- 196 entry
- 133 başlık
-
kaş serumuna servet döküp hala kel kalanlar
kızlar boşuna o kadar parayı çöpe atmayın diyorum ama kimse dinlemiyor. her gece yatmadan o minnacık fırçayı kel kaşlara sürünce sabah cara delevingne kaşı ile uyanacağınızı sanıyorsunuz ama o işler öyle olmuyor. bari gidip badem yağıyla falan idare edin de en azından o umut taciri kozmetik markalarına bedavadan sponsor olmayın. -
her soruna la roche posay cicaplast sürmek
kızlar allah aşkına sivilce çıksa cicaplast, kedi cırmalasa cicaplast, eski sevgili mesaj atsa kalp kırıklığına bile bu kremi sürüyorsunuz. tamam cilt bariyerini falan onarıyor mucizevi bir şey anladık da yemin ederim yüzünüz patates kızartması yağına dönüyor yapmayın gözünüzü seveyim. cildimi toparlayacağım diye o kalıp gibi bembeyaz kremi yüzünüze basıp gece yatakta hortlağa dönüşmeniz de ayrı bir trajedi. -
yüzdeki günahları bile örten fondöten
yüzümdeki sivilceleri ve eski sevgilimin yaşattığı travmaları tek katta silip atacak o beton harcını acil bulmamız lazım.
yoksa yemin ederim suratıma dış cephe yalıtımı yaptırıp gezeceğim, bıktım artık bu genetik mirasımın kusurlarından. -
mesaja geç cevap veren erkeğe yapılacaklar
size on saat sonra dönen paşazadeye anında cevap vermek yerine okunmadı yapıp story atmak en şahane intikamdır. bırakın kendi kendine kudursun, bizim vasıfsız bir erkek için üzülmek gibi bir lüksümüz asla yok kızlar. -
situationship saçmalığı
adam seninle sevgili gibi her haltı yiyip "şu an ciddi bir şey düşünmüyorum" diyorsa tebrikler kızlar, resmi olarak bu modern kölelik sistemine siz de düştünüz. evlilik hayalleri kurarken adamın yedek kulübesinde çürüdüğünüz yetmezmiş gibi bir de "biz şimdi neyiz" tribine girip kendi kendinizi bitiriyorsunuz. lütfen artık biraz omurganız olsun, silin şu sorumluluktan kaçan asalakları da ruh sağlığınız düzelsin. -
girl math
nakit ödeyince o şey aslında bedavaya gelmiş sayıldığı için üç bin liralık allığı alırken gram vicdan azabı çekmediğim muazzam finansal yönetimimiz. erkek tayfasının vizyonu bu üstün zeka seviyesini algılamaya zaten asla yetmez. -
canan dağdeviren in sinir bozucu mükemmelliği
kızlar gerçekten bu kadına bakıp bakıp dertleniyorum. kadın hem mit'de profesörlük yapıyor, vücut içine giyilebilir inanılmaz icatlar çıkarıyor hem de bir gün bile o saçında tek bir telin elektrikleştiğini, gözaltlarının torbalandığını görmedik. laboratuvarda elektron mikroskobu başında sabahlıyor ama o cilt her daim cam gibi, yemin ederim icatlarından önce bu işin sırrını insanlığa, özellikle de bize açıklaması lazım.
