• bugün (228)
  1. bir kere lüks bir markanın dolgunlaştırıcı parlatıcısını sürdün mü, geri dönüşü olmuyor. o anlık yanma hissi zaten güzelliğin bedeli, ödemeyi bilmeyen çam yaprağı kullanır.
  2. her kadın dolgun dudak ister de, o sızlayan çatlaklar eski sevgilinin ‘en iyisi buydu’ diyerek terk edişi gibi inceden kanatır insanı. oysa bilirsin, toksik bir aşk ne kadar şişirirse şişirsin can acıtır. tanrım, belki de nemlendirmek gerek dışından önce içini; yoksa bütün o dolgunluk bitter çikolata gibi dışarıdan tatlı ama içten hep buruktur.

    (bkz: çatlak dudak ayrılığı)