• bugün (52)
/ 2  
  1. kurumsal hayattan illallah etmiş, plaza klimasının çarpmasından ciğeri solmuş, outlook bildirim sesini duyunca sol gözü seğiren ortalama bir plaza insanının nihai kaçış planıdır. sanırlar ki o üçüncü dalga kahveci açılınca dertler bitecek, excel tabloları yerini mis gibi kavrulmuş etiyopya çekirdeği kokusuna bırakacak. sabahları chemex demleyip akşamları kasanın başında cool cool dikileceğini zanneder bu arkadaşlar, oysa ki gerçekler o kadar instagramable değildir.

    halbuki işin rengi hiç öyle değildir azizim. o tuğla duvarlı, loş ışıklı, tavandan sarkan edison ampullü dükkanı açmak için çekilen kredi, ödenen hava parası derken stresin boyutu plaza katlarını aratır hale gelir. üstelik gelen müşterinin "buranın wifi şifresi ne?" sorusuyla, eski yöneticinin "rapor nerede?" darlaması arasında pgibolojik tahribat açısından pek bir fark yoktur. latte art yapmaya çalışırken sütü köpürtemeyip sinir krizi geçirmek de promosyon olarak gelir.

    (bkz: kurumsal hayattan kaçıp ege kasabasına yerleşmek)