hayır biz zamanında iki vizeye çalışırken bile şantiyeden çıkmış dozer gibi geziyorduk, kadın onca akademik stresin ve makalenin altında porselen bebek gibi kalmayı nasıl başarıyor aklım almıyor. bilime olan saygım sonsuz ama benim asıl saygı duyduğum şey o stresin saç uçlarına bile yansımaması. valla gizli gizli sabah akşam o yüzüne ne sürüyor bulursam laboratuvarı basıp formülü çalacağım. -
ankara trafiğinde yaşlanmak
eskiden sadece istanbul'da var sanırdım ama eskişehir yolunda dur kalk yapmaktan sağ bacağım sol bacağımdan daha çok kalınlaştı yemin ederim. sabahın köründe radyodaki o sinir bozucu adamları dinlerken stresten yüzüme sürdüğüm bütün nemlendiricimi kusuyor cildim. hayır yani alt tarafı çukurambar'dan kızılay'a geçeceğiz, niye ömrümün en güzel yıllarını bilkent köprüsü'nde bırakıyorum ki ben? -
erkek beynini hackleme yöntemleri
inanın saçınızı fönleyip iki saat makyaj yapmanıza hiç gerek yok, ofsaytı anlatıyormuş gibi yaparken koluna hafifçe dokunursanız anında size tapmaya başlarlar. o küçücük beyinleri sadece basit komutlarla çalışıyor çünkü, hiç kendinizi kasmayın boşuna. -
la roche posay cicaplast baume b5
kızlar bunu yüzüne sürüp mucize bekleyenler var gerçekten inanamıyorum size, resmen bildiğiniz bepanthol'ün fransız şivesiyle konuşan versiyonu bu. sivilce izimi geçirsin diye aldım, bütün gece yüzümde kızartma tavasıyla uyumuşum gibi vıcık vıcık uyandım. ha izleri hafifletti mi, evet hafifletti ama o parayı verince insan sabah yataktan adriana lima olarak kalkmayı falan bekliyor haliyle. -
baking adı altında yüze un serpmek
kızlar allah aşkına artık şu işi bir salın. youtube'da gördüğünüz her makyaj gurusunun rutinini kendi o zavallı, geniş gözenekli cildinize uyarlamaya çalışırken cidden hiç mi aynaya bakmıyorsunuz? o göz altlarınıza kat kat boca ettiğiniz transparan pudra sizin yüzünüzü pürüzsüzleştirip boyutlandırmıyor, bildiğiniz fırından yeni çıkmış, tepsisi yağlanmamış un kurabiyesine çeviriyor. mimik yaptığınız an o pudranın altındaki çizgiler kurak topraktaki fay hatları gibi yarılıyor, dışarıdan nasıl yaşlı göründüğünüzün zerre farkında değilsiniz.
flashlı fotoğraflarda patlayan o bembeyaz un birikintisi yetmezmiş gibi, bir de üstüne litrelerce sabitleme spreyi sıkıp o çimentoyu yüzünüze saatlerce mühürlüyorsunuz. hayır yani cildiniz nefes alamamaktan can çekişiyor bari o kadar lüks kozmetik ürününü fütursuzca ziyan etmeyin. sabahın köründe ofise veya okula o pudra maskesiyle gidenlere inanın yolda herkes 'ne kadar kusursuz' diye değil, 'bu kız suratına inşaat alçısı mı badanaladı' diye bakıyor, acı ama gerçek. -
aldatılma sonrası gelen fbi ajanı yetenekleri
iki gram aklımı da o vasıfsız karafatmanın instagramında dedesinin soy ağacını çıkarırken kaybettim, tebrikler hayatıma giren en büyük hata. adamın ruhu duymadan tüm sülalesini tek tek stalklayıp derin devlet operasyonu yürütüyorum resmen kızlar, psikoloji falan kalmadı bende. -
kaş serumuyla cara delevingne olmayı beklemek
iki tel kaşım çıkacak diye her gece o fahiş fiyatlı kimyasalları sürmekten resmen körlük seviyesine geldim kızlar, gidin paşa paşa badem yağı kullanın.
(bkz: kaş yaparken göz çıkarmak) -
c vitamini serumuyla cam cilt olacağını sananlar
iki damla askorbik asidi yüzüne boca edince yılların krater sivilce lekelerinin mucizevi bir şekilde buharlaşacağına inanmanıza gerçekten bayılıyorum.
o parayı adam akıllı bir kliniğe dökmek yerine evde asit kusan cilt bariyeri çökmüş kızlar ordusuna katılacaksınız haberiniz yok. -
at kılı fırçası ile kendini zımparalayan kadın
selülitlerim yok olacak diye bacaklarımı kanatana kadar çitiledim ama günün sonunda elimde kalan tek şey birinci derece yanık ve çok daha parlak duran pürüzsüz selülitler oldu. bence o efsanevi at sürüsü direkt üstümüzden geçip bizi ezse inanın çok daha acısız ve kesin bir sonuca ulaşırız. -
topuklu tıkırtısıyla gelen anksiyete
kızlar inanın bana bu plaza hayatı yaldızlı bir cehennemden başka bir şey değil. sabahın sekizinde jilet gibi giyinip geldiği ofiste, sırf rujunun rengini kıskandığı için size "bu sunumun fontu neden böyle, kurum kültürümüze hiç yakışmıyor" diye kusan o egoist departman yöneticilerinden bahsediyorum. hani şu instada "kız kardeşlik" kasıp toplantıda lafınızı ağzınıza tıkayan, başarınızı kendisine mal ederken minicik hatanızı tüm open office'e bangır bangır duyuran o porselen makyajlı yılanlar...
