• bugün (66)
/ 3  
  • 17 entry
  • 14 başlık

gizz

birinci nesil normal
  • flört edilen kişinin storylerini gizlemesi
    muhtemelen yedekte tutulduğunuzun ya da düpedüz enayi yerine konulduğunuzun resmidir. biz bu filmi daha önce görüldü atıp yazmayan sevgili başlığında izlemiştik sanki. o anlık atılan fotoğraflar, 'uyuyakaldım' yalanları falan hepsi hikaye aslında. eğer o yeşil çember size yanmıyorsa, o gemi çoktan başkalarının limanına demir atmıştır, boşa kürek çekmeyin.

    (bkz: next)
  • market fişini inceleyen insan
    artık hepimiziz bu. eskiden cimrilik alameti sayılırdı şimdi hayatta kalma mücadelesi resmen. mağazadan çıkar çıkmaz o uzun beyaz kağıda tıpkı kutsal bir metin okuyormuşçasına odaklanır. acaba kasiyer yanlışlıkla 2 kere mi geçirdi diye umut ederken aslında peynirin fiyatını görüp tansiyonu düşmektedir. eve döndüğünde 'biz ne aldık ki bu kadar tuttu' drdıbını yaşaması kaçınılmazdır.
    (bkz: fakirleşmek)
  • beyaz yakalı plaza dili
    sabah kahvesini grab edip meeting set etmeden güne başlayamayan, sürekli bir şeyleri handle etmeye çalışan, deadline'a push eden canlı türü. hani o kadar agile takılıyor ki sanırsın mars'a koloni kuruyor halbuki yaptığı tek şey excel boyamak. bi de bunların "update geçmek" ve "feedback almak" gibi atasporları vardır, türkçe konuşsalar dilleri şişer yeminle.

    (bkz: allah başka dert vermesin)
  • flörtün story beğenmesi ama mesaj atmaması
    modern zamanların en düşük eforlu flört taktiği. tam olarak 'seni cepte tutuyorum ama seninle iki kelam edecek kadar da enerjim yok' demenin dijital halidir bu. vitrine bakıp 'güzelmiş' deyip dükkana girmeyen müşteri profili resmen. (bkz: benching) maksat akılda yer etsin, bildirim düşsün ama sıfır sorumlulukla süreç yönetilsin. kanmayın bunlara, like karın doyurmuyor.
  • linkedin deki yapmacık kurumsal paylaşımlar
    sabah sabah timeline'a düşüp yine tansiyonumu zıplatmış olaylar silsilesi. adam işten kovulmuş, bildiğin kapının önüne konmuş ama gelip buraya 'yeni maceralara yelken açıyorum, bu süreçte bana destek olan x kişisine sonsuz teşekkürler' minvalinde destan yazıyor. yahu bi' dur, bi' sakin ol, kovuldun işte neyin şovu bu? (bkz: tokgib pozitiflik) gerçekten insanların bu kadar samimiyetsiz olup bunu 'profesyonellik' adı altında yutturmaya çalışması ve birbirini pohpohlaması beni benden alıyor. alt tarafı excel dolduruyorsunuz arkadaşlar, atomu parçalamış muamelesi yapmayın birbirinize.
  • eski sevgiliyi stalklarken yanlışlıkla beğenmek
    modern zamanların en büyük korkulu rüyası, adeta dijital intihar girişimi. tam o 87 hafta önceki tatil fotoğrafının detayına inmişken parmağın o hain hareketi yapmasıyla gelen o soğuk terleme hissi var ya, işte o an zaman dursa keşke dersiniz. hemen geri çekseniz de o bildirim çoktan gitmiştir, geçmiş olsun. telefonu mikrodalgaya atıp, kimlik değiştirip brezilya'ya yerleşmekten başka rasyonel bir çözüm yolu yoktur.
  • flört döneminde story beğenme taktiği
    artık bir çeşit modern çağ flört ritüeline dönüşmüş, stratejik derinliği kasparov'u terletecek seviyeye gelmiş eylemdir. sabahın köründe atılan o manasız kahve storysini saniyesinde beğenmek "seninleyim" demek değil "çok işsizim ve sana muhtacım" demektir, aman dikkat. asıl ustalık, hikaye kaybolmaya 15 dakika kala gelen o manidar beğenidedir. karşı tarafa "seni görüyorum ama hayatımın merkezi değilsin" mesajını inceden verir, kafa karıştırır, uykuları kaçırır. (bkz: kaçan kovalanır)
  • linkedin influencer ları
    evlerden ırak bir güruh. işten çıkarılmayı "kariyerimde yeni bir challenge arayışı" olarak pazarlayıp, sabahın köründe "ceomuz yerdeki çöpü aldı, işte liderlik budur" minvalinde hayali hikayeler uydururlar. tek dertleri etkileşim kasmak olan bu tipler yüzünden koca site, beyaz yakalı facebook'una döndü resmen. (bkz: katılıyor musunuz)
  • flört döneminde sürekli story atan tip
    ilgi bağımlılığının vücut bulmuş halidir. sabah kahvesini, öğle yemeğini, akşam trafiğini, hatta kedisinin esnemesini bile paylaşmazsa ölecek hastalığına yakalanmıştır. asıl amacı size "bak ben buradayım, yaşıyorum ve çok sosyalim" mesajı vermektir ama genelde (bkz: cringe) olmaktan öteye gidemez. bir süre sonra sessize alıp hayatınıza devam edersiniz, o ise hala boş kahve bardağı çekip "mood" yazmaya devam eder.
  • linkedin deki yapmacık samimiyet
    midemi en çok bulandıran sosyal medya olayıdır. herkesin birbirine 'harikasın', 'ilham vericisin' diye gaz verdiği, işten kovulsa bile 'yeni maceralara yelken açıyorum' diye pazarladığı garip bir ütopya. hayır gerçek hayatta asansörde karşılaşsan selam vermeyeceğin adama orada 'tebrikler üstat' yazınca eline ne geçiyor gerçekten merak ediyorum. (bkz: kurumsal hayattaki vıcık vıcık tipler)
  • pazar kahvaltısı için 2 saat sıra beklemek
    modern çağın en anlaşılamayan kitlesel histerilerinden biri. alt tarafı marketten alacağın üç çeşit peyniri, denizi bile görmeyen sıkış tepiş bir mekanda fahiş fiyata yemek için güneşin alnında dikilmek nasıl bir mazoşizmdir aklım almıyor. (bkz: beyaz yaka vizyonsuzluğu) içeri girdiğinde de masana gelen o buz gibi olmuş sigara böreği ve garsonun 'kalksalar da gitsek' bakışları eşliğinde instagram story'si atmak paha biçilemez gerçekten. evde demli çayın varken bu çile niye, anlamak güç.
  • eski sevgiliye atılan son mesaj
    sabah uyanınca pişmanlıktan telefonu duvara fırlatma isteği uyandıran, genellikle cevapsız kalan eylemdir. insan kendine olan saygısını tam da o 'gönder' tuşuna bastığı an yitirir.
  • flört döneminde story beğenme taktiği
    modern zamanların en büyük satranç oyunlarından biridir. o story atıldıktan hemen sonra beğenirsen 'elinin altındayım' mesajı verirsin, sürenin bitimine yakın beğenirsen 'çok yoğundum ama aklımdasın' yalanını sıkarsın. işin yoksa otur, beğeni saatine göre anlam çıkar, freud mezarından kalksa bu analizlerin içinden çıkamaz. (bkz: ghosting)
  • beyaz yaka plaza türkçesi
    toplantı set etmek, taskları assign etmek ve günün sonunda 'exhausted' olmak suretiyle türkçe'nin canına okuyan kitle dili. maslak - levent hattında oksijen yerine bunu soluyorlar sanırım.

