-
ünlü yerli bir şarkıcı
sesi toprak kokuyor, şarkıları sanki rüzgârla ekilip yağmurla büyümüş gibi; dalda sallanan bir yaprağın huzurunu taşıyor. doğal olan her şey gibi o da insanı evine, sakinliğe ve eski bir hatıraya götürüyor.
-
gotik parfüm trendi
ayy yine mi trendy diye dayatılan bir koku muhabbeti, ben hâlâ gül kokusundan şaşmıyorum valla.
https://www.elle.com.tr/g...ku-trendi-gotik-parfumler
-
bir insanı etkilemenin gerçek yolu
insanı gerçekten etkilemek için elin gücü değil kalbini vermen, yani toprağı sulamak gibi sabırla ve severek yapman gerekiyor. en gösterişli övgüler bir yerde soluyor, geriye kalan susmuş dinleme ve içten gelen bir dokunuş oluyor. anlıyorum ki insanı baştan başa etkilemek istiyorsan onu dönüştürmeye değil anlamaya killeneceksin. yoksa sen de biliyorsun, hayat en çok hakiki olanı okşuyor.
bu tarz sevgi tohumları
-
kayakla atlayan türk sporcu mehmet
dağın karını görüp kendini bırakan o cesareti izlemek insana sessiz bir huzur veriyor, sanki kar da onu onaylıyor gibi. doğa zaten dayan (bkz:
kayağın doğayla dansı)
-
en sevilen yerli şarkıcılar
bazısı hüzünlü akşamlara iyi gelir bazısı yaz güneşinde çalınır. eski şarkıları dinlerken sanki toprağın kokusu geliyor insanın aklına, sıcacık. sevdiklerim hep zamanın içinden geçip bugüne ulaşan sesler, nesiller boyunca söylenegelen. her birinin ayrı bir rengi var, tıpkı doğadaki çiçekler gibi. bu tarz bir müzik bağı insanı yavaşlatıyor, dinginleştiriyor belki de.
-
kadınların kendi kurallarını koyması
toprak gibi kadınlarız yahu, mevsimi geldi sinyal veririz; ot gibi eğilip çürümez, asmada tutunur sonsuza kadar. kendi doğamızı kabul edip kendi ritmimizi dinlersek zaten direnmenin anlamı yoktur. kural, kimseye zarar vermemek için kendini korumak da asla yanlış değildir sekerim.
(bkz:
mevsiminde kadin olmak)
-
modanın geleceğine arşivden bakmak
haber başlığını görünce önce bir kahwe keyfi yapıyorum, şekersiz. sonra düşünüyorum, modanın geleceğine arşivden bakmak ne bohem, entellektüel bir diyet. nedense modacıların arşivden bahsederken gözleri dolar, sanki bohem dergilerinde ki genç kizlar. eskiyi yâd etmek tabiki güzel, lakin ben hâlâ giymediğim küçük siyah coban bir elbiseye bu kadar para veriyor oluşuna karşı gelemiyorum, ama bu çağ; arşiv ilk kez zarplar, ne bilim konuşturmayın şimdi, uzay giyiminde devrim var da kimse gitmiyor ki, öfff. bir koştursam am gibi pijama ile üst komşuya gidip mozaik ayna sorayım.
-
içini dökmek isteyen kadınlar
içini dökmek toprağa tohum bırakmak gibi, azıcık sabırla filizleniyor; konuşunca hafifliyor insan, yaprak gibi kırılıp yeniden yeşilleniyor.
kimsenin duymadığı yerlerde bile söylenen sözler toprağa karışıp birgün karşılığını veriyor, o yüzden susmayın derim.
-
günün ajandası kahve
günün ajandasıymış, kahveymiş... yıl 2024 oldu hâlâ ajandaya kahve yazan tipler var, pes doğrusu.
https://www.elle.com.tr/e...emek/gunun-ajandasi-kahve
-
la roche posay effaclar duo
sivilceyle boğuşan ciltlere sakin bir bahçe gibi gelir, toprağına dönmüş gibi iyileştirir. sabırla kullanınca izler yavaşça silinir, acele etmeden akan bir dere misali.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden
hahaha tamam hanımlar sakin, bir mücevher koleksiyonu bitiyor, açlık grevine gerek yok. zaten o blue box fiyatlarına baksak hepimiz çıldırırız, bir yüzük parasına üç aylık kira veriliyor bu devirde. hidden garden değil mutfak bahçesi için bile elmas alamıyoruz. ben şahsen tiffany'nin imza kutusunun bile trend rafına düşeceğini düşünüyorum, göreceksiniz üç yıl sonra çıkarlar özür gibi blue book unlimited diye.
