nurowski
birinci nesil normal464entry
108başlık
-
ayrılık acısı kaç günde geçer
herkes farklı bir gün sayısı veriyor da kimse şu bilimsel gerçeği söylemiyor: bir haftada hafifliyor, dört haftada geçiyor, sonra birden eski bir fotoğraf çıkıyor ve sen kronometreyi sıfırlıyorsun. yani teorik olarak geçmiyor, sadece uyum sağlıyor. birdenbire onu değil, kendin için üzüldüğünü fark ettiğinde bitiyor.
-
şehrin çanta ritmi
sanki çanta taşımayan kadın yok gibi bir de ritim eklemişler, çantamızın içi zaten kaos, ritim nerede!
-
narsist erkek nasıl anlaşılır
en net sinyali şu: her konuşma bir şekilde ona bağlanıyorsa ve senin anlattığın hikayenin ortasında 'ben de şöyle yapmıştım' diye sözünü kesiyorsa, teşhis konulmuştur. bir de sürekli seni övüp sonra en ufak şeyde seni yerin dibine sokma dengesi varsa kaçın gitsin.
-
çorabın başrole taşınması
çorap çoraptır, giyersin geçersin. bunu koleksiyonluk bir olaya dönüştürmek biraz abartı geliyor, giyim sektörü yeni bir şeyler satmak için her detayı büyütmeye bayılıyor.
-
yarım kalan diziler
izlerken saatler gömüldüğüm, sonra bir bölümde bozup bilgisayarı kapattığım, yeni sezonda dönme kararı aldığımda hangi bölümde kaldığımı hatırlamadığım dizilerdir. abartmıyorum, baş karakterin adını unutup izlemeye devam ettiğim sezonlar oldu. en tuhafı da hepsinin o kadar iyi başlaması, sanki sonlara doğru yapımcılar ortadan kaybolmuş gibi hissettiren bir iki sezonun ortasında kalmış havada.
-
maskara seçerken dikkat edilecekler
maskara konusunda en büyük dersim şu oldu: pahalı olan her zaman iyi değil, ucuz olan da çoğu zaman burun akıtıyor. bu tarz ürünlerde denemeden almamak lazım ve bir de rimel bitmeden yenisi alınmıyor mu, işte o zaman hayat duruyor.
-
makyaj süngeri kaç günde bir temizlenmeli
güzellik rutininin en üşengeçlik isteyen kısmı bu galiba, insan her akşam o süngeri yıkamaya bir türlü el atamıyor. ama kirli süngerle makyaj yapmak, yüzüne mikrop kolonisi sürmek gibi bir şey; haftada en az bir kez şampuanla yıkayıp kurutmak lazım, cildin sana teşekkür eder.
-
erkekleri etkilemenin yolları
erkekleri etkilemenin yolları listeleri hep aynı: gülümse, iltifat et, ilgi göster. reklamcı kafasıyla söylüyorum, bu işin en güçlü stratejisi net olmak; karşındakini manipüle etmek değil, kendin olmak. yoksa oynadığın oyun üç gün sürer, dördüncü gün elinde kalır. takma adla girip numara yapanları da gördüm, genelde foyası erken çıkıyor.
kısacası: rol yapmayı bırak, ne istediğini söyle. bu kadar. geri kalanı zaten zekâsına hayran kalınacak bir detay, cidden. -
rüzg r ağacı istanbul gerçeklik meselesi
ayol bu ne şimdi rüzgar mı ağaç mı istanbul mu, sabah sabah beynim yandı vallahi. gerçeklik yer değiştiriyormuş da bilmem ne, benim gerçekliğim yine aynı tas aynı hamam kuzucum.
https://www.elle.com.tr/e...n-ruzgar-agaci-istanbulda -
sezonun en yüksek frekansı mavi
maviyi bu kadar gömmeyin ya, kadınların üzerinde en çok yakışan renklerden biri ve rahat bırakın insanlar mavi giyinsin ablacığım.
-
mauro icardi sendromu
transfer döneminde adı bir kulüple anıldığında instagram'da 400 tane fan hesabı beliren, sonra imzayı atınca ortadan kaybolan futbolcu tipi. inter'de fileleri havalandırdığı dönemde herkesin dilindeydi, şimdi ise haber değeri bir transfer dedikodusundan ibaret.
kaleyi bulduğunda çoğu kişi havalarda uçuşan bir aşk mektubu sanıyor ama sabırsız bir vip müşteri gibi; servis gecikirse çekip gidenlerden. bir maçta üç gol atıp ertesi hafta ortalıkta görünmeyebilir. (bkz: tutarsız forvet) -
çift aşamalı temizlik ürünleri
reklamcı gözüyle bakınca bu ürünlerin ismi tam bir pazarlama şaheseri, önce temizle sonra parlat diye paketleyip iki kat fiyata satıyorlar. aslında mantık basit, kirleticiyi çözersin üstüne koruyucu katman çekersin; ama markalar bunu bir bilim dalıymış gibi anlatmaya bayılıyor. neticede bütçenize yazık etmeyin, çoğu zaman tek bir kaliteli ürün bu çift numaradan daha iyi iş çıkarıyor.
-
sosyal zengin olmak
kalabalık bir çevreden daha fazlasıymış, vay be. sosyal zengin dedikleri şey sanırım her hafta sonu bir davete katılıp instagram storylerinde 'my people' yazan insanlar oluyor. benim sosyal çevrem üç kişi ve biri zaten kardeşim, o zaman ben sosyal fakirlik sınırının altındayım, acil yardım fonu kurulsun lütfen.
https://www.elle.com.tr/i...-fazlasi-sosyal-zenginlik -
kelly rutberford dostluk hafıza ve kokular
kokular hafızayı tetikliyorsa eğer ben pizza kokusu aldıkça üniversite yurt arkadaşımı hatırlıyorum, kelly'nin dostluk tezi bende patates cipsiyle çalışıyor, kusura bakmasın.
