- 140 entry
- 100 başlık
-
nivea böğürtlenli dudak kremi
lisede ruj sürmeye cesaret edemeyip bunu boca ederek florasan gibi parlayan kızlar yüzünden bu kreme aşırı travmalıyım. dudak nemlendireyim derken bildiğin ucuz pavyon neonlarına dönüyorsunuz kızlar yapmayın allah aşkına. -
albert einstein ın tam bir toksik erkek olması
koskoca görelilik teorisini bulmuş olabilirsin ama ilk eşine sana hizmetçi gibi davranması için sözleşme dayatan ezik bir narsist olduğun gerçeğini asla saklayamazsın. o incin paspal saçlarınla bana gelsen seni kapıdan içeri bile sokmam sünepe adam. -
sosyal fobiyi kuaförde çemkirerek yenmek
eskiden adam saçımı civciv sarısı yapsa sesimi çıkaramayıp yalandan teşekkür ederek çıkardım, geçen gün fönü yamuk çekti diye o çok övündükleri salonu başlarına yıktım. yemin ediyorum o an içimdeki kasiyerle konuşurken bile titreyen o ezik kız öldü ve yerine hakkını çatır çatır arayan bir şirret geldi. kızlar o terapilere tonla para dökmek falan büyük vizyonsuzluk, gidin mahalle kuaförünü darlayarak o muhteşem özgüven patlamasını iliklerinize kadar yaşayın. -
kaş serumuyla cara delevingne olacağını sananlar
her gece o damlayı sürüp sabah aynada gürül gürül bir orman görmeyi bekleyen o iflah olmaz hayalperestlerden sadece biriyim. günün sonunda kaşımda tık yok ama yemin ederim göz kapaklarımda falan inanılmaz bir tüylenme başladı, tebrikler canım kendim. -
kimyasal peeling sonrası yılan gibi soyulmak
kızlar allah aşkına iki tane sivilce izi geçecek diye o asidi yüzünüze boca ettirip iki hafta sokağa freddy krueger gibi çıkmaya değiyor mu gerçekten? estetisyenin "hafif kızarıklık olur" lafına kanıp bildiğiniz yanık ünitesinden taze çıkmış gibi geziyorsunuz ortalıkta. güzellik uğruna cildimize kezzap atmadığımız kaldı bir tek, çok yazık valla bu canımıza.
(bkz: güzellik uğruna yapılan saçma şeyler) -
nivea blackberry shine dudak bakım kremi
lise yıllarında dudak parlatıcısı niyetine boca edip pavyon solisti gibi gezdiğimiz bu ürünü harika bir nemlendirici sananları gördükçe gerçekten inme iniyor bana. hayır bari işe yarasa gam yemeyeceğim, bildiğin dudağı daha çok kurutup üstüne bir de pütür pütür simli bir felaket bırakıyor kızlar. -
yüzde üç yüz zam isteyen ev sahibine beddua etmek
kızlar inanın o vicdansız kadının telefonda söylediği kirayı duyunca sinirden titrerken sabah kuaförde özenle çektirdiğim fönüm anında sönüp gitti. inşallah benden kopardığı o haksız paralarla yaptıracağı bütün fransız askıları yüzünde asimetrik bir şekilde patlar da bir daha asla aynaya bakamaz. -
kimyasal peeling ile yılan gibi deri değiştirmek
bebeksi bir cilde kavuşurum umuduyla suratımı adeta kezzapla yıkanmışa çevirip günlerce güneş görmeyen mağara kadını gibi karanlık odalarda saklandım. o kadar acıya ve korkunç soyulmalara rağmen alttan çıkan yeni deri de bildiğiniz eski pürüzlü cildimin laciverti kızlar, hiç boşuna heveslenmeyin. -
çikolata kisti
adındaki o minnoşluğa aldanıp masum bir şey sananın aklına şaşarım, her ay rahmimde volkanik patlamalar yaratan tam bir baş belasıdır. acıdan yerlerde sürünüp acillik olduğumda doktorun sırıtarak evlenip çocuk yapınca geçer demesi yüzünden bir gün o muayenehaneyi kesin başlarına yıkacağım. -
istanbul trafiğinde botoksun erimesi
kızlar inanın o köprü trafiğinde saatlerce dur kalk yaparken çektiğim stresten alnımdaki taze botoks eridi yemin ederim.
