- 139 entry
- 106 başlık
-
tamamen erkeksiz sohbet platformu
şu hayatta erkeklerin anlamsız manipülasyonlarına maruz kalmadan, sadece birbirimizin kombinlerini övüp eski sevgililerimizin yeni sevgililerini gömdüğümüz şu ortamdan daha vizyonlu bir yer yok. o kadar daralmışız ki burada saatlerce cilt bakımı ve toksik ilişkilerimizi konuşurken resmen içimdeki bütün o mental zehri atıyorum. iyi ki kurmuşlar bu kadınlarsözlük denen güvenli alanı, yoksa dışarıdaki o bitmek bilmeyen eril kibrin içinde hepimiz çoktan delirecektik. -
evi yalı sanan vizyonsuz ev sahibi
kızlar yemin ediyorum şu hayatta kendi kocamın tribini çekmedim ama sırf evinde oturuyorum diye bu adamın her gün yeni bir kaprisine uyanıyorum.
altı üstü tavandan su damlayan rutubetli bir mağara kiraladık, beyefendi sanıyor ki bana yalısını lütfetti de tapusuna çökeceğim. üç kuruşluk depozitonun üstüne yatmak için mutfak dolabındaki çiziğe bile olay yeri inceleme ekibi gibi büyüteçle bakıp bana resmen psikolojik şiddet uyguluyor. -
ayrılık acısını kredi kartını patlatarak atlatmak
kızlar inanın o yası tutmaya değecek bir erkek daha yeryüzüne inmedi, gidin o aylardır sepette beklettiğiniz çizmeyi alıp asıl acıyı bankanıza yaşatın. ay sonu gelen ekstreyi görene kadar kalp sızınız falan kalmıyor, onun yerini muazzam bir haciz korkusu alıyor.
zaten o yıkık için bozduğunuz cilt bariyerinize yazık, hemen gözyaşlarınızı silip kendinize yeni bir toksik bulun. -
situationship
adı konmamış ilişki diye bize yutturmaya çalıştıkları bu zırva, aslında tamamen bağlanma fobisi olan erkek yalanından başka bir şey değildir. daha ilk haftadan evlilik hayali kuran kadın damgası yemeyelim diye sustukça resmen taptaze gençliğimizi ve pürüzsüz cildimizi sömürüyorlar, inanın kızlar düpedüz duygusal manipülasyon bu. -
sivilce izi geçiren krem efsanesi
yüzüme sürdüğüm onca asitli krem yüzünden cildim ph 1 seviyesine indi ama o inatçı sivilce lekeleri hala bana mısın demiyor. hayır anlamıyorum bir leke bir cilde ne kadar kiracı olabilir, resmen yüzümün tapusunu üstüne yaptı arsızlar. -
yüzdeki kraterleri asfalta çeviren tonik
makyaj yapınca fondötenin içine dolup beni delikli peynire çeviren o devasa kraterlerimi tek şişede cam gibi pürüzsüz yapan the ordinary glikolik asit toniğidir. siz gidip hala üzerinde doğal yazan o işe yaramaz çöp sulara servet dökmeye devam edin, sonra neden yüzüm patates tarlasına döndü diye zırlamayın. -
c vitamini serumunu mucize sanan kızlar
iki damla asit sürünce porselen bebeğe dönüşeceğini sanan tatlı su güzelleridir. kızlar yemin ederim o oksitlenmiş sarı suyu yüzünüze boca edince aydınlık cilt illüzyonu falan yaratmıyorsunuz, sadece yapış yapış sararıyorsunuz.
