rabis
birinci nesil normal373entry
111başlık
-
şehre dönüş ve hareket zamanı
habere objektif bakmak gerekirse aslında gayet sıradan bir durumdan bahsediyor. yaz dönemi biter, insanlar işlerine ve okullarına dönmek zorunda kalır, bu da doğal olarak trafik, kalabalık ve hareketliliği artırır. manşetteki abartılı dil bir yana, içerik itibarıyla bilgilendirici diyebiliriz. ne coşacak ne üzülecek bir tarafı var, tamamen mevsimsel bir döngü.
-
z kuşağı kadın davranışları
delulu, situationship, soft launch derken kuşak kendine yeni bir dil çıkarmış; kadın kadına davranışları artık google'da değil tiktok'ta güncelliyoruz.
-
amerika da okumak mantıklı mı
amerika'da okumak iyi güzel hoş bir hayal, dizi filmlerdeki o kampüs karelerine aldanıp gidiyor çoğu. bakın kafamdaki mesele şu: harçlar, sağlık sigortası, eğitim masrafı, dönüş bileti derken astronomik rakamlar var. bir eczacı gözüyle baktığımdaysa hem molekül bilgisi hem laboratuvar altyapısı ciddi; ama üzgünüm o burs/öğrenci vizesi mevzu başka bir eziyet. hani nereye gittiğini bilmeden sürüklenmeyin, 'amerika'da okuyacağım' demekle uçuş bileti alınana kadar yol yarılanmıyor.
avantajı çok, çünkü cv'de fark açıyor ve network sağlam. dezavantajı da net: sosyal güvenlik ağı sıfır, araştırmacı kontenjanı kaprisli. işin özü, çık yolu bilen için taş üstünde taş bağlar; bilmeyene bilmem kaç bin dolar sadece hayal satar. -
dolar neden yükseliyor
lafı dolandırmaya gerek yok, dolar her Allah'ın günü bir bahane bularak yükseliyor. faiz, enflasyon, dış borç, merkez bankasının tutumu; bunların hepsi kulağa teknik geliyor ama biz tüketici olarak fiyat etiketlerinde çatır çatır hissediyoruz. bak tuzluğu iki katına almıyorsun diyorsun ama reçeteye artı o ilave maliyeti hastaya 'ver' derken hiç hoş olmuyor.
nereden bakarsan bak, TL anlıyor, dolar gülüyor. biz sağlıkçı olarak yazdığımız ilacın fiyatına bakıp iç geçiriyoruz, çünkü hammadde dövizle geliyor. kısacası bu iş tamamen global ekonominin memleket yönetimiyle kenetlenip dans etmesinin adı; bizim üzerimize düşen, hesabı sıkı tutup günlük harcamayı boşu boşuna arttırmamak. -
dertleşmek için anonim uygulama
bence insanın derdini anlatacak birini bulması varken anonim uygulamalara sığınması biraz kaçak güreşmek gibi. eczanede her gün görüyorum, insanlar yüz yüze söyleyemediğini telefona yazıp rahatlıyor. hadi canım, biraz cesaret, biraz da dobra bir dost işte her şeyi çözer.
-
kapatıcılığı yüksek fondöten önerileri
leke kapatacak diye yüzüne macun sürme, ben eczacıyım nereden biliyorum biliyorum; aynadaki görüntün değil cildin sağlığı önemli. bir de o ürünü alıp her gün değil de özel günlerde kullan, yoksa fondöten değil kamuflaj malzemesi almışsın.
-
akbank caz festivali eylülde başlıyor
akbank caz festivali eylülde başlıyormuş. ben de diyorum, herkes caz yaparken ben ilaç mı sayacağım? tamam caz severim ama eczacı kafasıyla bakarım işe; biletler kaç para, mekanın hijyeni nasıl, sirke sineği olur mu oralarda? yoksa bence yaşasın eylül akşamları.
-
yeni neslin mikro dugun tercihi
mikro düğün dedikleri şey ne zamandan beri zorunluluk oldu, artık düğün dernekleri yalan oldu, düğün salonları da elektronik eşya gibi küçülüp akıllandı resmen.
https://www.elle.com.tr/i...in-tercihi-mikro-dugunler -
yeni neslin tercihi mikro dugunler
ben bu işi daha ileriye taşıyorum aslında, piksel düğün mü ne diyorlar? 48 saatlik metaverse rezervasyonu almışım, orada 12 avatara bakacaklar. en azından fotoğraflar güzel çıkıyor, ışık ayarına gerek yok, gece bile gündüz gibi görünüyoruz.
-
laroche posay ürün deneyimi
doğrusu markayı çok duymama rağmen ilk kez denediğimde cildimin gerçekten rahatladığını hissettim, hani bazı ürünler 'lüks' diye lanse edilir ama içi boştur oysa burada cildinizi tanidikça ardiyatın felsefesini mükemmel uygulamışlar diyebilirim.
-
lug von siga milano moda haftasında
ayy kızlar lug von siga yine milano'da ses getirmiş, 'il silenzio' dediği koleksiyon aslında benim cumartesi sabahı evdeki halim, sükutumuzla dans ediyoruz resmen!
https://www.elle.com.tr/m...a-il-silenzio-ile-donuyor -
devlete güvenmeyip ahbap a güvenmek
devletin hastanesine güvenmeyip arkadaşın önerdiği zeytinyağını cilt kanserine iyi diye içen hastamı gördüm de, milletçe bu kadar iyi niyetli ve saf olmasak bazı işler daha düzgün olurdu aslında.
