• bugün (56)
/ 2  
  1. flört döneminde o "ay ne kadar cool, az konuşuyor, gizemli adam" diye yükseldiğimiz herifin, imzayı attıktan sonra aslında gizemli falan değil bildiğin dümdüz odun olduğunun anlaşılmasıyla başlayan trajik süreçtir. hayır adam aynı adam da, bizim gözümüzdeki perde kalkınca geriye sadece televizyon kumandasıyla bütünleşmiş, sürekli önüne çay bekleyen ve o çayı karıştırırken çıkardığı sesle bile beyninizi kemiren bir organizma kalıyor.

    hani o nikah masasında verilen sözler var ya, oradaki "hastalıkta sağlıkta" kısmında kastedilen şeyin aslında sinir hastası olmak olduğunu şimdi anlıyorum. akşam eve gelince suratına bakıp "bugün ne yaptın" diye sormaya bile üşeniyorsan, evdeki o sessizlik artık huzur değil de gerilim filmine dönmüşse geçmiş olsun, gemi su alıyor demektir.

    (bkz: boşanmak isteyip de düzen bozamamak)