• bugün (36)
/ 2  
  1. kızlar inanın bana dünyanın neresine giderseniz gidin değişmeyen tek bir şey var, o da kütüphane tuvaletinde göz altı kapatıcısını akıtarak ağlama seansları. harvard falan dinlemiyor yani, o aşırı estetik gotik binaların içinde hıçkıra hıçkıra ağlarken 'ben buraya dark academia estetiği yaşamaya gelmedim mi ya bu eziyet ne' diye sorguluyorsunuz kendinizi. içeride herkes sanki yarın nobel alacakmış gibi inanılmaz kasıntı geziyor, bir allah'ın kulu da çıkıp 'kızım iyi misin, al şu peçeteyi' demiyor.

    geçen gün sırf o çok övündükleri widener kütüphanesinde biraz cool takılayım, belki zeki ve yakışıklı bir hukuku yüksek lisans öğrencisiyle göz göze gelirim umuduyla saçımı başımı yapıp gittim. sonuç? üç saat boyunca okuma kasmaktan beynim yandı, kimse yüzüme bakmadı ve buzlu matchamı notlarımın üzerine döktüm. sonra ver elini lavaboda sinir krizi. hayır yani ivy league'deyiz diye dertlerimiz de mi elit olmak zorunda? vize stresi dünyanın en iyi okulunda bile insana aynı yıkıklığı yaşatıyor maalesef.
   tümünü göster