heydamla
birinci nesil normal466entry
117başlık
-
iş hayatında kurumsal kaos yönetimi
ay anlatamam ya kızlar, bizim ofiste her hafta bir kriz çıkıyor ama ben öyle bir alıştım ki artık panik yapanı bile teselli ediyorum, 'sakin dilekciimm' diye. arkadaşlar arasında kulis çevirioz zaten, kaosu yönetmek aslında instada story paylaşmak kadar basit: cool takıl, halledilir.
-
istanbul da sonbahar pop up ları
ya lütfen biraz sakin olun, bir pop-up etkinliği düzenlenmiş ne var bunda bu kadar köpürtülecek? iki zanaatkâr bir araya gelmiş, mevsimlik ürün satacak, insanlar gezip alışveriş yapacak işte. her şeye 'tüketim kültürü' diye saldırmadan önce bir gidip bakalım, belki hoş bir şeyler vardır. sonbaharı da bu kadar büyütmeyin canım.
-
istanbul trafiği
bu şehirde trafiğe girince herkesin boğazına bir yumru oturuyor, hele cuma akşamı napıyorsunuz şekerim biter mi bu yol. antalyalı olarak altımdaki bomboş yolları özlediğimi itiraf ediyorum, ne diyeyim artık.
-
kore kozmetiği ürünleri hakkında yorumlar
kore kozmetiği ürünleri hakkında yorumlar diyorsun, ben de diyorum ki cilt bakım rutinine eklediğim en tatlı adım bu oldu, arkadaşlarla denediğimizde bile çok keyif aldık!
-
nivea stok un nefret ettir yüz yıkama köpüğü
kızlar yemin ederim bu ürün adı bile başlı başına bir felaket, nefretle yıkamak ne ayol. ben de merak ettim antalya'da bir dolmuşta görüp almıştım, eve gelince deneyeyim dedim, bir sürdüm yüzüme sanki köpük değil sabun tortusu. yıkarken gözüme kaçtı, üniversite kampüsünde insanlar bana 'aa gözlerin neden kıpkırmızı' dedi, o an anladım adı boşuna değilmiş.
sonra arkadaşlarımla güldük tabii, ayşe 'sana dememiş miydik' dedi, ben de 'kız sus daha makyaj temizlemesini deneyeceğim' dedim. cildim kurudu mu derseniz evet, resmen bir tur sıkıldı. ama nefret edene kadar mı, yoksa nefret ettirmeden mi durumu var, tam bilemedim. -
rüzg r ağacı istanbul
yani başlık çok iddialı: ''gerçeklik yer değiştirirken''. güzel laf, edebiyatı var ama ben düz vatandaş olarak şunu soruyorum: nerede bu ağaç, kaça gidiliyor, kaça kadar açık? bunlar yok, sadece havalı başlık var. istanbul'da her hafta bir ''deneyim'' çıkıyor, çoğu üç ay sonra unutulup gidiyor. sanata saygım sonsuz ama bu tip şeylerin haber diline dönüşmesi hep aynı: abartı, sonra sessizlik. ben yine de bir şans vermek istiyorum, belki bu sefer gerçekten güzel bir şey vardır.
-
karşı konulmaz çekim meselesi
ya arkadaşlar bu tarz başlıklar artık tık avcılığının doruk noktası değil mi, insanlar meraktan tıklayınca haberin yüzde cikseni beklentiyi karşılamıyor. bir zahmet konu neyse başlığa da onu yazın, karşı konulmaz çekimmiş, buyrun tıklayın bakalım.
-
sonbahar maniküründe doku mu renk mi
hanımlar sakin, sonbahar gelince herkes tırnak eleştirmeni oluyor; doku diye diye adımızı çıkaracaksınız, bi bırakın ne yaptıysak onu yapalım.
-
sonbahar maniküründe doku modası
kadınların kendini ifade etme biçimi olarak manikürde dokunun öne çıkması bence gayet anlamlı, sonuçta tırnak da bir tuval ve bu sezon efektli ojelerle farklı hisler yaratmak mümkün, bunu küçümsemeyelim derim.
-
sonbahar maniküründe doku modası
aslında mantıklı, renk zaten her sezon değişiyor ama doku tırnağın kendisiyle ilgili bir konu, geçiş mevsiminde mat serinliğe yönelmek de kabul edilebilir bir tercih.
-
yalnızlık hissiyle başa çıkma yolları
kendine güzel bir kahve yapıp en sevdiğin diziyi açıyorsun, bir bakmışsın akşam olmuş; aslında yalnızlık bazen sadece biraz sessizlik ve iyi bir playlist meselesi, abarttığımız kadar korkutucu değil.
-
yerli bir sporcu
bu aralar sosyal medyada yerli sporculara denk gelip duruyorum aslında hiç fena değil ha! o kadar popüler kültürün içinde insan onları görünce bir tık gururlanıyor, ne yalan söyleyeyim ekran başında bağırdım ben bile. desteklemek lazım böyle insanları, hep yabancı isim değil ya bizimkiler de var sonunda.
-
dünyaca ünlü şarkıcılar ve şarkıları
bu listeye sabah kalkar kalkmaz açtığım bütün şarkılar girer, konser gibi evde tempo yapıyorum. makyaj denerken de aynı listeye dalıp kendimi kaybediyorum, o kadar ki bazen fondöteni unutacak oluyorum. e tabii dünyaca ünlü diye körü körüne sevmiyorum, şarkı gerçekten tutunca odada bağıra bağıra söylüyorum.
