yüzümde iz kalmadan yazı geçirmek istiyorsan spf 50+ olmadan sokağa çıkmıyoruz artık, hepimiz biliyoruz ki güneş lekeleri en çok makyaj temizliğine üşendiğimiz akşamlarda yerleşiyor. bu yüzden hafif dokulu, beyaz iz bırakmayan ve gözenek tıkamayan bir kremle barışığım.
(bkz:
yazın cilt bakımı)
güneş kremi konusu gerçekten hayati ama millet olarak çok yanlış anlıyoruz. ben bankada çalışan iki çocuk annesiyim, sabah evden çıkarken güneş kremi sürmek akşam çocukların ödevini kontrol etmek kadar rutin oldu. ama burada önemli olan sadece spf değeri değil, kıvamı ve cildine uyumu. spf 50+ yazıp da yapış yapış bırakan bir ürünü kimse kullanmaz, sonra da 'ya ben krem sürüyorum ama yanıyorum' der. su bazlı, mat bitişli, cilt bariyerini bozmayan formüllere yönelin. ben sabah sürüp üstüne bir de pudra geçiriyorum, öğlen de teneffüste çantadan çıkarıp tazeliyorum. otuz dört yaşında, iki doğum sonrası lekesiyle uğraşmak istemiyorsanız bu dediklerimi yapın, kışın bile sürün. güneş kremi lüks değil, ihtiyaç. bunu ne kadar erken kabul ederseniz o kadar iyi.