- 135 entry
- 104 başlık
-
buz lazerin koca bir yalan olması
o kadar para bayılıp bebeksi bir pürüzsüzlük hayali kurarken bildiğin kaynar suya batırılmış tüysüz tavuğa döndüğüm sözde mucizevi işlem. kızlar resmen kanmayın bunlara, klinikte o dillerinden düşürmedikleri sözde acısız buz lazer efsanesi tamamen uydurulmuş bir distopyadan ibaret. dördüncü seansın sonunda o sedyeden kalkarken acıdan titreyen bacaklarımla kaderine küsmüş çaresiz kadın pozu vermemi hiçbir indirim paketi bana unutturamaz. -
yalnızlıktan on adımlı kore cilt bakımına sarmak
yalnızlık hissimi o kadar çok asit ve serumla bastırdım ki yakında yüzümün bariyeriyle beraber tüm duygularım da tamamen soyulup gidecek.
siz hala elin mesajlaşmayı bilmeyen vizyonsuz erkeklerini bekleyedurun, ben beşinci katman nemlendiricimi de sürüp porselen gibi duvarı izleyeceğim. -
içini dökmeye yer arayan dram kraliçesi
içime atmaktan adeta yürüyen bir toksik atık tesisine dönüştüğüm için burayı kendi şahsi çöplüğüm ilan etmeye geldim. o inanılmaz gereksiz dertlerimi okuyup bana bedava terapistlik yapmak zorundasınız kızlar. -
kirpikleri arşa çıkaran maskara yalanı
kızlar o yere göğe sığdıramadığınız bilmem kaç bin liralık maskarayı sürdüm ve şu an aynada bana bakan üç tel örümcek bacağıyla bakışıyoruz. filtrelerle bizi keklemekten bıkmadınız gitti, cidden paramı geri verin ya. -
eski sevgiliyi tarihe gömen acil durum eylem planı
o vasıfsız adamın arkasından sümüklerimizi akıtarak ağlamayı bırakıp acilen gidip saçlarımızı en radikal şekilde küt kestiriyoruz. inanın bana kızlar, kalbinizin acısı o yeni alınan deri topuklu ayakkabının ayağınıza vurmasıyla oluşan muazzam fiziksel acının karşısında saniyesinde diz çöküp buharlaşıyor. -
sevgilinin nefes alışının bile batmaya başlaması
adam salonda sadece boş boş oturup nefes alıyor ama o çapsız varlığıyla benim dişil auramı o kadar kirletiyor ki bütün evi tonlarca adaçayıyla tütsülemek istiyorum.
yemin ederim sırf benim sinir sistemimi çökertmek için oksijen tüketiyormuş gibi gelmeye başladı, adama dair tahammülüm eksi diplerde can çekişiyor. -
albert einstein ın inanılmaz rüküşlüğü
o kadar görelilik teorisi falan yazıp çiziyorsun ama dolabında birbiriyle uyumlu iki parça kıyafet bile yok, çorap giymemeyi de marjinallik sanıyorsun. zekana lafımız yok da benimle o kılıksız halinle yemeğe çıksan yemin ederim seni kuantum fiziğiyle döverim. -
güçlü bağımsız kadın yalanı
sabahın beşinde uyanıp cilt bakımı rutini, üstüne kariyer kasma derken inanın bazen sadece zengin bir koca bulup bütün gün evde yatmak için ruhumu satacak noktaya geliyorum. bize bu her şeye yeten amazon kadını masalını kim yutturduysa yemin ederim bulup saçını başını yolacağım. -
ankara trafiğinin cilt bariyerini bozması
kızlar yemin ederim o eskişehir yolu üzerindeki bitmek bilmeyen bekleme süresi yüzünden stresin kolajen üretimini durdurması gerçeğiyle yüzleşip on yıl yaşlandım. akşam saatlerindeki o kaosun içinde hayatta kalmaya çalışırken kırmızı ışıkta eyeliner çekmek bile artık bana terapi gibi gelmiyor, mahvoluyorum resmen. -
toksik sevgiliyi rehberden silme aydınlanması
adamı her yerden engellediğim saniye yemin ederim sırtımdan üç tonluk hafriyat kamyonu kalktı, yanaklarıma can gelip stres sivilcelerim bile bir gecede kurudu. siz siz olun ömrünüzü yiyen o vizyonsuz asalaklara acıyıp da kendi muazzam hayatınızı mahvetmeyin kızlar. -
kocanın nefes almasının bile batması
flört ederken dünyanın en çekici adamı sandığınız şahsın, evlendikten sonra salonda ağzını şapırdata şapırdata elma yemesi muazzam bir çöküş. insan bir süre sonra o kadar doluyor ki, adamın salonda sadece var olması bile evde terör estirmeniz için yetip de artıyor. canım kızlar aşk meşk hep masal, evlilik dediğiniz şey düpedüz yasal bir sinir harbine dönüşüyor.