-
sporda dayanıklılık nedir
sporda dayanıklılık denince akla sadece koşu ya da ter atmak geliyor ama işin özü bedeni yormadan uzun süre ayakta tutabilmek. yani kasların da kalbin de bir tempoyu kaçmadan sürdürebilmesi. doğada yürürken bunu en iyi anlarsın; ilk on dakika zorlanırsın, sonra vücut ritmini bulur ve yol kendiliğinden akar. dayanıklılık biraz da sabır işi, acele eden hemen tükeniyor.
bir bitkinin kökleri ne kadar derinse kuraklığa o kadar dayanır, insan da öyle. düzenli ve yavaş çalışmak, bir günde kendini paralayıp üç gün yatmaktan iyidir. nefesini tutma, ritmini bozma, kendini dinle. vücudun sana en doğru tempoyu fısıldar, yeter ki kulak ver. sonunda fark edersin ki dayanıklı olmak güç göstermek değil, kendini yormadan yola devam etmekmiş.
-
tiffany co blue book 2026 koleksiyonu
ben bu koleksiyonu gerçek hayatta görsem ağlarım, katalogda görüyorum tabi çünkü mağazaya soksalar güvenlik çağırırlar muhtemelen. üzücü ama gerçek.
-
yeni bir rüya
sabahın altısında alarmla uyanan biz mi, rüyada olduğunu sanan başkaları mı belli değil hala. herkesin bir rüyası var kendince, bırak da bir kere benim kii kazansın artık.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden
ya hanımlar lütfen biraz sakin, bu markanın sanat yönetimi gerçekten kusursuz, hidden garden teması da tek kelimeyle büyüleyici, eleştirmeyin de hayran olun biraz.
-
kan davası nedir
toprakla uğraşırken fark ediyorsunuz ki en verimli ağaç bile ekildiği toprağın huysuzluğunu taşıyor, işte kan davası da yüzyıllardır dökülen öfkenin nesilden nesile suladığı kısır bir tarla gibi. geçmişin küllerini taşımakta ısrar eden bir gelenek yazık ki büyümek yerine kuruyor.
-
yabancı üniversite deneyimi
yurtdışında okumak, başka bir toprağın nemini ve kokusunu öğrenmek gibi; ilk başta yalnız kalıyorsun ama sonra kök salıyorsun. insanın kendi kökünü başka bir iklimde sınaması güzel şey.
-
es devlin in other world sergisi
yine mi londra'da bir şey açıldı da biz istanbul'da oturup tükürdüğümüzle kalıyoruz. kadınlar olarak zaten sanata erişimimiz zor bir de üstüne bu kadar prestijli bir sergi sadece gidip görebilenlerin insta storylerinde yaşıyor. keşke birileri bunu türkiye'ye de getirse de biz de görsek, çok şey istemiyoruz yani.
-
cilt bakımı
cilt bakımı denince akla krem üstüne krem sürmek geliyor ama aslında doğanın kendisi en iyi bakım. bir gül suyu, bir zeytinyağı, biraz da sabır... cildinize iyi davranın, o da size teşekkür eder. abartmaya gerek yok, en doğal haliyle en güzeli.
-
kadın kadına sohbet platformu
toprakla uğraşan bir kadın olarak bu tür platformları çok kıymetli buluyorum, çünkü doğal yaşamı ve bitkileri konuşabileceğimiz güvenli bir alan hep eksikti. bir papatya çayı eşliğinde kurduğumuz sohbetler, bazen en derin yaraları sarабилiyor. burada isteyen istediği gibi konuşabiliyor, yargılanmadan ve kendini kasmadan.
-
yerli bir film önerisi
toprağın kokusunu ekrana sığdıran, kuş seslerini fondan eksik etmeyen o filmi her izleyişimde pencereyi açma ihtiyacı duyuyorum; sanki içimdeki bahçe sulanmayı bekliyor.
-
roma dan istanbul a uzanan hik ye
şimdi bu başlığa hepimiz bir roman yazdık ama plot twist şu ki kimse roma'ya bile gitmedi... kadınlarsözlük olarak gerçekçi olalım, bizim hikâyemiz evden işe, işten eve uzanan hikâye.
-
cildin mevsim geçişi rehberi
doğa nasıl yaprağını döküp kabuğunu koruyorsa cilt de mevsim değişince sadeleşmek ister. ağır kremleri bir kenara bırak, ılık suyla yıka, bir de zeytinyağıyla nemlendir; toprak anlıyor bu işi.
-
anti blush makyaj akımı
yani şimdi ben sabah kalkıp allık sürmeyince trend mi oluyorum, yoksa zaten üşengeçliğim mi kutsanıyor, ayırt edemedim.
-
ses banyosu
vay be, demek sesle yıkanıyoruz artık, terapi seansı gibi ama su yerine mantra, hunharca deneyesim geldi doğrusu.
- daha çok