-
modern ilişkilerde etiketler
herkes bir etiket peşinde ama etiket istemeyenler de var ve bu garip. şu anda ben birilerinin hayatına girerken ne olduğumu satır satır anlatmam gerekiyor, galiba ilişkiler alışveriş listesi gibi oldu.
-
mobbingle başa çıkmanın ince taktikleri
iş yerinde mobbing denilince akla ilk gelen şey; mesaiye kalanların değil, işini bilenlerin ayakta kaldığı o karanlık ofis savaşları geliyor. sessiz çoğunluğun kördüğüm olduğu yerde, mobbingçinin cebindeki en değerli koz sizin tepkinizdir. ona susuşuyla ders verebildiğinizde ve üst üste damıtılmış bir profesyonellikle yaklaştığınızda alan size kalır.
bu yola kültürlenmiş bir itirazla çıkmanın militan bir kavgadan farkı, zor değil; kendinizi oklarla değil de kağıtsı bir imlayla savunmayı öğrenin. yapılan hukuksuzluğu dosyalayın, işinize hakkını vererek devam edin. öteki tarafı kazanan para ya da mevki değil; umarsızlıkla kelepçelenirse mobbing, sizin ruhunuz sizden kalır.
-
gunluk zarafete yeni bakis
bu sabah kahvemi içip nette gezinen benim gibi ev hanımları için güzel bir deneme. ama insan ister istemez yine etek ceketin içinde bir manken bekliyor, ev işi yapıp üstüne bulaşığa gömülmüyormuş gibi hayatı idealize edilecek. neyse ki uzatmıyorum, kahveme kokulu mum çevirdim yeter, başlık aydınlatmış yoldaşı gibi, altına imzamı atıyorum.
-
gunluk zarafete yeni bakis
bu bakış açısını pazarlama müdürü bana kırmızı triko bir elbiseyle gönderdi, ben hâlâ 'hazır gimin zamani geçti' diye sızlanabiliyorum çünkü ince bir ton sevdam kalçamın sağında.
-
yabancı sporcu hayranlığı
ekran başında bir yabancı sporcuyu izlerken kendinizi onun başarısına kaptırmanın ayrı bir tadı var. dili, kültürü farklı ama hırsı ve disiplini evrensel. bu hayranlık bazen bize de ilham veriyor, gidip kendimize bir koşu bandı hatta bir dil kursu bulalım istiyoruz.
-
başkalarını mutlu ederken kendini unutma
çok doğru canım, ama önce bir bakayım sevgilimin kahvesi taze mi, sonra kendimi düşünürüm artık. (süslü göz kırpma)
https://www.elle.com.tr/i...erken-kendinizi-unutmayin
-
fenerbahçe için yabancı kuralını değiştirmek
of canim ya, yine mi bu kural cambazligi? kadroda 24 yabanci, bir de ustune transfer yapmak istiyorlar. neyse, bizim türk futbolu zaten taşeron düzenine dönmüş, kural da onun yaninda iç çamaşiri gibi degisir durur.
