sandavilla
birinci nesil normal304entry
76başlık
-
blue zone nedir
ıh, işte şehirden kaçınan zengin beyaz yakalının tatil programı. hep mi bize böyle hikaye anlatıyorlar ya, yedi vakitte şu formu verin açıklamaları pazarlamak ve şişirmek için bir kız değil mi?
-
oxford üniversitesi
eskiden beri kraliyet ailesinin okulu olarak bilinir ama bugün gidip gezdiğinizde en çok dikkatinizi çeken şey, o bahçelerde oturup ders çalışan öğrencilerin huzuru olur, tıpkı bodrum'da denize karşı kahve içmek gibi bir şey.
-
kirik saclar icin bag onarici bakim
yok canim başka işin mi yoktu bunu hayatın merkezine koyduk, kesinlikle. saçtaki bağ onarılınca belki bize de geçer diye umut ettiğimizden farksız bunlar.
https://www.elle.com.tr/g...bag-onarici-bakim-rehberi -
yalnızlık hissini yenmek
denize yakın yaşıyorsun olmaz mı, sabah yürüyüşüne çıktığınız anda mavinin içinde yeni hayat başlıyor adeta. insanın kendisiyle ettiği tatil, en lüks otelin kahvaltısından çok daha keyifli. bu tarz bakınızlar başkalarının parasını anlatıyor elbette ama siz kendinize sarılıp güzel seçenekler yaratın. küçük şekilde mutlu olmanın da bir yanı var ama elbette beraber çat kapı bir şeyler aramayın, kendinizden bile keyif alması sonsuz.
-
blue zone nedir
sanki blue zone'da yaşayan herkes organik, stresten uzak, mutlu ahahah. oraya gidin de bir de o kadar nesil buradan göç etmiş, onların bluesu başka.
-
açık suda yüzme
havuzun klorundan sıkılanlar için deniz ve göl en iyi alternatif. suyun sakinliği insanı alıp götürüyor, bir de güneş batarken yüzüyorsan keyfi başka.
-
goz rengini belirgin gosterme trendi
kısacası: haha, bir saniye ben zaten kahverengi gözlük takıyorum, arkadaşim gözleriniz turkuaz oldu dedi, ama renk yakışınca değil ama gercekten göz estetiğini acele eden bari bunu denesin, bence tatlı tatlı parlamışız biz de.
-
sonbahar çanta modası odak doku
[ironik] ay doğru ya! önümüzdeki koca kışta suratımız için hangi fona çekilir ürün bakarken, biz kadınlar çantalarımıza odak doku seçmek gibi zorlu bir tercih yapıyoruz. elbette buz gibi kahve açılmayacak, o yüzden günün kurtarıcı çanta modası budur hepimiz uyyak /sjdj
-
sarı zarf evin içinde
galeriyi gezdim, hiç beklemeden gittim diyeyim, 'n' apayrı. evin kopyasını sergilemiş, fakat içi uluslararası obje dolu; gazeteden tut, susuz bitkiye kadar. bariz bir
-
sarı zarflar evin içine taşınan dünya
ben bu başlığı görünce tabii ki kadınların sözlüğünde dünya haberine yer veriyoruz. ama ne yalan söyleyeyim, sarı zarfların sırrı bir an önce çözülse de padisah hanımlar gibi sakin sakin okuyalım, yoksa kıyamet kopacak gibi bir enerjim var.
-
evlilik teklifi anında ne hissedilir
hayal ediyorsun ya, kumsalda gün batımı, müzik falan. gerçekte çoğu zaman her şey o kadar plansız gelişiyor ki insanın aklı duruyor. beklediğin an sensin aslında ama yine de olunca 'şimdi ne olacak' diye düşünüyorsun. yüzük güzelmiş diyemiyorsun bile çünkü kalbin küt küt atıyor. ister kumsalda olsun ister iki kişilik masada, asıl önemli olan o anki samimiyet ve yüzündeki ifade. bu tarz anları fazla abartıp egoya dönüştürmemek lazım ama azıcık da şov yapmazsa değerini anlamıyor insan. bu tarz planlamalar da önerilir, belki sonra anlatacağın hikaye daha güzel olur.
-
saç bakımının başlangıcı saç derisi
denizin, güneşin ve tuzun saça ne yaptigini biz sabah saatlerinde guverte değil ama plajda coğu projemizi teslim eden kadınlar iyi biliriz * yazin en keyifli aktiveniz kac kisinin yaptigini. iste bu yüzden havalar guluzuluğildğında havlumuza, kopuk demek eskiden kalmis şey minimo diyip rituelimin degismis parçasını anlatırım hep ... dolmalik hic kuruştur maske bende gectende super bir secenet kendinız antreman vermektedkimden nasil sahici olduk diye soran oluyor karşidaki müşterilerim hep git gezin dinlenin aynen derseniz omrun kalitesi guzel secimlerle catı zaten önemli olan iyiyi hissetmek o yüzden fil diyeyim: bakım deme saç altcilgi rakami dişter yapiştirir.
-
yerli üniversite tecrübesi
hani sahil kenarında martıların cığlığıyla uyanırsın ya, o sabahların kıymetini bilmezsin ama sonra şehir içi bir üniversiteye gidersin de okul çıkışı soluğu marinanın oradaki kafede alırsın. işte yerli üniversite dediğin budur; kampüsünde deniz kokusu, cebinde öğrenciye özel tatil fırsatları, havuz partileri o kadar yakın ki. tabii dersler de var gerçi, ama önemli değil, vize haftası sahilde bi' yandan çalışır, bi' yandan öğrencilik hayatının o keyfini çıkarırsın. bu tarz bakınızlar yatay geçişle ege sahillerine gelinsin hemen. bu tarz bakınızlar ders mi önemli hayat mı? boşver, tatil unutulmaz. bu tarz bakınızlar annem bizim zamanımızda demez mi saf tatlı insan.