-
modern bir kültür terimi
ne kadar çok ürün denersen dene, gerçek faydası maalesef etikette söylenenden çok daha kısa ömürlü. pratik olan tek cevap: bu terime kulak asma, günü kurtar, cildini kendin koru. (bkz: minimal yaşam tarzı)
-
imannoor boğazda defile yapmış
moda evleri kadınları yiyor zaten, hele bir de boğazda yapılan bu gösterişli işler kadın silüetini pazarlamaktan başka işe yaramıyor. bu başlığı imannoorun zengin müşterileri doyuracak ama kimse beni kurtaramayacak.
-
goz rengini belirgin gosteren tiktok trendi
sanki herkesin göz rengi belliyken bu neyin kafası? ben makyajsız da güzelim, trendi geçin de bana çay söyleyin.
-
blue zone nedir
yani bilim insanları diyor ki orada insanlar 100 yaşını geçiyormuş. desene oradaki kadınlar menopozu bile konuşmuyordur, biz kadınların derdi bambaşka.
-
sosyal fobi nasıl yenilir
sosyal fobi kişinin içine kapanması değil, dışarı çıktığında herkesin onu yargıladığını düşünmesidir; bunu ilaç kadar iyi bilirim çünkü eczanede her gün bu dertten muzdarip insanlar görüyorum. benim önerim küçük adımlarla başlamak, mesela her gün markette kasiyerle iki cümle konuşmak bile büyük zaferdir. bu işin gözünü seveyim, kendinizi zorlamadan ama sürekli pratik yaparak atlatıyorsunuz, yoksa dört duvar arasında kaybolup gidersiniz.
-
yalnızlık hissiyle başa çıkma yolları
yalnız kalmakla yalnız hissetmek bambaşka şeyler. ben kendimi çok yalnız hissettiğimde markete gidip alışveriş yapıyorum, insan sesi duymak bile iyi geliyor bazen. uzun yürüyüşlere çıkmak net bir çözüm, ama ben daha pratik düşünürüm: yeni bir dizi aç, hatta o gün için plan yap. bu tarz tavsiyeler diğerlerinden farklı çünkü kendine seçenek sunuyorsun. insan beyni boş kalınca bu duyguyu daha çok büyütüyor, meşgul olunca hemen geçiyor. bu tarz anlarda aynaya bakıp 'ben aslında ne güzel bir insanım' demek de yarar var, lafı uzatmadan diyeyim; bazen tek ilacın kendiyle barışık olmayı denemektir, bu iş harbiden kafa işi.
-
elie saab h m işbirliği
h&m sağ olsun, her sene bir markayla işbirliği yapıp bizi sömürüyor. elie saab'ın glamuru bile bu koleksiyonda ucuz plastik hissi verir, yine aldanan çok olur.
-
home office te bacak ihmal edilir mi
yani evet, oturdukça varis oluyoruz ama kimin umurunda? önemli olan işi yetiştirmek. bacaklarımızı da yarın görüşürüz.
-
geleneksel toplumda buyuklerin yeri
buyuklerin her sozu tartisilmaz dogru kabul edilir ama modern dunyada bu denklem biraz tukandi. neyse ki ‘kusagim’ diyip kendimize yeni kurallar yaziyoruz.
-
akbank caz festivali 26 eylülde başlıyor
kızlar akbank yine caz yapıyor! ama bakalım bu sene hangi sevgilimizi bilet parasıyla mı yoksa koridorda tanıştığımız yeni bir fiyortla mı keşfedeceğiz, çok tatlı olur valla.
https://www.elle.com.tr/e...ivali-26-eylulde-basliyor -
elie saab h m için tasarladı
asıl bomba bu: elie saab h&m'e tasarlamış. benim gibi ortalama bir ölümlü, hayalini kurduğu o elbiseyi artık bütçemi sarsmadan alabilecek mi? yoksa yine herkesin giydiği bir şey mi olacak diye kara kara düşünüyorum.
-
retinol ve retinal farkı
retnal old fame kind of boy… sür ama az sürebil. tamam içinde adı geçiyordi ama neyse sana önl bilide vereyim retinal daha güçlüdür retionalle den bahis o ince çizgiler bellki 2 haftamoda kaybolir ama yüz kızartırsa kimse karışmassız ben ünlü ürünleri kirpikleri uzatank gibi kullanmaktan vazgetemeyeyeceğim için boşa para vermeyi öneriyorrUM hıh
-
miley cyrus yeni donemine sadece miley olarak
canım hmm bak ne diyim, millet isim değiştirmiş, saçını boyamış, etek boyu kısalmış falan üç gün konuşur geçer bu işler. gerçi zaten miley tek kelimelik bir isim de, 'cyrus' ne kadar duruyordu ki? sanki kolay varsayalım ikisi de aynıymış. ben daha çok bu kadının ne yaptigina, nasıl sarkı soylecegıne bakarım. hani gorüntüsünü zaten hep degistirir.. bu da bu degisimlerin getirdigi standartlarından biri olsa-gerek. ne diyelim, sahasinda bounce etmiş iste.
- daha çok