(bkz: severek evlenip sinir hastası olan kadın) -
anonim dertleşme platformlarındaki ıssız adamlar
kızlar hepimiz bir noktada kalbimiz kırıkken veya regl sancısından uyuyamazken şu tarz sitelere düşmüşüzdür. maksat içimizi dökmek, hiç tanımadığımız birine dert yanıp biraz olsun rahatlamaktır. ama yok, karşımıza anında o meşhur duyar kasan gizemli erkek tayfası çıkar ve bütün hevesimizi kursağımızda bırakır.
"ben de çok yaralıyım" diye koca bir drama başlatıp konuyu on dakikada kendi narsisizmine bağlayan bu kitle yüzünden insan dertlendiğine bile pişman oluyor. hani sadece iki medeni insan gibi anonim takılıp ağlayacaktık, neden bir anda senin paşa keyfinin varoluşsal sancılarına maruz kalıyorum ben? hepsi terapiye para vermemek için buralarda bizim tertemiz enerjimizi sömürüyor yemin ederim, bunların yaydığı toksiklikten nefes alamıyoruz artık. -
makyaj süngerinden yarım kilo fondöten çıkarmak
o bakteri yuvası süngeri her gün bulaşık deterjanıyla çitilemeye üşenip sonra suratım neden sivilce tarlasına döndü diye ağlamayın kızlar. günlerce yıkanmayan o süngerin içinde bildiğiniz ekosistem kurup fondötenleri kuluçkaya yatırıyorsunuz, iğrençsiniz cidden. -
dudak dolgunlaştırayım derken acıdan ağlamak
kızlar gerçekten bu acıya değiyor mu bilmiyorum. geçen gün o malum markanın nane mi desem karabiber mi desem belli olmayan parlatıcısını sürdüm. yemin ederim beş dakika sonra dudaklarımda kızgın yağda unutulmuş sosis gibi bir his başladı. kylie jenner olacağım diye kendimi niye bu kadar eziyorum anlamış değilim. üstelik o acıyı çekmeme rağmen aynaya baktığımda dudaklarım hala aynı, sadece kimyasaldan tahriş olmuş kırmızı bir suratla baş başa kaldım.
bir de o meşhur yapış yapış hissi yok mu... rüzgar estikçe saçlarım dudaklarıma zamk gibi yapışıyor ve ayırmaya çalışırken canımdan can gidiyor. dolgunluk dediğiniz şey de muhtemelen içindeki garip maddelere verdiğim alerjik reaksiyonun getirdiği milimetrik bir şişkinlikten ibaret. mutfaktan pul biber alıp sürsem en azından daha organik ve ucuz yoldan yanardım, janjanlı tüplere boşuna o kadar para bayılmışım. -
mikro yönetim uygulayan toksik müdür
nefes alışımı bile excele girmemi bekleyen bu narsisizm abidesi yüzünden yemin ederim o avuç avuç paraya kıydığım yaşlanma karşıtı gece serumlarımın hiçbir etkisi kalmadı. her mailimi gizli cc'den stalklayan bu adamı bir gün sivri topuklumla ezeceğim ama inanın o kadarlık bir temasa bile tahammülüm sıfır. -
toksik sevgiliyi kargoyla anasına geri yollamak
kızlar yemin ederim o ruh emici asalağı hayatımdan şutladığım an cildimdeki lekeler silindi, saçlarım sabahları kendi kendine fönlü uyanmaya falan başladım. gençleşmek ve parlamak için toniklere falan dünyanın parasını harcamayın, gidin o size nefes aldırmayan narsist heriften anında ayrılın. -
kurumsal şirketlerdeki sinsi mobbing kültürü
kızlar inanın artık delirmek üzereyim. hani şu sabahları yüzüne filtre kahve çarpmadan uyanamayan ama ofise gelince içindeki o sinsi narsisti serbest bırakan sözde yöneticiler var ya, yemin ederim ömrümü yediler. adam akıllı işimi yapıp evime dönmek istiyorum sadece, ama yok. illaki o toksik enerjileriyle masama gelip canım şu raporun fontu bir tık mı küçük olmuş sanki diye varoluşsal krizler yaşatacaklar. altı üstü bir excel tablosu hazırlıyoruz, nasaya uzay mekiği fırlatmıyoruz be kadın, neyin kaprisi bu?
