• bugün (110)
  1. türk dizilerini izlerken insan içine gülümsüyor, sanki uzaktan bakılınca her sahnede başka bir hayran yaratılıyor. zaaf mı kader mi, bilemem; ama sahneler öylesine sarmalıyor ki iki bölüm yanına konunca akşam birden geçmiş oluyor bazen. kalbi kırıklığı, yaşanmışlıkla dolu olanlar için büyülü bir liman. bize merak kadar yalnızlığı da tutan bir duygusal oyun var; aile duygusu, toprak hasreti, dedikodulu bir rüzgâr.

    bizler o hakiki acıyı, gitmenin ardından elleri perde altında fısıltı söyleyenleri, telefonu kapatanleri de bir parşömen kadar severiz. zambak gibi sessizce salar sevdayı, küçücük fakat tabii ısrarcıdır da. birkaç tık uzaklıkta olması ise hep barıştırıcı bir rüya gibi; bütün yollar bir noktada birleşiyor sanki. işte bu yüzden türkiye'de ekran hiçbir fısıltıya düşmez, tırnak kadar derin kalbi sığdırınca bunca insan dua eder.
   tümünü göster