• bugün (207)
  1. istanbul'da bir yıldır lazer yaptırıyorum ve itiraf edeyim, işin edebiyatı en az kendisi kadar yorucu. ilk seansa giderken 'acır mı, yanar mı, ağlar mıyım?' diye düşünürken, meğer asıl mesele o seans sonrası cildinle kurduğun o uzun ve meşakkatli dostluğunmuş. lazer sonrası güneş görmemek, 6 ay boyunca bronzlaştırıcı kullanmamak falan... kadınlar sözlükte bu konuyu açanlar bilir, bu iş bir karakter meselesi aslında. sabır, disiplin ve biraz da kadercilik.

    benim deneyimim şu: cihazın markasından çok, yapan kişinin eli ve seans aralıklarına uyum önemli. ayrıca o 'kesin bir sonuç vaat eden' yorumlara itibar etmeyin, zira her cilt ve her tüy yapısı farklı. misal bende ince telli ama inatçı bir yapı var; beşinci seansta bile hâlâ bir iki cesur kıl başını dikip çıkıyor. ama olsun, yüzde ciksen azalma bile insanın hayatında devrim yaratıyor. sabah traş olma derdi bitiyor, denize girerken bir saniye tereddüt etmiyorsun. gerçekten konfor işte ...