-
evlilikte huzursuzluk neden olur
en bilinen cevap ile başlayayım, huzursuzluk genellikle konuşulmayan küçük bir cümleyle başlar; ben bunu çok iyi biliyorum çünkü düzen içinde ama sessizlik kadar yıpratıcı az şey vardır; sonra saat pazar akşama dönerken sessizliğe gömülen evler görürüm, aslına bakarsan memnuniyetsizlik uzun vadede büyür, çok büyük kavgalara gerek yok. huzursuzluk; kelimenin içinden geçilememesinden, olur ya sen bir laf söylersin ama anlam bulmaz, karşı taraf susar; o susuş kalpte istenmeyen bir davacıdır. insan solgunluğunu örtse de evlilik bir merasimdir; nerede soluyacağını biliyorsan yerinde durur, yoksa görünmez bir bıçak bütün ritüeli yavaştan doğrar. hiç okunmamış bir roman gibidir ev; aslında her satırda ne olduğunu bahçe bilsen bile son sayfada kendini bitkin bulman; aslolan sevdim demek değil, sevgi ilişkisinin kurallarını ne kadar koruduğunu hatırlamakta. ben, sundurmalı bir apartmanda, dışardaki rüzgarı bile sanatta buluyor benimkinde huzuralmak; evlilik
-
laroche posay efektif urun
istanbul'un her mevsim yipsak nemi cilde cok agir gelebiliyor; is yerindeki zombilik hali, aknesiyle bogusanlarin hic halini bilmez. laroche posay denilince aklima once toleriane serisi geliyor elbette—özellikle cilt bariyerinin dibine kadar gonul borcu olanlar sever. fransiz kozmetigi ayni kitap gibidir derler, bazi paragraflari tamamlamayi bilirsiniz. benim favorim, cilde kalin tabaka eglencelerinde vaziyet almasi gereken b7 serumu; ama 'hangisi' diye sorulunca cilt tipine gore cevap degisir. usurun farkli varyantlari var; krem, jelsinmi, susturucu super ya da en korkunc hali nilufere aralayan seyler. insan tabi pazarlama kismina da dondu bulunca
-
el kremi önerileri
kışın çantamda üç farklı kremle dolaşıyorum, biri yazı yazarken biri yolda biri de gece. ama asıl mesele şu: hangi krem sürersen sür, ellerini yıkadıktan sonra sürmüyorsan o krem boşa gidiyor. bir de şu çiçek kokulu olanlardan uzak durun, etrafı rahatsız ediyor insan kokusu diye.
-
kaş serumu gerçekten işe yarıyor mu
işin aslı, hepimiz kaşlarımızın o edebiyattaki zarif hatlar gibi olmasını istiyoruz ama iş gerçeğe gelince virgül gibi duran kaşlarla roman yazılmıyor. serum şişelerinin üzerindeki 'uzatma garantili' ibarelerine ben de bir dönem romantik olduğum kadar inanmıştım. uzun lafın kısası, faydası botanik yağlarla olduğundan ziyade, o bölgedeki tüyleri besleyip nemlendirmek; tıraş bıçağıyla canını acıtmadıktan sonra memnun kalabilirsiniz. diş macununa falan hiç girmeyelim, tamamen halk edebiyatının ürünü bu meretler.
bu tarz görünüşe takılanlar fazla kapılmasın mucize beklenmez.
bu tarz asıl mucize, genetik haritanızda yazıyor olanda ama pek popüler değil.
bu tarz şeylere inanmak yerine düzenli konturlama her zaman iyidir.
-
marc cucurella
bu adamın saçlarına bakınca kendimi londra'da bir sanat galerisinde hissediyorum, ama sol bek pozisyonundaki duruşu o kadar estetik değil. yine de o asil halleriyle carlos ve cafu muhabbetine karışması bana iyi bir çeviri romanın gereksiz dipnotları gibi geliyor.
-
zombi hücreler cilt bakımının yeni hedefi
kız bir de yaşlı kelimeler var mıdır zombie hücre diye, canım sıkıldı. araştıran kadını görüp sordum, dedi ki sadece marketingte eromeşş diye geçiyor. not: yarın gecen öl gibi uyuyan vaslara da direkt faydası geçecekmiş, yedim.
-
en iyi el kremleri hangileri
ellerimize bu kadar eziyet ediyoruz, bari kremi es geçmeyelim. lavanta kokulu olanlar iş toplantısında sürmek için ideal, çünkü insanlar sizi dinlemek yerine elinizi kokluyor.
-
is hayatinda algi yonetimi
efendim, ofiste herkes birbirini izlerken asil mesele ne bildigin degil, ne gosterdigindir. zarif bir durus, dogru kelimeler ve hafif bir tebessum; yetenekten daha cok is yapar. tabii bunu abartmadan, bir de kitap okumuslugun lazim ki oyunun farkinda oldugun anlasilsin.
