• bugün (46)
/ 2  
  • 115 entry
  • 83 başlık

pingui

birinci nesil normal 17 ocak 2026
  • buz lazere gidip yanık tavuğa dönmek
    o kadar para döküp acısız epilasyon yalanı ile kandırıldığım yetmezmiş gibi bir de seans ortasında tütsülenmiş et kokusu alarak hayatı sorguladığım, sonucunda pürüzsüz bacak yerine dalmaçyalı gibi gezmek zorunda kaldığım o muazzam işlem.
  • ruh emici manitayı postalama keyfi
    kızlar yemin ederim cildim parladı, yüzüme nur indi, meğer herif benim kolajen üretimimi durduruyormuş resmen. o üzerimdeki ölü toprağını atınca anladım ki ben yaşamıyormuşum sadece sürünüyormuşum.

    o engelle butonuna basmanın verdiği haz ve sonrasındaki hafiflik hissi en pahalı spa masajında bile yok, kesin bilgi yayalım.
  • sınıf annesi
    okullarda acilen yasaklanması gereken, resmen gizli bir kast sistemi oluşturan o korkunç müessese. geçen gün bizim whatsapp veli grubu yine karıştı, hanımefendi öğretmenler günü için toplanacak parayı az bulmuş, sanki öğretmene hediye değil de çeyrek altına giriyoruz. biz neden bu kadının kişisel tatmin aracına dönüştük anlamıyorum, sürekli bir emir kipi, sürekli bir gerginlik, elinde olsa yoklama defterini de kendi tutacak.

    bir de parayı geç yatıranları grupta ifşa etmesi yok mu, beni benden alıyor. hayatım sen milli eğitim bakanı değilsin, alt tarafı sınıf annesi oldun diye kendini lady diana sanmaktan vazgeç lütfen. millet çocuğunun beslenmesine ne koyacağını düşünüyor, bu hala pahalı hediye organizasyonu peşinde, vallahi şiştim.
  • kimyasal peeling ile suratı pancara çevirmek
    pul pul dökülen derilerimi yatağın içinden toplarken halime gülüyorum, resmen yılan gibi deri değiştirip evrim geçirdim. sırf iki tane leke gidecek diye çektiğimiz bu işkenceye gerçekten inanamıyorum ama alttan gelen o bebeksi deriyi görünce yine olsa yine yaptırırım orası ayrı.
  • sınıf annesi
    okulun tapusu üstüne yapılmış gibi kasıla kasıla gezen, sabahın köründe o fönlü saçları ve stilettolarıyla koridorda takır takır yürüyüp hepimize nizam vermeye çalışan tiptir. hani sanırsın milli eğitim bakanı kendisi, alt tarafı fotokopi çektirip whatsapp grubunda milleti darlayacaksın be kadın.
  • erkeksiz hava sahası
    kadınlarsözlük sayesinde kavuştuğumuz, dm kutusunu darlayan vizyonsuz dayı teröründen uzak mis gibi ortam. sonunda kimse bana yürümeden saatlerce flörtümün yaptığı o saçma hareketi analiz edebileceğim.
  • kadınlar sözlüğe bir öneri bırak
    Kız kıza etkinlikler düzenlensin ara ara çok güzel olur.
  • kızılcık şerbeti
    Eskiden severek takip ederdim ama artık Nilay ve Nursema karakterlerine katlanamadığımı anladım ve diziyi burada bırakıyorum.
    Yeni önerilere açığım.
  • tırnak yeme ile başa çıkma sanatı
    bak valla samimi söylüyorum bu illetten kurtulmuş biri olarak yazıyorum, öyle "iradene hakim ol" falan gibi boş muhabbet yapmıcam. yıllarca parmaklarımı masanın altında sakladım, kanayan etlerime yara bandı yapıştırıp "kapıya sıkıştı" diye yalan söyledim, bilirim o rezil hissi.
    olay tamamen o ilk 10 günü atlatmakta bitiyor ama bak nasıl:
    1. o lanet olası pürüzler
    tırnak yiyen adamın en büyük düşmanı tırnağın kenarındaki o ufacık sertliktir. onu hissettiğin an "şunu bi dişleyeyim düzelteyim" dersin ama o iş asla öyle bitmez, koluna kadar yersin. o yüzden her yere törpü atıcaksın. cebinde, masanda, yatağının ucunda... en ufak bir takılma hissettiğin an dişinle değil o törpüyle müdahale et yoksa geri dönüşü yok.
    2. acı oje olayı (işe yarıyor ama tadı için değil)
    bak acı oje sürünce tadına alışıyorsun bi süre sonra biliyorum. ama acı ojenin tek amacı seni "uyandırmak". hani dalıp gidiyorsun ya tv izlerken falan, elin fark etmeden ağzına gidiyor. işte o iğrenç tat dimağına değdiği an "hop ne yapıyorsun" diyorsun. farkındalık yaratıyor yani, mucize bekleme ama sür mutlaka.
    3. el kremi meselesi
    tırnak kenarlarındaki etler kuruyunca sertleşiyor, sertleşince batıyor, batınca da koparmak istiyorsun. elini sürekli nemli tutarsan o koparacak sertliği bulamazsın. o etler yumuşacık olunca dişleyecek yer kalmıyor resmen.
    4. o ilk makas anı
    abi en güzeli ne biliyor musun? yaklaşık 2-3 hafta sonra o tırnağın beyaz kısmının çıktığını görmek. sonra hayatında ilk defa o tırnağı dişinle değil de tırnak makasıyla "çıt" diye kestiğin an... işte o an kazandığını anlıyorsun. o ses dünyadaki en güzel melodi yemin ederim.
    kısacası:
    asla bırakamam deme, ben yediysem herkes bırakır. ellerin artık cebinde saklanmasın, masanın üstünde özgürce dursun be. valla çok büyük rahatlıkmış.
  • bulimia nevroza
    dışarıdan bakıldığında "ne güzel zayıf kalıyor, ne istese yiyor" denilen o imrenilesi hayatın mutfak tezgahı ile tuvalet taşı arasına sıkışmış, kimselere anlatılamayan kapkaranlık yüzü.
    olay sadece "çok yedim, gideyim kusayım" sığlığında değil arkadaşlar. bu bir kontrol yanılsaması. hayatındaki her şey rayından çıkmışken, duygularınla baş edemezken sığındığın o sahte liman. o an mutfakta ne bulursan -tadını bile almadan, çiğnemeden, sadece içindeki o devasa boşluğu doldurmak için- mideye indirmek bir uyuşturucu gibi. ama o uyuşturucunun etkisi geçip de o korkunç tokluk hissiyle baş başa kaldığın an başlayan o panik... işte o panik insanı aynadaki kendinden nefret ettiriyor.
  • imposter sendromu
    Yaşadığım şeyin adını öğrendim. Bitek ben böyleyim sanıyordum.
  • kuaföre gidip saçı mora boyatmak
    o güzelim saçları depresyon topuzu yapıp evde bridget jones günlükleri izlemek varken gidip marjinal olacağım diye kafayı yakmak tam bir dram.

