun. hayır madem dudaklarımı bu kadar yakacaktım gider pazardan on liraya isot alır dudaklarıma basardım, en azından yüzlerce lira param cebimde kalırdı. ucuz estetik diye diye kendi kendimize çektirdiğimiz şu çileye cidden gülüyorum artık. -
kırmızı ruj sürüp eski sevgiliyi stalklamak
o meşhur kırmızı ruju dudaklara boca edip, ekrandan bana asla ulaşamayacaksın vizyonsuz bakışı atarak kendimizi dev aynasında görme seansımızdır. odanın içinde diz yapmış pijamalarla oturduğumuz gerçeği bu inanılmaz aydınlanmayı asla bozamaz, biz o an tam bir ilaheyiz. -
mauro icardi nin wanda nara kölesi olması
kızlar yemin ederim şu adamın o kadına kul köle olmasını izledikçe erkek milletinin gerçekten zerre aklı olmadığına bir kez daha emin oluyorum. sahadaki o ilah gibi karizmasının onda biri kendi hayatında yok, resmen yürüyen toksik ilişki bağımlısı olmuş adam. -
narsist erkeği saniyesinde tanıma yolları
daha siz adınızı bile söyleyemeden lafa girip tüm eski sevgililerinin ona nasıl taptığını anlatan bu paşaları, mekana girdikleri an dev egosundan sızan o sinsi radyasyondan şıp diye tanırsınız. sipariş ettiği filtre kahveyi bile sırf kendi kusursuz genetiği var olduğu için lütfedip içtiğine sizi ikna etmeye çalışırken, gözünüzün içine baka baka adeta kendi yansımasıyla sevişir. -
mauro icardi nin wanda nara takıntısı
adam o kadar karizmatik ki sahalarda harikalar yaratırken gidip o manipülatif kadının peşinde heba olmasına gerçekten sinir oluyorum. bize şöyle takıntılı derecede aşık ve sadık biri denk gelse adamı yeryüzü tanrısı falan yapardık herhalde. - daha çok