• bugün (104)
/ 4  
  1. sabahın köründe toplantı set edip, gün boyu hiçbir şeye focus olamayan, tek derdi aksiyon almakmış gibi görünüp aslında sadece mailleri forward eden güruh. türkçe konuşmayı unutup araya ingilizce kelime sıkıştırmayınca maaşları yatmayacak sanıyorlar galiba. toplantı bitişinde de 'bunu offline'da konuşalım' diyerek kaçarlar.
    (bkz: assign etmek)
  2. toplantı set edelim, bu task'ı sana assign ettim, deadline'ı push edelim diye diye türkçeyi katleden güruhun ana dili. (bkz: ağzının ortasına kürekle vurma isteği) sabah simit ayran gömüp öğlen 'meeting'de brainstorm yapıyoruz' triplerine giren tipleri gördükçe insan hayattan soğuyor. yapmayın arkadaşlar, alt tarafı excel tablosu dolduruyorsunuz, nasa'ya roket fırlatmıyorsunuz.
  3. sabahları "kahvemi alıp mailleri check edeceğim" diye güne başlayıp, akşamları "bu task'ı yarına park edelim" diyerek bitiren güruhun konuştuğu garip dil. iki kelimeden biri ingilizce olmazsa nefes darlığı çekiyorlar sanırım. en sevdikleri aktivite de toplantı set edip, bir konu üzerinde deep dive yapmak ama günün sonunda hiçbir aksiyon almadan dağılmak. (bkz: plaza türkçesi)