    yapmayın etmeyin, acınız falan geçmiyor sadece mor saçlı ve üzgün biri oluyorsunuz.
  • dolar yüzünden alınamayan makyaj malzemeleri
    kredi kartımın limiti bile sephora vitrinine bakınca ağlamaya başlıyor, resmen estee lauder serumlarına hasret kaldık kızlar.

    (bkz: güzelleşmenin lüks olması)
  • en etkili eski sevgiliyi unutma yöntemi
    gidip o saçları platin sarısına boyatmadan asla atılamayacak zehirdir.

    kökü sende nasılsa yine uzar ama o herifin bıraktığı enkazı ancak saçların yanınca toplarsın.
  • vajinal mantar
    2 yıl boyunca uğraştım bir sürü ilaç probiyotik kullandım ama en iyi faydayı şekeri kesmekte buldum. Tamamen şekerle beslenmekten kaynaklı oluyor. Şeker dediğim meyve şekeri dahil hiçbir şey yenmemeli.
  • albert einstein
    atomu parçalamış ama saçını taramayı akıl edememiş, kuzeniyle evlendiğini duyduğum an bütün karizmasını çizen dahi. o kadar zeki olup da özel hayatında bu kadar vizyonsuz olmak gerçekten erkeklere has bir özellik.
  • kirpikleri arşa değdiren maskara
    vaatleri dinlerken sanırsınız yerçekimine meydan okuyan bir teknoloji geliştirmişler ama sürdükten iki saat sonra göz altlarıma akarak beni pandaya dönüştüren o boyalı sudan ibaret hepsi.
  • anonim dertleşme sitelerinin beleş terapi olması
    kızlar psikologa o kadar para dökeceğinize girin buraya, tanımadığınız adama anlatın derdinizi, zaten tek olayı sizi onaylamak. hem yargılayan kaynana bakışları yok hem de pışpışlanıp çıkıyorsunuz, vallahi pamuk gibi oldum.
  • leke serumuna maaşın yarısını gömmek
    instagram'daki o filtreli ciltlere kanıp da aldığım zibilyon tane serumdan sadece biri. hani sürünce gece lambası gibi parlayacaktım, hani o sivilce izleri tarih olacaktı? kutusu afili, şişesi cam ama içi resmen gül suyuyla seyreltilmiş umut tacirliği. sabah akşam düzenli kullanıp bir de üzerine güneş kremi boca etmeme rağmen lekelerimle aramdaki o duygusal bağ hiç kopmadı, inatla gitmiyorlar.

