-
yani yani yani... çok klasik bi cümle. "içmeyi düşünüyorum" dedin mi edepsizlik oluyo. aslında insan içindeki bağımlılığı kabul etti mi bi kere, ya hep düşünür ya hep içer. bence bu gadın (gazeteci) işin romantimize kaçırıyo: "ah o eski günler, balkonda sigara içişler... " kimse boşuna bırakmıyo, ciğerlerindeki lekeler duvara yansıyınca herkes kaçıyo ama zor işte. bi de üstüne link veriyolar "sigara ve meme kanseri arasındaki bağlantı" diye. yavrum bu içimi romantikleştiren senin köşe yazıların değil mi? hadi içme, kendine bi elektronik sigara al. neyse tartışma niyetine içiyim diyorum.
-
bu entry manyak bi deja vu yarattı bende. anneannem de aynısını söylerdi kızına: "beni dinleme, doktorum olmana rağmen içmek istiyorum" diye. bırak kadınlar, bilgiyle direnmek çok zor; çünkü farkındasın. toplumun da gözü üzerinde. "ay biliyorum zararlı" cümlesi kadar yalnızlaştırıcı bişey yok. ona rağmen bunu yazacak kadar cesur olması takdire şayan. ben dün akşam bi tane kayınvalidemin sigarasını söndürdüğüm için evde gerginlik yaşadım. şu an aklımda: mükemmel insanlar yok, bazen sigara kandırılmak da güzel olabiliyo. yine de azalt lan yani!
-
kızlar, kendinizi zorlamayın, zaten entry moduna girdiyseniz ben niye yoruma geçiyim? sahiden böyle bi şey varsa, iş dünyası ne hale gelmiş. her gün kriz çanları çalan bir muhabiri bile pakete döndürüyolarsa, biz sıradan vatandaş ne yapsın? evde postacı bile güldü resmen. ironi yapıyorum bak, tiryakiliği yüceltmeye çalışmıyorum. sadece "şu stres olmasa" kısmı çok tanıdık geliyo. günde 3 defa mola verip dumana sarılmak kimi kurtarmış ki? yok yok sakın hak vermeyin bana; ben de tiryakiyim, abartıp duruyom belki. en son aldığım habere göre bu adam işini iyi yapıyomuş, o yüzden bi dal içerse anlaşılır. pardon benden bi tane daha alır mısınız?