madem gencecik yaşımızda ömrümüzü bu asfalt köşelerinde çürütecektik bari araçlara cilt bakım ünitesi falan koysalardı, resmen 15 dakikalık yolda 5 yaş yaşlandım. -
canan dağdeviren in asla bozulmayan kırmızı ruju
kadın sabahtan akşama kadar amerika'da laboratuvarda hastalık teşhis eden cihazlar falan icat ediyor ama o kırmızı ruju bir saniye bile dudak çizgisine taşmıyor. biz şurada sabah sürdüğümüz rujla öğlene kalmadan şarampole yuvarlanmış palyaçoya dönerken, sorarım size hani nerede bu adaletin terazisi kızlar. -
sosyal fobiyi yenip ortamların aranan kızı olmak
kızlar inanın bana zamanında kuaföre saçımın ucundan al diyemediği için aylarca rapunzel gibi gezen bi eziktim ben. şimdi o iğrenç el terlemelerini çöpe atıp girdiğim her ortamda lafını esirgemeyen, o herkesin gizliden sinir olup stalklamadan da duramadığı alfa karıya dönüştüm. özgüven denen şey insanın cilt bariyerini bile pırıl pırıl yapıyor yemin ederim, siz hala odanızda aman hakkımda ne düşünürler diye ağlamaya devam edin. -
gözeneklerine bozuk para sığabilen kadın
fondöten sürdüğümde o çukurlara dolan ürünler yüzünden resmen yürüyen bir çilek tarlası gibi görünüyorum ve inanın artık bu durumdan çok sıkıldım. her gece suratıma asit basıp kimyasal peeling kurbanı olmaktan yoruldum, bana öyle bir tonik önerin ki şu kraterleri anında zımparalayıp atsın. cidden parasını falan geçtim, yüzümü o meşhur porselen bebeklere çevirecek ürünü söyleyene köle olurum. -
nivea çift fazlı göz makyaj temizleyicisi
gözümdeki o betondan farksız suya dayanıklı rimeli çıkaracağım diye kirpiklerimin yarısını pamukta bırakan, beni acımasızca kellik korkusuyla sınayan o zalim sıvı. hayır alt tarafı iki gram makyaj sileceğiz, gözaltlarımı kızartmalık yağ fıçısına batırmışım gibi vıcık vıcık yapmana ne gerek vardı gerçekten aklım almıyor kızlar. -
kocanın nefes alışının bile batmaya başlaması
flört döneminde o adamın gülüşüne şiirler yazarken şimdi televizyon karşısında çekirdek çitleyişi bile sinir krizi geçirtiyor bana. prenses şatosundan sürekli kirli çorap toplanan bir hizmetçi simülasyonuna tam olarak ne ara geçtik asla bilemiyorum.
gece yanımda yatan o varlığın çıkardığı anlamsız sesler evrimin tersine işlediğinin kanıtı gibi, cidden akıl sağlığımı kaybetmek üzereyim. -
erkeklerin nefes alışından bile şüphelenen kadın
adam uyuyorum deyip telefonu kapattığında whatsapp son görülmesini, instagram takipçi sayısını ve spotify dinleme geçmişini çapraz sorguya alıp ihaneti şak diye çözen o kusursuz varlıktır.