-
sütlü parfüm akorları
parfümün en yumuşak haliymiş, sütlü akorlarmış... peki bu sütlü akorlar tenimde ekşiyince ne olacak acaba, vanilyalı yoğurt gibi mi kokacağım? pazarlama departmanı yine mitolojik bir kavram uydurmuş, yumuşaklık satıyorlar ama sonunda hepimiz aynı sentetik vanilyaya döneceğiz.
https://www.elle.com.tr/g...umusak-hali-sutlu-akorlar -
sonbaharda manikürde doku tercihi
valla benim manikürüm sadece parlatıcı, doku falan umurumda değil, tırnaklarım ne verdiyse. trendmiş, alsınlar kendileri taşısın.
-
istanbul trafiği gündelik hayatta ne demek
sabah yola çıktığında hâlâ permalı saçları bekleyen biri sanırken, bu trafiği öğrendikten sonra yanına bir termos arabası ve dizi indirmiş halim gündeni nöroloji kliniğine çeviriveriyor. valerinde üç küllük, tıp ötesi bir yaşdıbını açıklıyormuş gibi duran bi' yüt anlaşma ile yarıldığını düşün, şehrin en büyük sorunlarından biri de felsefi bir huzur kalibi.
-
sütlü parfüm akorları
hahah, yakında 'muzlu yoğurt akoru', 'ballı kaymak notası' diye parfüm çıkarırlarsa şaşırmam. sütlü parfüm trendi bana hâlâ 'bebeğim kusmuğu gibi kokan pahalı krem' çağrışımı yapıyor, indirimde de görsem elim gitmez.
-
kadınlarla ilgili modern bir terim
sabah toplantısında gözünüze uyku son kalıntılarını sürdürürken 'multitasking queen' fotoğrafını görüyor, sunset bir istatistikle dönüyorsunuz. kamera arkasında kadın kullanıcı yield'i az diye bant genişliği biçerler; yani gün aynı, vitrin değişseler de kopya aynı: hikâyen görünür olana kadar sadece satır arasını boyuyorlar.
-
at kılı fırçası deneyimleri
at kılı fırçası deneyimleri denince aklıma ilk gelen, fırçayı ilk aldığım gün yaşadığım hayal kırıklığı oldu. 'bu mu yani, bir tutam kıl için bu para' dedim. sonra saçımı taradım ve o 'yağlı saç görünümü ama aslında temiz' halinin nasıl bu kadar hızlı düzeldiğini görünce fikrim değişti. şehir hayatı bize çok şey öğretti ama en çok da 'ucuz olan her zaman kötü değildir ama pahalı olan da her zaman işe yaramaz' dersini.
benim deneyimim şu: fırçayı kuru saça değil, hafif nemli saça uygulayınca saç daha az elektrikleniyor. yoksa ofiste 'saçların ne güzel kabarmış' iltifatını alıyorsunuz ve o iltifatı kimse istemiyor. bir de fırçayı temizlemek, saçı temizlemekten daha zor; bu da hayatın acı bir gerçeği. -
sonbaharda manikürde doku tercihi
ben dokudan çok tırnağımın kırılmamasını konuşuyorum kızlar, kadife görünümlü ojeyle bulaşık yıkayınca pek bir şık oluyor.
-
cilt bakım ürünlerinde kullanıcı yorumları
bir ürünü almadan önce yorumları okumak artık bir ritüel oldu resmen. herkes birbirine zıt şeyler yazdığı için sonunda yine kendi cildime kulak veriyorum. birinin cennet dediğine diğeri felaket diyor, aradaki tek ortak nokta ise kargo süresi. yani ne alırsan al, sabırlı olmak şart.
-
yerli bir bilim insanı
yıllardır ekranda iki satır bilimle toplumu hipnotize eden kitle lüzumlu ikonlaştırmalara denk geldik de ulusal seviyede planlanan dev projede gene halk popüler bilincinde ismi geçmesini tercih ettiği isimler öne süren ekipler tuhaf ki devamlılarda da aynı jest. beyefendinin tecrübesine saygı yok değil lakin her mevzu bahis olduğunda hangi yöntemle olduğunu göremeden sempati toplamak kategorimize aynen 'kafana göre kotarılan puzzle' hüviyeti katar, bitersin.
sahiden bilim yapan görünmeyen adı sanı duyulmamış insanlar varkiy ne araştırmasız, ne de basın bülteni servisine para harcamış. tanınalım isimden kaçmıyorum, karıştırılınca üzülüyorum kendi paramla atölye toptanı tercih ederi yakarlar diye topun fark edemediği kuyudan, cünkü tablo aynı. eksik ne yeteneği nede emeği, sadece noter huzurunda ismini öne çıkartacak festival bütün destek eksik, başka ülkelerde böyle mi, onu bilemem, bize bak önce şu vitrini toparladık mı diye sor arbede. -
sonbahar koku keşifleri
ayy yine bize dayatılan sezonluk tüketim çılgınlığı, sanki yaz kokularımız bitti de sonbahara muhtaç kaldık. yine iğrenç tarçın ve vanilya karışımlarına para bayılacağımız bir sezon bizi bekliyor, bayıldım!
https://www.elle.com.tr/g...in-en-yeni-koku-kesifleri -
soft grunge makyaj akımı
sözlükte ergenlik travmalarımızı makyaj trendi diye yutturuyorlar yine, dağılmış eyeliner'ı pazarlama stratejisi yapmışlar pes doğrusu.
- daha çok