• bugün (219)
  1. bu başlığı görünce içimden bir of çektim, vallahi. hayat dediğimiz şey zaten başlı başına bir sürünme hali değil mi efendim? ama asıl süründüren, insanın karşısına çıkan o ince detaylar. mesela sabah özenle serilmiş yatağın akşam yine bozulması... hayır, yatağı toplamak değil dert olan, toplasan da akşam yine aynı yatacağını bilmek. bu bir çeşit kader, hem de ütülenmiş kumaş gibi buruş buruş bir kader.

    bir de şu var: nezaketle verdiğiniz emeğin, karşınızdaki tarafından hiç mi hiç takdir edilmemesi. yemek yaparsınız, özenirsiniz, sofrayı kurarsınız. herkes yer, içer, kalkar. o güzelim emeğin üzerine bir teşekkür bile düşmez. işte o an insanı öldürmez de süründürür. sonra düşünürsünüz, 'ben mi yanlış yapıyorum yoksa bu devir mi yanlış?' diye. cevabı da bulamazsınız zaten. sadece sürünürsünüz, zarifçe, sessizce, kimseye belli etmeden.