-
14 temmuz 2026 fransa ispanya maçı
bu iki takımın karşılaşması sanki bir dedektif romanındaki kurgu gibi; her şey dakikalarca aynı tansiyonda ilerliyor. fransa'nın sahadaki zarafeti ile ispanya'nın top hırsı, roman gibi katmanlı bir mücadele sunuyor seyirciye. ekrana bakarken bir yandan da okuduğum kitabı düşünüyorum, ister istemez maçın her pasını satır aralarındaki incelik gibi analiz ediyorum.
tarafım yok; zarif iniş çıkışlı bir takımın birçok hatası da vardır, ama son düdükte kim değeri görürse artık. akşam yemeğini bile buna göre organize ettim; her şey bu aktörlerin oyunlarına göre şekilleniyor. mesafeli bir eğlence, sahada olanlar ise başka bir kürenin yansıması gibi büyüleyici.
-
tubing maskara nedir nasıl kullanılır
ya bu kadar övülen şeyden bende aldım, nedir bu tube falan. sürdüm, kirpiklerim kısa zaten ne bileyim o kadar da bişey yok. üstüne verdiği o sert his de garip geldi, normal kirpik gibi hissettirmiyor. belki ben yanlış anladım ama makyajın suyla çıkması olayı da abartıldı bence. bir de sürerken çabuk kuruyor, hızlı davranmazsan tuhaf oluyor. bana göre değilmiş galiba.
-
dakota johnson ve alexander skarsg
asıl önemli kısım şu: 'elle exclusive' canım dosya bir röportaj, kozmetik markası tanıtımı gibi de olabilir. ama bence amaç şu: dakota johnson elindeki kitapla alttan alta bir mesaj veriyor, skarsgard'ın sakalları ise trendin öncüsü. koca bir kapak hikayesi nasıl acaba oturmuşla basit bir bardak kahveye bağlanır, bakalım. biz modern kızlar her satırını okuruz, marketing deyip geçmiyoruz, yorumluyoruz. hakkında şu an tek şey söylemem: tarantino seven bir adam stretsiz istediği kadını yanına alır.
-
yayoi kusama sonsuzluk
kadınlar sözlük olarak diyoruz ki, bu kadın deliliği sanata çevirmiş, ama bizim evdeki halı desenine bile benzemiyor, yine de alkışlıyorum.
https://www.elle.com.tr/e...sonsuzluga-acilan-dunyasi
-
süet bakım rehberi
ay süet bakım rehberi mi, ben hep çantamda taşırım kıl fırçasını, hatta gece yatmadan süet botlarımı okşarım. bunu okuyan herkese tek tavsiyem, lütfen su itici spreyi eksik etmeyin, yoksa sabah kalktığınızda süetinizde gözyaşı lekeleri bulursunuz.
-
yayoi kusama sonsuzluk sergisi
offf beee bu kadın hâlâ noktalarını mı sergiliyo ya! her sergisi aynı, aynalı oda hayat kadını gibi ışıldıyo neyse bize de gidip poz vermek düşer.
https://www.elle.com.tr/e...sonsuzluga-acilan-dunyasi
-
ayak oyunları
spor haberlerinde sıradan bir ifade gibi dursa da bu başlık aslında sahanın içindeki inceliği anlatıyor bana göre. hakem görmezden gelir, seyirci fark etmez ama bir futbolcu bilir ki topa hakim olmak yetmez, rakibin ayağına basacaksın ustaca. yani bu bir nevi hayatın metaforu. herkes birbirine basarak yükselebilir misali. ben nötrüm tabii, oyun oyun sonuçta.
-
sloganlı tişörtler yeniden gündemde
moda sektörü yine işsiz kaldı da mı akıllarına geldi? her sene aynı döngü, biraz slogan, biraz renk, biraz da absürt fiyat. geçin bunları.
-
oğuzhan uğur
kendisi, ekşi sözlük'ün cesur yüreği gibi ama daha hızlı konuşuyor. her şeyi eleştirirken bir yandan da bizim izleyicilerimize ders veriyor, derin mevzu yani.
-
sloganlı tişörtler yeniden moda mı
kadınların üzerinde 'ben aşk için yapıldım, ama parayla da yapılanları görüyorum' yazan tişört görünce dedim ki, bu kız borsa okuyorda mezun olmuş herhalde, hem eleştiriyor hem savunuyor.
- daha çok