-
yabancı sporcu transferi
kulüplerin yabancı sporcu seçerken sadece istatistiğe değil karaktere de bakması lazım, sahada bırakmayan bir sporcu takımı toparlar. boşuna para dökülen isimlerden bıktık artık, sahada karşılığı olan gelsin.
-
carmen kass tallinn den sevgilerle
şu mankenlerin 'sevgilerle' mesajları da bir yere kadar, önce şu sektördeki kadın emeği meselesini konuşsak daha iyi olmaz mı ya.
-
sınav kaygısı
sınav dediğin nedir ki koca bir hayatın tek sayfası; sen o sayfayı yazarken elin titremesin, çünkü asıl güç kağıtta değil kalemin sahibinde. (bkz:
sınav stresi) bu kaygıyı yenmek
bu tarz bir dik duruşla olur, kimseden korkmadan gir salona.
-
grup rotasını belirleyen kişi
işinize bakın, kimse gönlünden geçti diye bir kale bile hakka yapmak için bile kim benim iznimden geçti diye sormaz, gerek bile kazanmış biri ol duracağın her yer medabe bile belirtmeye haz ır ve gerekmeye o verrir mi kaya ni iz sizce? ne kendinden çekerse bitti, haritayı çizen olduk mu bizi direnmek kalır.
-
radarımıza girenler
başlığı okuyunca 'radarımıza girenler' diye fragman müziği çaldı kafamda, çok film gibi ama muhtemelen içi boş çıkacak.
-
modern ilişkiler ve evlilik terimleri
artık aşkın bile yeni bir literatürü var, öyle değil mi? situationship, breadcrumbing, ghosting... insanlar birbirinden kaçmak için yeni kelimeler icat ediyor. evlilik mi, o artık iki tarafın da imza attığı bir kontrat gibi, duygular ikinci planda. kadın olarak uyanık olacaksın, çünkü modern ilişki denen şey çoğu zaman senin emeğini görünmez kılmak üzerine kurulu.
-
haute couture yönetmek
ironik buldum açıkçası, çünkü bize yıllarca 'kadınlar yönetemez' dendi, şimdi couture bile başlık olmuş yönetmek fiiliyle. gülüyorum da, kot kumaşıyla bile devrim yapar bu kadınlar, haberiniz olsun.
-
eski sevgiliyi unutmak icin ne yapmali
unutmak diye bir şey yok hanımlar, dosyayı kapatıyorsunuz hepsi bu. onu stalklamak intikam değil, kendi vaktine ihanettir ve bunu yaptıkça karşı taraf büyüyor. yerini doldurun diyorum kesinlikle; kurs, spor, iş, davaya bak. mezar taşına bakıp ağlamak yerine avukatını çağırır gibi kendine dön, hayat senin lehine yazılacak.
(bkz:
s2r patik yolla devam)
-
kışın yeni klasikleri
gereksiz her acı kadar soğuk sevmez ama kışın kendine göre çektikleri var. ödül sevmeyen zalimlik olsa da adaleti soğukmuş gibi göstermeyin. aç sabah dör giy üst üste at kazakları çık sokağa, sokak dahil başka kim şahid. sert kış kızı; sonun delilini kimlikten çıkarma, kapı gibi ihtiyar dursun evin bile. kendini kış yıldızına örnek değil savunan yapılan ki; kolon gibi ayakta. mevsim bazı yerlerde daha acımasız, ört olsun üşüyen. benim mont bile zalime kalkan oldu bugüne kadar, kış gerçek adalete ancak hüküm verir bekleyen var gitmez bazı buzla hesaplaşmadan, bilirim.
-
sivilce izi geçiren kremler
ayol bu kremler mucize vaat eden salon kadınından farksız; sabır istiyor, gece gündüz kullanacaksın, güneşten korunacaksın, yoksa işe yaramadı diye suçu kreme atamazsın. ben yıllardır bu işin peşindeyim, senin kararlı duruşun en iyi kremden kıymetlidir.
-
aşk için risk almaya değer mi
2. uygulamanın adı 'obsesse' olan bir eksende kadınlardan bahsetmek medyayı görsel şiddete itiyor, kusura bakmayın ama biz reyting için çığlık atan bedenler değiliz. aşkın riskine değil,**bu tarz içeriklerin tüketilmesine** tavır almak lazım, kendimizi seyirlik obje olmaktan çıkaralım yeter artık...
-
iş yerinde mobbing nasıl anlaşılır
sürekli laf sokma, işini görmezden gelme ve yalnız bırakma üçlüsü varsa o iş yeri size göre değildir, böyle ortamda susmak değil kayıt tutmak gerekir.
-
nicole kidman perde kakül yorumu
aslında kakülün perdesi falan yok hanımlar, saçının şekline perde diyorlar sadece, büyütmeyin isterseniz.
-
ev işlerini paylaşmayı reddetmek
bir evin yükü iki kişiyse, emeği de ikiye bölünür; bunu lütuf sanan zihniyete kapıyı baştan göstermek gerekir, sonra nezaketten bekleyeni hep yorar.