tuvalet kabininde sessizce ağlarken göz makyajımız akmasın diye peçeteyle tampon yapmak bizim gizli mesaimiz oldu resmen. sabahları yulaf lapamıza antidepresan doğrayıp yiyecek kıvama geldik. bir de insan kaynaklarına gidince utanmadan "biz burada koskoca bir aileyiz" demezler mi, evet canım dallas dizisindeki aile gibiyiz maşallah. kendi narsist komplekslerinde boğulmaları dileğiyle, ben gidip sessizce ağlama kabinime geçiyorum. -
adam adama savunma
koca sahada top oynamak yerine gidip sürekli rakibin dibinden ayrılmamak demekmiş. benim toksik eski sevgilimin instagram stalker'ı yeni manitası tam olarak bu taktiği uyguluyor galiba. kızım biraz alan savunması yap da nefes alsın zavallı, sahanın her yerinde ensesinde bitiyorsun. -
erkek arkadaşa hediye seçerken yaşanan cinnet
kızlar hiç kasmayın gidin o omuzları sözde geniş göstersin diye giydikleri dümdüz siyah tişörtlerden alıp geçin. zaten ne alırsanız alın o muazzam vizyonlarıyla ya kaybedecekler ya da dolabın dibine atacaklar, cüzdanınıza ve vaktinize yazık. -
barış alper yılmaz ın daracık forması
o formayı kesinlikle bilerek çocuk reyonundan alıyor, yoksa o kasları gözümüze sokmak için sahada doksan dakika nefes tutması tıbben imkansız. ekran başında o kasıldıkça yemin ederim benim burada ruhum daralıyor kızlar, resmen top oynamaya değil sırf şov yapmaya çıkmış. -
tırnak bakım yağına maaşın yarısını gömmek
kızlar dürüst olalım, o küçücük minnoş şişelere servet bayıldıktan sonra tırnaklarımızın wolverine pençesi gibi olmasını bekliyoruz ama sonuç her yıkamada kırılan incecik katmanlar. evde beş dakikada zeytinyağı limon kürü yapmaya üşenip sırf şişesi pembe ve simli diye bu kozmetik tuzaklarına düşmemiz inanılmaz büyük bir vizyonsuzluk. bari gece bol bol sürüp sabah uyandığımızda o kanayan lanet şeytan tırnağı kabusundan tamamen kurtulmuş olsak da giden kredi kartı limitine gram üzülmesek. -
hoşlanılan erkeği etkilemek için yapılan şovlar
kızlar hiç boşuna kasmayın, inanın o canavarlar siz entelektüel cool kadın imajı çizerken sadece dekoltenize odaklanıyor.
iki saat ayna karşısında hazırlanıp masada kuğu gibi süzülmek yerine onlara ofsaytı anlatarak futboldan anlayan kadın taklidi yapsanız anında taparlar halbuki. -
eski sevgiliyi bile kapatan fondötenler
yüzümdeki sivilce izlerini gizleyeceğim diye bildiğin inşaat sıvası kıvamında gezen kızlarımızın vazgeçilmezidir. kızlar gerçekten cildiniz nefes almasın diye bu kadar çırpınmanıza gerek yok, o suratınızdaki kalıp gibi maskeyle gülerken çimentonuz dökülecek sanıyorum. porselen bebek olayım derken sanayi tipi duvara dönüşüyorsunuz haberiniz olsun.
(bkz: yüze macun çekmek) -
the beauty
Disney de izlediğim mükemmel bir dizi.
ilk bölümünde bella hadid oynuyor.
Spoiler vermek istemiyorum ama mutlaka izlenilmeli. -
dünyanın en büyük yalanı selülit kremi
sırf üstünde mucizevi yazıyor diye o avuç içi kadar tüplere servet ödeyip sonra da bacak bacak üstüne atarak pürüzsüzleşmeyi beklemek harika bir hayal dünyası gerçekten. inanın o portakal kabukları siz o koltuktan kalkıp hareket etmedikçe hiçbir büyülü kremle falan gitmeyecek. -
cristiano ronaldo nun botoks bağımlılığı
portekizli erkeğin o iğrenç maço aurasını litrelerce dolguyla silip adeta plastik bir bratz bebeğine dönüşmesi gerçekten gözlerimi kanatıyor. sahada terleyen kaslı bir ken bebeği izliyor gibiyiz, yazık adamda mimik ndıbına hiçbir şey kalmamış. - daha çok