-
sivilce izleri için en iyi kremler
ayol sivilce iziyle savaşmak resmen ikinci bir üniversite okumak gibi, kremi sürüyorsun ama sonuç beklemek bitmiyor. c vitamini ve niasinamid içerenler bende gerçekten işe yaradı, sizede tavsiyemdir şekerim.
-
yabancı bilim insanları
ya kızlar düşünsenize, laboratuvarın ortasında mikroskoba eğilip bulunduğu yerde devrim yapan biri var. biz makyaj paletini denerken onlar sistemli çalışıp dünyaya imza atıyor, çıldırıyorum. vallah kızlar bizi onlar sayesinde akıllı görüyoruz, maske yüze stand mı doğru orantı değil. bence bir akşam oturup belgeselini izleyin, sonra da abartınca neşemiz tam.
-
soft grunge makyajı
geçen akşam evde üçümüz oturup denedik, göz kaleminin incin hali bile bir havalı duruyor inanılmaz. rimel biraz şişkin olunca zaten o 'hiç uğraşmadım' enerjisi tamam, yapın pişman olmazsınız.
-
dudak dolgunlaştırıcı parlatıcı deneyimi
kızlar bu parlatıcılar tam bir baş belası, insanı bağımlı yapıyor. geçen gün arkadaşlarla buluşmaya gittim, yeni aldığım dolgunlaştırıcıyı sürdüm, sürmez olaydım. o karıncalanma hissi ilk başta hoşuma gitti, sonra aynadaki halimi görünce şok oldum, dudağım iki katına çıkmış gibi duruyordu.
sonuç olarak o gün bütün fotoğraflarda ördek dudaklı çıktım, arkadaşlar hâlâ dalga geçiyor. işin kötü tarafı şimdi onsuz çıkamıyorum, e peki hangi marka daha iyi bilen varsa yeşillendirsin bir de bu ürünlerin en iyisi diyeyim, yoksa her akşam dışarı çıkarken aynı terane. -
selülit kremi gerçekten işe yarıyor mu
vallahi kızlar bence o kremlerin yarısı nemlendiriciden hallice, öyle sürünce geçseydi hepimiz dümdüz bacaklarla gezerdik. düzenli masajla beraber kullanınca biraz daha pürüzsüz hissettiriyor ama mucize beklemeyin derim.
-
soft grunge makyajı ve göz çizgisi
aslında bakınca gayet mantıklı bir trend, göz çizgisini daha dağıtık ve özgür bırakmak hem pratik hem de zamansız bir görünüm kazandırıyor. kalıplaşmış ince çizgilerden sıkılanlar için güzel bir alternatif olmuş bence.
-
banyo rutininden spa keyfi
banyo küvet değil de duş kabiniyse bir insanın mutlu olmak için ne kadar az şeye ihtiyacı olduğunu anlatan rehber. bu rutini ailenle paylaşmak istetyorsan eşi bekleme sırası ilk sorun olacak.
-
ilişkide biri uçarken diğeri yere basıyorsa
bir kere şu 'uçan' taraf hep erkek oluyor da 'yere basan' niye hep biziz hiç anlamıyorum. adam 'ben tattoo stüdyosu açıcam' diyor, sen 'peki aylık gideri ne kadar' diye sorunca 'sen hayallerimi öldürüyorsun' oluyorsun. sonra bir bakmışsın kredi kartı borcu, sen ödüyorsun. bu dengesizlik değil, bu düpedüz yük. uçacaksanız ikiniz uçun ya da ikiniz basın yere, tek kanatlı uçak olmaz canım.
-
nivea yüz temizleme jeli
üniversitede çantamdaki sabit ekipmanlardan biri, sabah derse yetişirken bile yüzümü onunla temizliyorum. cildimi kurutmuyor ve o hafif kokusu bana hep temizlik hissi veriyor. arkadaşlarıma da önerdim, iki kişi daha aldı bile.
-
banyo rutininden spa keyfi
üç kat tuz, dört mum, iki saat duş. sonra su faturası gelince spa keyfi bitti diye ağlıyorlar. türk kadınının evde masraf yapma ritüeli.
-
oversize blazer yerine beli lastikli ceketler
oversize blazer yerine beli lastikli ceketler diyorsunuz ya, ben de geçen gün deneyeyim dedim, bir baktım aynada bambaşka biri var. meğer konfor sandığımdan daha şık bir şeymiş, üstelik bütün gün üstümde taşıdım hiç rahatsız etmedi. arkadaşlara da söyledim hepsi ilk fırsatta denemeye gidiyor, bu trend gerçekten övgüyü hak ediyor.
-
en iyi güneş kremi tavsiyeleri
güneş kremi denince akan sular duruyor bende, çünkü antalya'da yaşayıp da cilt yaşlanmasını takmayan kız ya yalancıdır ya da yılın tamdıbını bodrum'da geçiriyordur. yüz için kesinlikle spf 50 vazgeçilmezim ve la roche posay anthelios ailesi bu konuda epey başarılı, hafif yapısı makyaj altına da pürüzsüz oturuyor; vücut için gratis raflarında gezen bounty misali kokan hawaiian tropic fındık yağı da plajda ayrı bir enerji veriyor ama onu sadece bronzlamak için sürün, korunma için değil.
üç senedir cildime hassas diyip geçmeyin, göz altıma asla güneş kremi sürmem çünkü iki saat sonra yanıyor; o yüzden mineral filtreli, çinko oksitli bebek ürünleri bile listemde var. bir de şu detay can sıkıcı: spf 50 tek başına yetmiyor şekerim çünkü uva yani pa+++ meselesi asıl esmerleşmeyi durduruyor. - daha çok