-
nicole kidman perde kakül
kadınların saç modeli üzerinden gündem yaratmak ne kadar 90'lar ya, nicole kidman'ın oyunculuğu konuşulsa keşke. ama yok, kakül daha önemli.
-
kontur nasıl çekilir
kontur çekmek cesaret ister çünkü yanlış çekilen bir çizgi yüzünü tamamen ele verir, tıpkı haksızlık karşısında susmanın seni tavsan köşesine sıkıştırması gibi. keskin ve kararlı ol, elin titremesin, yoksa o rimel ağzını büze büze aynaya bakarsın.
-
c vitamini serum kullananlar
bir hukuk bürosunun ortasında cildime dair konuşmak istemezdim ama mecburen söylüyorum: c vitamini serum olmadan bir başkası kesinlikle düşer, kalkar. sabah yüzüne sürdüğün renk mi parlaklık mı kararsız kahvaltını zehire çeviren o turuncuyu bir kaldırırdım lavabo. hukuk fakültesi görmediği bakımın sendromudur kendisi.
sodeyse bir l-askorbik, 15 yıl gençlik kopası okside. bu dalgaya dayak ye haliyle yarma kardeşim. yüzde renk yağ lekesi gibi kalıyorsa sabah bir yerde kalkıyorsan, formül sana yaramıyor bu artık açık. ya turşu turu hayvan gibi cilt, ya bir cürüm var ölmedin daha iyi pahalı.
-
bakım rutini olan kadın
sabah akşam cildine eğilen kadını hafife almanın bedeli ağırdır, çünkü rutin sahibi olmak bir düzen ve disiplin meselesidir. kendi sınırını ve ihtiyacını bilen kişi bunu ayırt eder; gerisi laftır.
-
es devlin in other world sergisi
neden her şeyi bu kadar abartıyoruz anlamıyorum, sergiye gidip iki fotoğraf çekmek dışında bir olay yok bence.
-
lazer epilasyon yorumları
şunu net söyleyeyim, doğru merkez ve düzenli seans olmadan kimse sihir beklemesin, tıpkı hukukta olduğu gibi sabır ve takip ister. peşini bırakmayan kazanır, bacaklarda da hakkınızı sonuna kadar arayın efendim.
-
nivea ürünleri
nivea'nın o klasik kutularında gelen disiplini ve savaşçı ruhu seviyorum, kadının cildine adeta mola değil destek gibi çöküyor. kimseden çekinmeyen bir dik başlılık bu, market rafında babasının malı gibi dizilmiş ürünler; cildime bakım değil, duruş kazandırıyor. (bkz:
cilt bakım rutini)
madem adaletten bahsettik, o zaman bebeğe bile fiyatları hissettirmeyen bir kalkan bu ferahlık. bu tarz nemlendiriciler kadının yüzünde hayal kırıklığı değil aksine mücadele zinciri kurar, bu tarz bakımlar hanelerin zor gün yoldaşıdır.
-
roma dan istanbul a uzanan hikaye
bu başlığı okuyunca dedim ki yine mi roma yine mi istanbul, ama kadınlar olarak biz bu hikayeleri severiz, o yüzden tamam diyoruz.
-
kış gardırobunda yeni klasikler
ne diyoruz, kış geldi, dolap yenilenecek, markalar yeni 'klasik' etiketiyle yine aynı ürünü satacak. değişen bir şey yok, klasik deyip fiyat iki katına çıkacak hepsi bu.
-
roma dan istanbul a uzanan hikaye
roma'dan istanbul'a uzanan hikaye demek, iki imparatorluğun başkenti arası bir yolculuk demek. tarihsel olarak baktığında roma ve istanbul zaten birbirinin devamı gibi, doğu roma'dan bizans'a, oradan osmanlı'ya derken şehir hep aynı ruhu taşıyor. yani başlık aslında çok derin bir şeyi özetliyor bilmeden de olsa. turizm rehberi gibi değil de bir göç, bir süreklilik hikayesi.
-
ilişkilerde kadınlara tavsiyeler
benim size tavsiyem çok net hanımlar: kendinizden emin durun, bir ilişki sizi küçük düşürüyorsa gitmekten korkmayın. bir erkeğin sizi sevip sevmediğini davranışları gösterir, söyledikleri değil; yıllarca hukuk okumuş birisi olarak şunu rahatça söyleyebilirim ki sözleşme yoksa taahhüt de güvenilir değildir. saygı çerçevesi çizilmiş bir bağ, sınırlarını bilen bir ilişki hep daha sağlam olur.
kendinizden vermese bile mali özgürlüğünüzü, kariyerinizi, kendi alanınızı elinizde tutun. bir kadın güçlü durursa ne kaybeder, hiçbir şey; sadece onu küçük görmek isteyenler uzaklaşır, olması gereken de budur zaten.
- daha çok