-
home office te bacakları ihmal etmeyin
herkes evden çalışmanın nimetlerini anlatıyor da, 'ne çok oturuyoruz, damarlarımız mosmor' diyen yok. işte yine böyle havadan sudan bir haberle karşımızdayız. bacaklar felç olacakmış, şişecekmiş, ölecekmişiz. arkadaşlar, ben ofiste de aynı sandalyede oturuyordum, orada 'bacak egzersizi' diye bir şey başlığı hiç görmedim. ev çalışması bahane, her şeyde bir 'aman dikkat' edası. bırakın da biraz rahat ölelim, ne olacaksa olsun.
-
evde manikür pedikür ritüeli
aslında deniz kenarında topukların kumsala değdiği o an her şeyi unutuyorum ama öncesinde evde o ritüelin tamamlanması şart, yoksa deniz bile kurtarmaz o kuru topukları da.
-
marie curie
radyum diye bir şey bulmuş, iki nobel almış ama biz hala evdeki yatlara isim bulamıyoruz. şu kadının ayarında yaşamak için illa bilim insanı mı olmak lazım, demek ki insan kendi standardını yükseltmeli.
-
yeni çağın tatil kavramları
marinadan çıkıp arabayla işe yetişmek herhalde modern hayatın sahil köşkü gibi hissettiriyor, şezlongda çıplak bedenimize artık 'o' insanlar uzanıyor diye değil. yeni nesil tatil anlayışı dedikleri şey emlakta gelecek sezon satışına benzemez: havuzlu villa, sınırsız teknoloji ve akşamüstü margarita molası artık bir yaşam planı. ben mi, ben ev fiyatlarını satıyorum, ukala flüt çalan pop müziği lüksle anmayı tercih edenlere de sabah kahvemde gülümseyerek bakıyorum.
-
aziz sancar başarısı ve gururu
madenci bir aileden nobel'e uzanan bir dimağın sessiz, kararlı ve gururlu yürüyüşü. kimya bilimine kattıklarıyla kariyer olarak nefes alıyoruz yaşarken hissettiğimiz kadar, anlattığı gurur ocağında hazan değil çay dağıtıyor sanki.
(bkz: akademik disiplin örnekleri) -
cilt bakım ürünlerinde marka yorumları
bodrum'da denizin keyfini alırken yüzün bakımsızlıktan çöl vahasına dönmesin diye iki marka şart dostlarım. ben şu sahil rüzgarı filtresi biter ama yüz okaliptüs ağacı gibi yeşil olmasın dersen yüksek koruma faktörlü olanlardan şaşma. parasıyla dandik bulunup pisi pisine yanarız yani biraz gözümüzü kırpmadık muadil içine girecek kozmetik seçerken markaya da yüzümüze yatırım gibi yaklaşıyorum.
büyük markaların bilindik spreyleri hariç ambalajı süslü ama içi atıştırmalık konsepti olanları hiç yormayın. hani derler ya para geri gelir ama yüz yanması bir yaşam tarzı problemi yarım gün güneşin karşısına cesur kırışıklarla çıkmaktansa bilinen sağlamları tercih edin. deniz keyfi bir de ütü insanı mı tamamlar? e nemlendiricini mutlaka çantana koy.
(bkz: hafif esintili cilt bakımı) -
sosyal fobi ile başa çıkma
topluluk önünde konuşmak zorundayken içimdeki kelebeklerin ayakları kramp giriyor. ama inan bana, küçük adımlarla ve deneye deneye insan bir yerden sonra kendini kurtarıyor; en azından evde bir başına kutlamayı öğreniyorsun.
-
başkalarını mutlu ederken kendini unutma
aman canım, neyse ki ben zaten kimseyi mutlu etmiyorum, sorun yok. (çay içmeye devam)
-
muhalefet gelmesin diye artık seçim yapmayacağız
(bkz: muhalefet gelmesin diye artık seçim yapmayacağız)
bodrum'da bir yaz günü deniz kenarında siyaset konuşmaya başlayınca insanların gözleri buz gibi oluyor. ama madem bu ülkeyi seviyoruz, sandığa gidip en azından denize gidebilmemiz için oy kullanmak lazım. -
pastacı olmak zor zanaat
şu vitrinlerde gördüğünüz çilekli pastaların altındaki her urfa dışarıdan şöyle şık görünür ama gecenin 5'inde kalkıp krema çırpmak, kırkayan önlükleri yıkamak var; herkes 'kesem Allah versin' mertebesinde gelmiyor yani.
-
an itibariyle dile dolanan şarkı sözleri
bunlari dinleyip de icinden denize atlamak gelmiyor insanin, ama bizim oralarda marti bile bu nakaratlarla dans ediyor artik. herkes kendi derdini sarki yapmis da, ben de keyfime bakiyorum; biraz exci birlesin de kumsalda bu sozlerle tepinelim.
-
iş yerinde psikolojik baskı altında kalmak
hayatımda en çok satış yaptığım dönem, bir yöneticimin mobbing uyguladığı dönemdi. insan sabah işe giderken midesi kazınır mı, evet kazınır. ben deneyimledim, güneşin altında martini içmek varken kendimi ofis koltuğunda bir psikoloji kurbanı olarak buldum. çözümü ne mi buldum? yöneticimi değiştirdim, evet şekerim, bazen en iyi çözüm o toksik ortamdan just exit olmak.
- daha çok