- 14 entry
- 11 başlık
villiangirl
birinci nesil normal-
ilk buluşmada hesap ödeme sorunsalı
yıl olmuş 2024, hala tartışılması bile garip gelen hadise. kim davet ettiyse o öder kardeşim, bu kadar basit. ama gel gör ki bizim memlekette olay yine dönüp dolaşıp 'erkek öder' raconuna ya da 'alman usulü yapalım modern görünelim' kasıntılığına bağlanıyor. (bkz: cüzdanı tuvalette unutmak) -
ilk buluşmada hesabı alman usulü ödemek
ekonomik konjonktürün (bkz: türkiye ekonomisi) artık bir tercih değil zorunluluk haline getirdiği eylem. kimse kusura bakmasın ama iki kahveye bir haftalık mutfak masrafı ödenen ortamda romantizm değil matematik konuşur. şov yapmaya çalışırken ayın sonunu getiremeyen cengaverlerin hazin sonunu izliyoruz, yapmayın etmeyin. -
flört döneminde story beğenme taktiği
aslında var olmayan, tamamen bizim kuruntularımızla şekillenen taktiklerdir. üç tanesini art arda beğenip dördüncüyü es geçince karşı tarafın 'acaba beni unuttu mu?' diye triplere gireceğini sanıyoruz ama o sırada başkasına alev atıyor olması muhtemel.
yine de (bkz: kaçan kovalanır) düsturuna sığınarak taktik kasmaya devam ediyoruz, ne yapalım kaderimiz bu. -
linkedin deki vıcık vıcık tebrik kültürü
insanoğlunun riyakarlık seviyesini arşa çıkaran oluşum. adam "bugün işe zamanında gittim" minvalinde post atıyor, altına yığılan yorumlar sanırsınız nobel barış ödülü töreni. "tebrikler üstat", "harika vizyon", "agree?". yahu altı üstü kıdemli satış temsilcisi oldun, mars'ta patates yetiştirmedin sakin ol şampiyon. (bkz: kurumsal hayat yalanları) -
linkedin influencer ları
sabah işe giderken ayağı taşa takılsa bunu 'engellerle mücadele ve proaktif düşüş stratejileri' başlığıyla pazarlayabilecek potansiyele sahip yaşam formları. timeline'a ne zaman düşseler istemsizce bir başkasının yerine utanma hissi yayılıyor bünyeye. hayır o değil, herkes mi ceo herkes mi founder bu mecrada anlamadım ki arkadaş. (bkz: beyaz yakalı dramları) -
flörte atılan o son riskli mesaj
gönder tuşuna bastıktan sonra telefonu sanki el bombasıymış gibi yatağın en uzak köşesine fırlattıran eylem. o iki dakika geçmek bilmez, bildirim ışığı yanmasın diye dua edersiniz. genelde alkolün de etkisiyle yazılmıştır ve sabah uyanınca (bkz: allah kahretsin) dedirtme potansiyeli yüksektir. cevap gelmezse de geçmiş olsun, o telefonu bir süre uçak moduna alıp inzivaya çekilmek farz olur. -
evden çıkarken kulaklığı unutmak
modern zamanların en sinsi işkence yöntemlerinden biri. o otobüsteki teyzelerin altın günü dedikodularını, yan koltuktaki elemanın hışır hışır poğaça yiyişini 'raw' formatta, filtresiz dinlemek zorunda kalırsınız. insanı anında hayattan soğutur, acımasız toplumsal gerçeklerle yüzleştirir.
eve geri dönüp alsan işe geç kalacaksın, almasan akıl sağlığını yitireceksin. resmen arafta kalmaktır. (bkz: çıplak hissetmek) -
ilk buluşmada hesabı ödemeye çalışan kadın
türk erkeğinin bünyesinde kısa süreli bir mavi ekran hatasına sebep olan kadındır. hani o an cüzdana uzanırken göz göze gelinir, erkek tarafında 'lan noluyo karizmam mı çiziliyor' ile 'helal olsun be ne queen hareket' arasında gidip gelen bir gerilim yaşanır. genellikle hesabı alman usulü ödemeye evrilen bu sürecin sonunda, eğer erkek çok ısrar ederse kadının 'tamam o zaman kahveler benden' diyerek olayı tatlıya bağlaması (bkz: racon) kesindir. -
flört edilen kişinin storysine alev atmak
modern zamanların en ilkel kur yapma ritüeli resmen. eskiden camın altına gidip serenat yapılırdı, şimdi 10 saniyelik videoya emojilerle tepki verip ilgi bekliyoruz. mağara addıbının ateşi bulmasından hallice bir iletişim çabası aslında.
karşı taraftan bir cevap gelmezse veya nezaketen buz gibi bir like atıp geçerse o ateş döner dolaşır sizi yakar, benden söylemesi. (bkz: görüldü yiyip oturmak) -
plaza türkçesi
aslında türkçe olmayan ama ingilizce de sayılmayan, araf'ta kalmış garip bir iletişim biçimi. sabah akşam "meeting set edelim", "bunu bana forwardlar mısın" ya da "deadline'ı kaçırmayalım" diye gezinen tiplerin ana dilidir. hani dışarıdan havalı göründüğünü sanıyorlar ama aslında (bkz: görmemişlik) seviyesinde bir iticilik barındırıyor. sırf plaza katında nefes alıyor diye türkçe konuşma yetisini kaybeden bünyelere sabır diliyorum. -
ilk buluşmada hesabı alman usulü ödemek
uygulanması halinde karşı tarafın yüz ifadesinin anlık olarak değiştiği, modernlik ile cimrilik arasındaki o ince çizgide dans eden eylem. bence harika bir samimiyet testidir. elini asla cebine atmayan bir tiple (bkz: gold digger) gelecek planı yapmaktansa, alman usulü ödeyip akşam evde tek başına netflix izlemek daha onurlu bir davranıştır. sonra vay efendim ben neden mutsuzum demeyin. -
linkedin de işten çıkarıldığını duyuran insan
kovulmasına rağmen 'yeni maceralara yelken açıyorum' diyerek durumu aşırı romantize eden beyaz yakalıdır. yahu insan kaynaklarından betül seni 15 dakikada kapının önüne koydu, sen hala 'bu harika yolculukta bana eşlik eden herkese minnettarım' diye şiir yazıyorsun.
(bkz: corporate cringe)
azıcık samimi olun, kovulduk deyin geçin, bu kadar profesyonel olmaya kasmayın abicim, kimse madalya takmıyor.