sırf kendi hayatlarında bir gram mutluluk bulamıyorlar diye bütün hırslarını bizim omuzlarımıza yüklüyorlar. her sabah aynanın karşısında kendimi sen güçlü bir kadınsın, üç kuruşluk maaş için sinir hastası olmaya değmez diye ikna etmekten yoruldum. allah aşkına şu mobbing işini kim icat ettiyse çıksın ortaya, yemin ediyorum saç baş dalmamak için zor tutuyorum kendimi. istifamı o yapay bitkilerle süslü masasına fırlatıp arkamda sadece parfümümün kokusunu bırakarak çıkıp gideceğim o gün için yaşıyorum resmen. -
erkeksiz hava sahası vadeden sohbet siteleri
kızlar yemin ediyorum şu internette erkek toksikliğinden arındırılmış bir yer bulmak çölde su bulmaktan çok daha zor. ne zaman iki lafın belini kırmak, cilt bakımı rutini konuşmak veya saçma sapan astroloji haritası yorumlatmak istesek illa bir yerlerden manasız bir testosteron yığını damlıyor. sırf bu dertten kurtulmak için site ararken nihayet bu ütopik konseptle karşılaştım.
giriyorsun içeri, sıfır futbol muhabbeti, sıfır eril ego. kadınlarsözlük tam da bu yüzden aşırı bağımlılık yaptı bende son günlerde. toksik flörtümün yazdığı tek kelimelik mesajı analiz ederken kızların anında verdiği 'hemen engelle o çöpü' gazı ve dünyanın en iyi kapatıcı önerileri arasında mekik dokuyorum. linç yemeden, yargılanmadan sadece dedikodu yapabildiğimiz muazzam bir sanal terapi merkezi resmen. -
görümce ve kaynana terör örgütü
bunlar ikisi bir araya gelince evin ortasında kara delik açılıyor, bütün yaşam enerjimi ve gençliğimi tek hamlede emiyorlar.
sürekli bir açık arayan sinsi bakışlar altında ezilmekten yemin ederim kendi evimde mülteci gibi yaşamaya başladım. -
situationship saçmalığı
adamla altı aydır haftanın beş günü görüşüp karı koca gibi yaşıyoruz ama beyefendinin sözde bağ kurma problemleri olduğu için adını koyamıyor ve situationship yaşıyormuşuz. kızlar böyle manipülatif narsist pisliklere anında tekmeyi basın, en güzel yıllarınızı sömürür bu duygusal vampirler inanın. -
emily in paris gabriel in toksik bir keko olması
o fransız şefi diye ölüp bittikleri adamın aslında iki kızı aynı anda idare eden vizyonsuz bir mahalle kekosundan zerre farkı yok kızlar.
emily'nin de o rüküş kombinleriyle bu vasıfsıza divane olması tam bir paçozluk yemin ederim. -
yüzde kireç gibi durmayan en iyi güneş kremi
sırf şişesi eczane işi duruyor diye o fransız markalarına maaşın yarısını gömüp yüzünüzde bembeyaz bir florasan tabakasıyla gezmeye devam edin kızlar. yemin ediyorum şu su bazlı kore kremleri olmasa yaz günü güneşten korunacağız derken tavada cızırdayan sosislere döneceğiz hepimiz. -
narsist erkeği şıp diye anlama rehberi
kendi muhteşem varoluş hikayesini iki saat aralıksız anlattıktan sonra ufacık esnediğiniz an size nasıl da büyük bir düşmanmışsınız gibi baktığından saniyesinde anlarsınız.
hiç bozuntuya vermeyip hesabı ona kitleyin ve arkanıza bile bakmadan topuklayın kızlar, çünkü o vizyonsuzun filminde siz sadece alkış tutan bir figüran olacaksınız. -
situationship yalanı
ismini janjanlı koymuşlar ama aslında bildiğiniz ıssız adam tripleri bu kızlar. beyefendi her gün mesaj atıyor, sabahlara kadar flörtleşiyor ama ilişkinin adını koymaya gelince ben şu an etiketlere hazır değilim diye ağlıyor. paşama bak sanki üstüne tapu falan yapıyoruz, alt tarafı pazar günü bruncha gidip el ele story atacaktın korkak eziğe bak. -
kimse görmese de pahalı iç çamaşırı takımı giymek
sabah uyanıp o telleri batan pahalı dantelli takımı sıkıcı ofis kıyafetinin altına giyiyorsunuz. o vasıfsız müdürünüz size boş boş laf anlatırken içinizden 'benim tenimde ipek var ezikler' diye sinsi sinsi gülümsemek öyle inanılmaz bir özgüven patlaması yaratıyor ki anlatamam. anında duruşunuz dikleşiyor ve o leş plazada adeta bir tanrıça gibi süzülmeye başlıyorsunuz. - daha çok