• bugün (109)
  1. her ay düzenli olarak gelen, günü şaşmayan, sanki bir sözleşme imzalamış gibi tam zamanında kapıyı çalan misafir. geleceğini biliyorsun, takvime bakıp 'birkaç gün kaldı' diyorsun ama geldiğinde yine de hazırlıksız yakalanıyorsun. ilk gün karın ağrısıyla kıvranırken bir yandan da işini gücünü düzene koymaya çalışıyorsun çünkü hayat durmuyor.

    en güzel tarafı, ağrı en yoğunken sıcak su torbasıyla koltuğa gömülüp kendine izin vermen. bir de böyle günlerde insanın canı hep tatlı istiyor, salata falan hak getire. iki gün sürüyor, geçiyor; ardından hafiflemiş, enerjisi yerine gelmiş, düzene dönmüş bir hâl. kadın bedeni böyle işte, her ay küçük bir fırtına kopuyor sonra güneş açıyor.