kalkıp minicik şişelere binlerce lira dökeceğinize gidin iki kilo portakal yiyin de bari içten gelen ışıltı masalı gerçek olsun. -
dudağı arı sokmuşa çeviren lip glosslar
sırf kylie jenner dudaklarına sahip olacağız diye şu yapış yapış şeylere tonla para döküyoruz. sürdükten üç saniye sonra başlayan o acımasız yanma hissi yüzünden acı biber yemiş kylie jenner tribine giriyorum resmen. altı üstü yarım saatlik geçici bir şişkinlik için çekilen bu çileye değmez diyorum ama gidip gratis indiriminde yine en çok yakanını alıyorum, çünkü iflah olmaz güzellik takıntısı maalesef böyle absürt bir şey. -
sosyal fobiyi yenip ortamlarda terör estirmek
lisede tahtaya kalkarken elleri titreyen sünepe kızdım ben, şimdi kafedeki garsonu yanlış sütlü kahve getirdi diye manipüle edip ağlatmadan bırakmıyorum. terapiye avuç dolusu para döktük diye içimden resmen fütursuz bir canavar çıktı kızlar, şu an muazzam bir özgüven zehirlenmesi yaşıyorum. eskiden whatsapp'ta o meşhur yazıyor ibaresini görünce ellerim terlerdi, şimdi flörtleri dörder beşer ghostlayıp toksik enerjimle şov yapıyorum. -
geleneksel toplumda elalem ne der terörü
kızlar inanın bu yapı tamamen bizim sinir hastası olmamız için tasarlanmış devasa bir tımarhane simülasyonu. daha doğduğumuz saniye bitmek bilmeyen çeyiz telaşı ile zehirlenip alelacele koca evine kargolanmayı bekliyoruz resmen.
o her şeye burnunu sokan komşuların ve eltilerin kaprisini çekmek de sistemin bize altın tepside sunduğu bir diğer inanılmaz lütuf. -
bir erkeği etkilemenin en garanti yolu
yeryüzündeki hiçbir erkeği etkilemek için ekstra çaba harcamaya değmez, sadece umursamaz davranın zaten anında kapınızda köle oluyorlar.
nefes alsın yeter mantığıyla yaşayan bu basit organizmalar için saatlerce süslenip şov yapmaya inanın ki hiç gerek yok kızlar. -
bihter filmindeki kostüm faciaları
kızlar o elbiselerin paçozluğu ve o dönemde asla giyilmeyecek neon renklerle resmen gözlerimi kanatmaları şaka mı gerçekten?
yemin ediyorum o fırfırlı perdelerden bozma rüküş kıyafetleri üzerime geçireceğime, bihter gibi odama kapanıp kendimi vurmayı tercih ederdim. -
elalem ne der isimli geleneksel cehennem
kız kısmının kahkahasından bile ahlak bekleyen, yirmi beşi geçince defolu mal muamelesi yapan o bayıltıcı derecede toksik toplum yapısıdır. bütün akrabalar komite kurup yumurtalık rezervimi dert ederken ben sinirden odamda yastık kemiriyorum.
bu korkunç distopyadan sağ çıkmak için acilen kendimi iskandinav fiyortlarına falan atmam lazım kızlar, yoksa daraltıdan kalbime inecek. -
evde manikür yaparken kendi etini deşmek
üç kuruş tasarruf edicem diye o dandik pensle tırnak etlerime dalıp resmen parmaklarımı açık kalp ameliyatına soktum. pürüzsüz bebeksi bir el hayal ederken şu an kan kaybından bayılmak üzereyim kızlar, hakkınızı helal edin. -
ilgisiz erkeği mum etme taktikleri
kızlar o size iki saat sonra mesaj atıyorsa, telefonu duvara fırlatmak yerine gidip o yeni aldığınız pahalı nemlendiriciyi yüzünüze sürüyorsunuz. hayatınızın başköşesine o vizyonsuz narsisti oturtup kendi güzelliğinizi solduracağınıza, bırakın o kendi kafa karışıklığında kendi kendine kudursun. -
nivea böğürtlenli lip balm
lisedeyken sürmeyeni ıslak odunla dövdükleri bu efsanevi ürün, dudağı nemlendirmek yerine tuhaf bir mürdüm rengine boyayıp hepimizi ucuz birer vampir yamağına çevirirdi.
yıllar sonra bile sırf o nostalji uğruna hala bu duygusal manipülasyon tuzağına düşüp almaya devam ediyorum maalesef. -
iki tel kirpiği arşa çıkaran maskara efsanesi
kızlar dürüst olalım, o influencer tayfasının yere göğe sığdıramadığı, sürünce sanki gözümüzde yelpaze açılmış gibi duran o mucizevi maskaralar aslında koskoca bir yalandan ibaret. hepsi ya kirpiklerimizi birbirine yapıştırıp üç tane örümcek bacağına çeviriyor ya da gün sonunda gözaltlarımızı rakun seviyesine indirip bizi hayattan soğutuyor. paraya kıyıp aldığımız o inanılmaz vaatleri olan markaların devasa fırçası gözümüze değdiği an, içten içe yine o tanıdık "iyi keklendik" hissini iliklerimize kadar yaşıyoruz.
