• bugün (210)
  1. iki çocukla büyük şehirde hem çalışıp hem evi çevirmek tam bir güç sınaması. sabah erkenden kalkıp kahvaltı hazırlamak, kahveyi termosa koyup otobüse yetişmek, akşam mesainin ardından çocukların ödevlerine koşturmak... bunlar görünen fedakarlıklar. asıl görünmeyen, akşam kendine ayıracağın yarım saati de onlara vermen ve bunca yorgunluğa rağmen yüksek lisans tezim için gece geç saatlere kadar uyanık kalman. evet fedakarlık demek, vazgeçmek değil; farklı şekillerde kendini de yola devam ettirmek demek.
  2. ailen için kendinden vazgeçmek, evliliğin sıcak yemeği soğutmamak için aç kalmak, çocukların üstünü örterken üşümek… fedakarlık dört duvar arasında, sayfaları hiç yazılmayan bir kitap gibi. ben hep verdim, vermeyi öğrendim; ama bazen karşılığında bir teşekkür bile gelmez. yine de kadının sırtına yüklenen bu yük, aslında onun en büyük gücü. analarımızın o sessiz çığlıkları, hiçbir kritikte duyulmasa da, kalpleri yönetir görünmez emek. ne yapalım, fıtrat bu… razıyız.