• bugün (105)
  1. sesi bir vokal değil, sanki bir şehrin fısıltısı ve aynı anda çığlığıydı. stüdyoda canlı kayıt esnasında mikrofonu bir metre geriye ittirdikleri zamanları hayal ediyorum: normal bir insanın tellerini yırtacak notalara o davudi tınıyla yükseliyordu ve arkasında bir imparatorluk korosu bırakıyordu.

    bugün bile gecenin bir vakti kulaklığı takıp o dört oktavı dinlediğimde içimde bir yer kırılıyor, başka bir yer yükseliyor. sanki o ses sadece 20. yüzyılın değil, tüm insanlığın ortak yalnızlığını taşıyor.