    bir de o damlalığı sıkarken kendimi laboratuvarda atom parçalıyor gibi hissediyorum ya ona yanarım. cildim aydınlanmadı ama gözüm açıldı, artık bu pazarlama hilelerine kanmam. yani umarım kanmam, indirim görünce iradem pamuk ipliğine bağlı oluyor malum.
  • ofisteki yakışıklı stajyer
    çocuğu fotokopi odasında her gördüğümde tansiyon ilacı almam gerekiyor, allah özene bezene yaratmış resmen. yalnız o dar gömleği nereden bulduysa acil link versin, zira estetik yoksunu sevgilim için son bir umut olabilir.
  • en son güvendiğinde hayatı kayan kadın
    valla biz durduk yere delirmedik, ne zaman gardımızı indirsek ertesi gün adamın dm kutusunda pavyon muhabbeti yakalıyoruz. o yüzden kimse kusura bakmasın, o telefon masaya ters konuyorsa veya şarjım bitti yalanı atılıyorsa o an mit müsteşarı kesilmek bizim en doğal hakkımız. sütten ağzımız yanmış bir kere, yoğurdu bırak ineği görsek üflüyoruz artık.
  • elleri vıcık vıcık yapmayan el kremi
    off gerçekten dünyanın en zor arayışı falan olabilir bu. sürdükten sonra telefonu eline aldığında o ekranın hali ne öyle allah aşkına, parmak izi okuyucu bile tanımıyor beni, sen kimsin bacım diyor. o kadar para döküp aldığımız hemen emilen iddialı kremler yüzünden klavyeye dokunmaya korkar olduk, resmen yağ içinde yüzüyor parmak uçlarım.

    bana şöyle sürdüğüm an yok olan ama pamuk gibi yapan bir şey lazım. hani kokusu mis gibi olsun ama cüzdanımı da delip geçmesin. gratis indiriminde birbirimizi ezdiğimize değecek bir önerisi olan varsa yeşillendirsin lütfen, yoksa kuruluktan çatlayan ellerimle hepinize dalacağım.

    (bkz: maaşın yarısını kozmetiğe yatırmak)
  • retinol kullanmaya başlayanların yaşadığı şok
    suratıma sürdüğüm ilk hafta cildim bebek poposu gibi olacak sanarken resmen yılan gibi deri değiştirdim kızlar. hani o instagram’daki ışıl ışıl parlayan fenomenler var ya, hepsi yalan hepsi dolan, kimse bu işin hamallığından bahsetmiyor. sabah uyanıyorum yastık kılıfımda yüzümden dökülen parçaları topluyorum, evdekiler cüzamlıymışım gibi bakıyor ama yılmak yok o porselen cilt buraya gelecek.

    zaten güneş kremi sürmeden bakkala bile çıkamaz olduk, vampir gibi gölgelerden kaçarak yaşıyorum resmen. iki kırışıklık gidecek diye çektiğimiz çileyi, harcadığımız parayı biriktirsek estetik yaptırırdık ama neyse, umut fakirin ekmeği hesabı altı ay sonra görüşürüz.
  • kıskanç sevgili
    Evlenmeden önce kıskançlık emareleri gördüyseniz evlendikten sonra da artarak devam edecektir. Bu değişmez bir kural.
  • pixelflow
    fallosantrik teknokapitalizmin ve leş "tech-bro" hegemonyasının kalbinde açılmış devasa bir siber-feminist gedik.

    kübra gündoğan’ın, eril rasyonalitenin kodladığı o kokuşmuş algoritmaları yerle yeksan ederek yarattığı bu stüdyo, kadının üstün bilişsel emeğinin ve teknolojik failliğinin (agency) tartışılamaz, mutlak zaferidir. sadece 50 bin tl gibi komik bir bütçeyle yola çıkıp, o takım elbiseli, mansplaining bağımlısı silikon vadisi erkeklerini dize getirerek scopely’i masaya oturtması ve 1 milyar dolarlık "unicorn" statüsünü söküp alması sıradan bir ticari büyüme değil; ataerkil sermaye ağlarının kadın dehası karşısında çaresizce diz çöküp biat etmesidir.

    oyun endüstrisi denen o toksik testosteron çukurunda, sadece 20 kişilik bir ekiple abd pazarını domine etmek, "erkek aklı" dedikleri o illüzyonu paramparça edip fallik dikey hiyerarşileri ezip geçmektir. kadınlar artık eril fantezilerin pikselli vitrin objeleri değil; oyunun kodunu anaerkil bir kudretle bizzat yazan, sektörü domine eden siber-tanrıçalardır. o yere göğe sığdıramadığınız "bro" kültürünüzün sonunu kadınların zekası getirecek. kudurun.
  • daha çok