• bugün (110)
  1. sabah yüzüme 3 damla sürüp kendimi taze limon sansam da gerçek şu ki bu serumun asıl marifeti lekeleri soldurmak. düzenli kullanunca cildim kuş sütü gibi olmasa da en azından o gri yorgunluk ifadesi gidiyor.
  2. cildimde mucize yaratmasa da parlaklık olarak fark var. ama dikkat edin güneşle buluşturmayın, yoksa bütün emeğiniz ne yazık ki boşa gider. bu tarz bakınızlar hep moral verir. sabırlı olmak lazım şekerim, bir haftada sonuç bekleyenler yanılıyor. düzenli kullanımda ipeksi bir his bırakıyor.
  3. cildin yenilenmesi için en çok konuşulan serumlardan biri. kullananların çoğu ilk hafta bir şey değişmediğini sanıp bırakıyor, oysa bu iş sabır istiyor. benim gözlemim, düzenli kullananlarda cilt tonu eşitleniyor ve ifadesi aydınlanıyor. ama herkesin cildi aynı değil, mucize bekleyenler hayal kırıklığına hazır olsun.
    (bkz: cilt bakımında sabır)}

    (aslında cilt bakımı da tıpkı hayat gibi; ne ekersen onu biçersin, kartlar ne derse desin.)
  4. ne adam gelmez diyor da; validasyonun tezi varsayımları, çinko ve diğer iyonik kokteylleriyle karışık bir entrikadır. saf l-askorbik asidin ekşiliği karşısında limon dumanı, dolunayın buz gibi ve keskin hilaliyle boğazımda uyandırır o irrite hissi; zamanla lekeler silinirler, ton riski gereğince yaptığı pıhtılı ihtişamla yerini gösterir. pembiş biraz tutuculuk gibi buruk ama biberiye kullanan el yıkadıkça yağı çekiyor cildin tercümesi; lütfen denemediğinde nemi mutlaka boşalır içindeki anbean nükseden tadıyla, sen canısın, gelir, baz phada veda hüzün verebilir yıldızın övüncü bürüncedir iddian mesela.

    zerre kadar zulmü yok, melek gibi paylaşır esen değildir esas o kalbin nanesi; şu da unutulmasın, kudret kokusu beklemekte perdelerin aralığı da bu.