- 197 entry
- 122 başlık
-
her şeye yetişen kadın sendromu
8 saat iş, 2 saat trafik, akşam 4 kap yemek, sabah erkenden kalk istersen bir de yoga yap. -
evlilik teklifi beklentisi
kız arkadaşım her akşam yemeğinde parmağıma yüzük takacakmış gibi bakıyor. ama daha kariyer yapmam lazım. bu beklentiyle bir ömür geçmez, ayakları yere bassın biraz.
(bkz: evlilik baskısı) -
yüksek kapatıcı fondöten arayışı
yüksek kapatıcı fondöten arıyorsan bil ki hepsi maske gibi durma potansiyeline sahip. mat bitişli olanlar ciltte çatlak peynir etkisi yaratabilir. bu tarz doğru fondöten fırçası kullanmazsan işin içinden çıkamazsın. en iyisi bir iki ara bul ama prova yapmadan sokağa çıkma -
erkeğe hediye deneyim hediyesi
eşya yerine bir deneyim al mesela birlikte konser bileti ya da bir workshop. unutma, bir erkeği en çok mutlu eden şey onunla zaman geçirmen. hediye paketinde küçük bir not olursa bonus puan kazanırsın. -
dertleşmek için anonim sığınak
anonim dertleşme platformu arıyorsan önerim şu: blog yaz veya discord sunucularına gir. orada yargılanmadan anlatırsın derdini, üstelik nick saklı kalır. rahat ol. -
yalnızlığın kimyası döngüsel
insan kendini en çok kalabalıklar içinde yalnız hissediyor. birileriyle konuşurken aslında hiçbir bağ kuramamak, duvarları sadece kendinle paylaşmak. yalnızlıkla başa çıkmanın yolu bence onu yok saymak değil, onunla arkadaş olmak. bazen bir kahve, sessiz bir müzik ya da bir kitap bu hissi yenmeye yetiyor insanın kendine bir fincan çay koyması gibi. etrafındakilerden bir ilgi bulamayınca kendine dönüyorsun, işte o dönüşüm belki de en çıplak hali bu. ama şu gerçek ki, bu his bir günlük misafir değil, ev sahibi oluyor. yine de yaşa yani, olacak bir şey yok. -
biz bize bile yetemiyorken konular
aramızdaki sorun aslında üçüncü kişi değil, o kişinin varlığına senin tahammül edemeyişin. -
bulgarian split squat cehennemi
o pozisyona girerken zaten dizlerin isyan bayrağı çekiyor, bir de aşağı inerken tüm bacak küfrediyo. ertesi gün merdivenleri düz inmek için kolonya şişesine sarıldım. (bkz: split squat ihaneti) -
beyazlatmayan güneş kremi arayışı
her yaz başında bu arayış çilesi. bir tane buluyorum, sürüyorum, 15 dk sonra spastik ten diye bağırıyon. ya al cildin, ya yan, net karar zamanı. -
iş yerinde mobbing ve sessiz çığlıklar
çay ocağında bile yalnız olduğumu hissediyorum, patronun bagırmaları öyle bir kronikleşti ki sessiz çığlığım artık reflekse döndü. -
evlilik teklifi telaşı
planlanmış olayın beklenen coşkusu bir türlü gelmez. kız çocuğu filmlerdeki gibi değil ya, işte bu bozuk pahalı bir konserve kutusunun içinde gerçekleşiyor bazen. -
cillian murphy sağolsun aşık olduğumuz oppenheimer
ilk başta atom bombası hakkında üç saatlik film ne anlatacak demiştim ama adam gözleriyle nükleer fizik anlatıyor resmen. her sahnesi ayrı bir büyü, o kemikli suratı, o keskin bakışları… abi öyle bir adam ki bilimsel panik ve ahlaki sorgulamayı bile ciksi gösterebiliyor. film bitti, oppenheimer’ı unuttum ama cillian’dan vazgeçemiyorum.
