• bugün (197)
  1. bullet journal'ımın bu haftaki sayfasını açtığımda bir köşeye simone biles'in bir fotoğrafını yapıştırdım, motivasyon olsun diye. bu kadın yer çekimine meydan okuyor, bense sabah kahvaltıda yumurta pişirmeyi programlıyorum. cidden, onun bir twetten sonra inişi yapışı gibi ben de mesajlara cevap yetiştirmek için kendimi zorluyorum. her gün saat 9'da bir dalma antrenmanım olsa keşke, "kalk ve yap" diye bir kutusu var ya hayatın. simone'den öğrendiğim şu: büyük başarı küçük tekrarlardan doğuyor. ben de her sabah bardağımı yıkarken, diş fırçalarken, o kırık dökük ingilizce notlarımı yazarken aslında kendi rutinimin şampiyonu oluyorum.

    yoksa siz düşünebiliyor musunuz haftada beş gün altı saat antrenman yapmayı? ben bir sayfa çizelge hazırlayamıyorum muntazam, bir de üstüne amuda kalkıp salto at. neyse ki onun sevdiği günler benim planlama saatlerime denk gelmiyor. sonuç: journal'da bir 'simone köşesi' açtım, çıktısını alıp gülümsüyorum. belki bir gün amuda da kalkarım, kim bilir? 'sabah amuda kalkma' kutucuğu bile koyabilirim gelecek ay.