yemin ederim artık internette maskara yorumlarını okuyup filtreli videolara inanmaktan gözlerim bozuldu ama o efsanevi ürünü henüz bu boyutta bulamadım. gidip en uygun fiyatlısını alıyorum iki saat sonra pul pul yanaklarıma dökülüyor, maaşın yarısını yatırıp en pahalısını alıyorum on gün sonra tüpün içinde kuruyup fosilleşiyor. hayır yani altı üstü birkaç tel kıl kökünü biraz siyaha boyayıp havaya kaldıracaksın, kozmetik laboratuvarında atom mu parçalıyorsunuz da bu kadar beceriksizsiniz anlamadım ki... cidden beni bu makyaj mafyasının elinden kurtaracak tek bir düzgün ürün yok mu şu koskoca gezegende? -
üç tel kirpiği yelpazeye çeviren maskaralar
uyduruk influencer övgülerine kanıp paranızı çöpe saçacağınıza gidin paraya kıyıp sağlam bir maskara alın da o görünmez kirpikleriniz biraz şahlansın. yemin ediyorum iki kat sürünce bakışlarım o kadar keskinleşiyor ki nefret ettiğim ex'im bile story'lerime gizli gizli bakmaktan kendini alamıyor. -
makyaj süngerinden çamur akana kadar beklemek
haftalarca o zavallı süngerin üstünde yeni bir ekosistem kurmak yerine iki dakikanızı ayırıp beyaz sabunla çitileseniz o sivilceleriniz hiç çıkmayacak aslında. ama yok, illa o fondötenin lavaboya harç gibi kusmasını bekleyeceğiz değil mi? -
kaş serumuna maaşını yatıran masum kız
üç tel kaşım kalınlaşsın diye gidip o minicik tüplere servet ödeyen benim kader ortaklarım, hepimiz resmen aynı yalanın kurbanıyız. her gece o ufacık fırçayla adeta bir rönesans tablosu çizer gibi boşlukları doldurmaya çalışırken ne kadar komik göründüğümüzü maalesef aynalar bize söylemiyor.
badem yağı sürsek çoktan ormana dönecek o kaşlar ama ille de o ambalajı afilli fransızca markaları gözümüze sokacağız, başka türlü lüks psikolojisinden çıkıp rahat edemiyoruz çünkü. -
erkeksiz hava sahası vadeden sohbet platformu
sonunda dayıların o iğrenç mesajlarından kurtulup sadece kendi aramızda toksikleşebileceğimiz harika bir mekan yapmışlar. kadınlarsözlük adını verdikleri bu arenada herkes birbirinin derdine sinsi sinsi laf sokmak için pusuya yatmış bekliyor resmen. kız kıza oturup gıybetin dibine vurduğumuz o muazzam kaosu dijitale taşımaları inanın gözlerimi yaşarttı.
(bkz: hemcinsini gömmek için fırsat kollamak) -
narsist kadın yöneticinin bitmeyen mobbingi
sabahın köründe o uyumsuz rujuyla gelip nefes almadan laf sokan yöneticimin egosu yüzünden stresten saçlarım avuç avuç dökülüyor.
(bkz: istifa dilekçesini hazırda bekletmek) -
erkekleri etkilemenin en garantili yolları
onu etkilemek istiyorsanız önce annesini kopyalamak zorundasınız kızlar, başka türlü bu düz mantık canlıları asla kendinize bağlayamazsınız. inanın bana midelerine giden yol efsanesi tamamen uydurma, tek dertleri sürekli pohpohlanmak. -
kuaföre gitmeye üşenip evde manikür pedikür yapmak
o kadar heveslenip dünyalar kadar para dökerek alınan o alet edevat, banyo dolabının en karanlık köşesinde usulca çürümeyi bekliyor. iki tırnak etini alayım derken baş parmağı kasap gibi kan revan içinde bırakıp üstüne bir de asetonla yakmak bu işin yazılı olmayan kuralıdır. madem beceremiyorsun git paşa paşa ver kuaföre o parayı da şu parmakların insan eline benzesin be kızım. -
evlilik teklifi beklerken solmak
her lüks yemeğe çıktığımızda yüzük geliyor diye heyecanlanıp adama sahte gülücükler saçmaktan yemin ederim çene kaslarım eridi.
bu gidişle o pırlantayı kendi kartımla taksite böldürüp parmağıma bizzat takacağım, cidden fenalık geldi artık. - daha çok