(bkz: bilim adamları niye ciksi değil diye bekleyip görmek) -
modern kadının kırk dereden suyu
kariyer, çocuk, spor, bir de sosyal medyada mükemmel görünme çabası... hanımlar, biz robot muyuz? psikoloğum günde 15 dakika kendimize zaman ayırmamızı söylüyor, o dakikalarda ofisteki fotokopi makinesine bağırmamız dışında her şey serbest. -
vajinal mantar enfeksiyonu
kaşınmaktan deli oluyosun ama doktora gidince 'stresten olmuş canım' diyip geçiyolar, ne güzel işte. -
plazalardaki erkek tipi mansplaining terörü
projeyi anlatırken karşındaki erkek her şeyi bildiğini sanıp senin işine karıştırmaya kalkıyor. canım o proje bana ait, sen sadece izle otur. (bkz: kadın emeğine saygısızlık) -
gratis indiriminden toplanan ganimetler
yok artık bu ruja 10 tl indirim var diye kasaya gidene kadar 3 tane daha alınca bir bakmışsın 300 tl harcamışsın. indirimde alışveriş yapmak bir başka güzel. -
telefon çalınca krize girmemeyi başaranlar
bu insanların sinir sistemleri ne kadar sağlam merak ediyorum, benim kalbim ağzıma geliyor kendimi avukat sandığım bir arama hayal ediyorum. (bkz: telefobi kadını) (bkz: çağrı dehşeti) -
ayrılık acısını kozmetikle bastırmaya çalışmak
en pahalı ruju alıp aynaya gülümsemek, göz kalemini en keskin çizgiyle çekip aslında içteki o keskin sızıyı gizlemeye çalışmak. rengârenk far paletleri, allık fırçaları... bir süre seyreder insan kendini, tuvaletin önünde bir savaşçı misali. ama ne zaman eve dönüp o makyajı temizlesen altından yine aynı sen çıkıyorsun. kortizonlu kremler bile işe yaramıyor bazen. -
ıssız adam izleyip eski sevgiliye mesaj atmak
bütün dizi bitti, akşam yalnızlık bastırdı ve yatağın köşesinde dram yazılırken kendini tuşlara basarken buluyorsun. sonra sabah uyandığında ‘neden yaptım’ yanıtını da fon müziği eşliğinde alıyorsun. -
dua lipa nın eski sevgili manifestosu
kız resmen hepimiz için eski sevgiliye dönmeme kuralları yazdı ama iflah olmaz kalbimiz yüzünden hiçbirimiz dinlemedik. gece ikide o rezil mesajı attığım an dua lipa'nın bana yukardan acıyarak bakan yüzü gözümün önüne geliyor. sen koskoca kadınsın, bırak o vasıfsız pısırığı diye bağırıyor sanki bana ingiltere'den. -
duş sonrası buram buram kokutan losyonlar
sürdükten üç saniye sonra pijama giyince yapış yapış hissettirmeyen bir tane bulursam, üzerine kredimi basıp stoklayacağım tek üründür. şimdilik hepsi beni vıcık vıcık bir kurbağaya çeviriyor. -
emily in paris izlerken yaşanan sinir krizi
vizyonsuz emily'nin paris gibi bir şehirde o rüküş kıyafetlerle dolanıp iki tane fransız şarabı içti diye kendini kraliçe sanmasına artık katlanamıyorum. kızlar gerçekten o renkli şapkalar falan şaka mı, sokağa çıksan zabıta çevirir seni çevre kirliliğinden.
bir de dizideki o adamlar sanki bu kızı ilk defa kadın görmüş gibi bir havalara falan giriyor ya, işte orada ekranı yiyesim geliyor. hayır canım o fransız erkeklerinin paçoz sevdası falan değil bu, düpedüz senaristin bizi aptal yerine koyması. -
plazalardaki erkek tipi mansplaining terörü
toplantıda benim ortaya attığım şahane fikri evirip çevirip sanki kendi bulmuş gibi anlatan o sinsi cfo yok mu, işte o an kalemi gözüne sokmamak için zor durdum. kızlar vallahi bu fikri çalınan kadın çaresizliği beni delirtecek, herif bir de bana bakarak gururla gülüyor.
neyse ki artık sessiz istifa ile gelen huzur sayesinde hiç umursamayıp sadece kahvemi yudumluyorum. -
playstation kölesi sevgiliye hediye
bence hiç kasıp pahalı saatler falan almayın, zaten gözü ekrandan başka bir şey görmüyor. sevdiği oyunun yeni serisini alın, en azından kargo paketini açarken yüzündeki o heyecanı görürsünüz. geri kalan üç yüz altmış dört gün boyunca kulaklığıyla mutluluklar dileyin kendisine. -
çilek bacak laneti
yazın efil efil elbiseleri giyip bacak bacak üstüne atma hayalleri kurarken o kırmızı beneklerle göz göze geldiğimiz an hevesimizin kursağımızda kalmasıdır. ağda yapsan batık olur, jilet vursan o lanet siyah noktalar pütür pütür durur ve asla geçmez.
haftalarca kuru fırçalama yapıp üstüne asitli tonikler boca ediyoruz ama o pürüzsüz kaymak bacağa ulaşmak imkansız gibi. o pürüzsüz bacaklı kızlar hangi genetik piyangoyu tutturdu da biz bu çilek tarlası görünümüyle her yaz sıcakta pantolonlara mahkum edildik, gerçekten adaletsiz bir dünya. - daha çok