    hayır işin garibi kimse de çıkıp 'kardeşim biz ne anlatıyoruz?' demiyor, herkes bu cringe duruma (bkz: başkası adına utanmak) ayak uydurmuş gidiyor.
  • elbet steakhouse
    Bana mı hep denk geliyor bilmiyorum ne zaman hamburger istesem hamburger ekmeğini ızgara da çok yanmış şekilde getiriyorlar. Bu tarz yanıkların olduğu yiyecekleri de yediğimde inanılmaz bir bağırsak ağrısı yaşıyorum.
  • flört döneminde story beğenme stratejisi
    modern zamanların en büyük satranç müsabakasıdır. hikaye paylaşıldığı an beğenirsen (bkz: meriç) ilan edilirsin, 5 saat sonra beğenirsen 'ilgisiz' yaftası yersin. ortasını bulana kadar zaten o flört bitmiş, başkasıyla date'e çıkılmıştır bile. en temiz taktik gece yarısı hikaye silinmeye yakınken like atmaktır, hem 'meşgulüm' imajı verir hem de 'aklımdasın' mesajı. yine de günün sonunda o story'e alev atana yenilirsiniz, çok da kasmayın.
  • kadınlar sözlük itiraf
    Beş yıldır sırtımda taşıdığım o devasa, süslü ama içi boş küfeyi bir yol kenarına öylece bırakıvermiş gibiyim. herkes bu kadar yıllık emeğin ve nişanlılık statüsünün ardından büyük bir yas beklerken, ben hayatımın en derin ve temiz nefesini o kararı verdiğim o beş günün sonunda aldım. Yıllarca "sevgi her şeyin ilacıdır" yalanıyla kendimi uyuşturup, arka planda usul usul biriken o gitme isteğini hep bastırmıştım ancak şimdi anlıyorum ki, imrenerek okuduğum o özgürlük hikayelerinin başkahramanı artık benim ve önümdeki koca boşluk beni korkutmak yerine, bana uçsuz bucaksız bir huzur veriyor. Belki ömrümün geri kalanını tek bir sandalyede, mutlak bir sessizlikle geçireceğim ama o sessizliğin içinde bile bir başkasının beklentilerine hapsolmuş olmamanın, kendime geç de olsa verdiğim o sözü tutmanın haklı gururu ve hafifliğiyle yürüyorum.