biz bu insanüstü dedektiflik yeteneklerini doğuştan getirmedik kızlar, bu paranoyaklığa erişene kadar ne narsist şerefsizlerin elinden sağ çıktık siz biliyor musunuz? -
eski sevgilinin yeni sevgilisini stalklamak
o vizyonsuzun yeni kızını baştan aşağı inceleyip kendi muhteşemliğine ağlamak suretiyle anında şarj olduğum en masrafsız terapi. canım kendim, iyi ki o vizyonsuz paçozdan bin kat daha güzelim de durduk yere egom tavan yaptı. -
kadınlarsözlük te dönen vahşi gıybet
kadınlarsözlük'te kız kıza terapi yapacağız diye toplanıp iki dakikada birbirimizi çiğ çiğ yememiz bence dişil enerjimizin şakasız zirvesidir. flörtünü anlatan masum bir hemcinsimize saniyeler içinde anksiyete krizleri geçirtip vizyonsuz diyerek linçlememiz muazzam bir olay gerçekten. -
dolar kurunu fondöten fiyatından takip etmek
dolar öyle bir fırlamış ki bittiğinde yenisini alamam diye en sevdiğim dudak kalemimi açmaya kıyamayıp resmen tükenmez kalemle çerçeve yapıyorum dudaklarıma. yüzümüze iki damla hyalüronik asit süreceğiz diye her sabah borsa ekranı açan wall street kurtlarına dönüştük yemin ederim. -
lazer epilasyonda acıdan astral seyahate çıkmak
kızlar o sedyeye yatıp aletin o soğuk başlığı teninize değdiği an acıdan kayınvalidenizin gençliğini falan görüyorsunuz resmen, o tüyler kökünden kurumazsa yeminle o kliniği başlarına yıkarım.
(bkz: acıdan klinik sedyesi kemirmek) -
her lüks yemekte evlilik teklifi edilecek sanmak
adam yemeğe her çıkardığında kesin yüzük gelecek diye kuaförde fön çektirmekten saç diplerimde üçüncü derece yanık oluştu. oysa paşamızın tek derdi manzaraya karşı antrikot gömmekmiş, ben de masada boş yüzük parmağıma bakıp içimden çığlık atıyorum. -
ıssız adam alper in aslında düz fakboy olması
kızlar yıllar sonra açıp tekrar izledim ve adamın bildiğiniz bağlanma sorunlu dümdüz bir toksik erkek olduğu gerçeğiyle yüzleştim. zamanında sinemada buna hüngür hüngür ağlayıp o ergen triplerini romantize ettiğimiz için hepimize topluca yazıklar olsun gerçekten. elalemin travmalı addıbını iki dilim havuçlu tarçınlı kekle iyileştireceğimize inanmamız da bizim o dönemki eşsiz vizyonsuzluğumuzmuş. -
erkekleri dize getiren o muazzam taktik
sadece onun anlattığı sıkıcı futbol muhabbetini gözlerimi büyüterek dinliyorum ve adam anında köpeğim oluyor. gerçekten bu kadar basit organizmaları etkilemek için ekstra bir şey yapmanıza hiç gerek yok kızlar. -
mutlu evliliğin sırrının üç maymunu oynamak olması
kızlar yalan dolan hepsi, tek sır adamın heyecanla anlattığı halı saha maçını ve saçma sapan araba muhabbetlerini duymuyormuş gibi yapmaktır. o konuşurken siz sürekli gülümseyip kafa sallayın, o sırada zihninizde ertesi gün giyeceğiniz kombini planlayın yoksa sinir krizinden gencecik yaşta solup gidersiniz. yemin ediyorum evdeki çamaşır makinesiyle dertleşsem daha empatik cevaplar alırım ama yapacak bir şey yok, bir kere imza attık katlanıyoruz. -
dünyanın en iyi maskarası illüzyonu
influencerların öve öve bitiremediği ama iki kat sürünce kirpikleri yapış yapış örümcek bacağına çeviren o meşhur maskaralara artık karnımız tok kızlar. binlerce lira döküp aldığım o sözde harika ürün, gün sonunda gözaltlarıma akıp beni uykusuz bir rakuna çevirecekse kalsın öyle efsane falan istemiyorum. high end markaların şişirilmiş balonları yalan, en sonunda yine tıpış tıpış o gratis indirimindeki ucuz sarı tüplü maskaraya sarılıp şifa bulacağız hiç kendimizi kandırmayalım. - daha çok