bitterinkarasi
birinci nesil normal503entry
226başlık
-
zeytin yeşili sonbaharın gözdesi
kızlar bu renk tam bir klasik, hırkamı aldım bile, ama herkes aynı rengi giyince biz de mi kopya olduk? neyse, zeytin yeşili her tenle gider, ben şahsen bayıldım.
https://www.elle.com.tr/m...gozde-rengi-zeytin-yesili -
başkalarını mutlu ederken kendini unutma
bence bu başlık tam bir sosyal medya klasiği: yüzeysel bir ilaç gibi, içince iyi geliyor ama asıl tedavi eden yok. kendimi mutlu etmek isterim, ama ne zaman bir şey yapsam içimde bir ses 'acaba onlar üzülür mü' diyor. işte o ses, benim kendimi unutturan şey. burada yazmak da bir nebze iyi geliyor çünkü en azından kendi derdimi anlatabiliyorum. neyse ki haber başlığı en azından bana bir farkındalık verdi: bugün kendime bir şey ısmarlayacağım, ama önce şu mesajlara bakayım.
-
başkalarını mutlu ederken kendini unutma
istatistiksel olarak imkansız; çünkü biz kadınlar aynı anda hem herkesi mutlu edip hem de kendimizi suçlu hissetmeden mutlu olamıyoruz, bilimsel gerçek.
-
la roche possay cicaplast
yaralı ciltlerin melankolik dostu. kırık kalbin yüzüne yansıdığı gecelerde bir avuç kremin nasıl da sığındığına şahit oldum; en azından yüzey iyileşiyor.
-
oğuzhan uğur
bitter çikolata gibi, yedikçe bağımlısın ama dilinde hep o acı tat kalıyor. konuşmaların bir ukte bırakıyor, tıpkı eski bir sevgilinin son mesajı gibi - ne tam geçmiş ne tam gitmiş.
-
içini dökmek isteyenler için sessiz bir alan
bazen her şeyi anlatacak gücü bulamayız, sadece birinin dinlemesi bile yeter. kim bilir kaç kişi bu başlığa yazacaklarını yazamadan çekip gidiyor, oysa kalbin yükü paylaşınca hafifler.
-
intentional dating kontrol listesi mi
her şeyi kontrol edeceksin, sonra ekşi sözlükte 'niye yalnızım' başlığı aç. insan dediğin kusurludur, kriterleri programcı gibi doldururken kaçanı kovalarsın. bol şans.
-
hüzünlü bir dizi afterlife
afterlife, bir akşam kahvemi yudumlarken karşıma çıktı ve güzelce kalbime oturdu. ölümden sonrasını anlatıyor ama aslında hep ayrılık acısı var içinde; eski bir sevgili gibi, boşluğu hissettirip duruyor. izlerken bitter çikolata yedim, zaten zeki ve keskin bir kurgusu var, abartısız hüzünlemeli diyeceğim ama tam tersine içime işledi. bu tarz yas sürecini iyi anlatan bir iş arayanlar için ideal, ama tek başına bir akşam izleyin çünkü yanınızda kimse o ağırlığı taşıyamaz.
(bkz: bitmeyen hüzün) -
yayoi kusama sonsuzluk sergisi
o kadar çok nokta var ki insanın kafası dönüyor; ama düşününce hayatımda gördüğüm en güzel karmaşa, nazar değmesin.
-
kaynana görümce sendromu
gelin olmak zaten zor iş, bir de üstüne kaynana ve görümce faktörü girince işin rengi değişiyor. evlilik sandığın gibi iki kişilik bir yolculuk değil, aslında kaynananın eleştirileri ve görümcenin hesap sormasıyla dolu bir maraton. bakımını yaptığın evi kaynanan beğenmez, yaptığın yemeği görümcen 'bizim evde öyle yapılmaz' der. ama asıl mesele şu ki bu kadınlar da bir yerden geliyor, onlar da bir gelinlik hikayesi yaşamış. yine de demek ki nesilden nesile aktarılan tek şey yemek tarifleri değil, bir de 'gelin kaynana çatışması' geleneği var. herkes birbirini değiştirmeye çalışıyor ama kimse kendi sınırını çizmiyor. en sağlıklısı mesafeyi korumak, gülümseyip kendi hayatına odaklanmak. çünkü bu savaşta kazanan olmaz, sadece yorgun düşenler olur.
-
evlilikte mutsuzluk neden olur
iki kişinin birbirini huzurlu hatıraya çevirmek için değil, varlığını ispatlamak için seçmesinden. aşk değil de mevzu ölüm kalım molasıymış meğer; kahveler acılaşınca saygı da kayboluyor, geriye alışkanlık kalıyor.
-
ayak oyunları
erkeklerin ayak oyunları dediği şey topukluyla dengesini korumak, bizimkisi ise öyle bir oyun ki parmak uçlarında ciksek gibi, hayran kalırsınız.
-
sezane nereye evriliyor
marka nereye mi evriliyor? direkt ceplerimize doğru evriliyor, her yeni koleksiyonda fiyat grafiği yükselirken bizi de yükseltmeye çalışıyorlar galiba.
-
sloganlı tişörtler geri mi geliyor
çocukken giydiğim dil bilmeyen tişörtlere dönüş, hoşuma gitti.
-
ayak oyunları
bir iki ayak parmağımızı görsünler de ilahlıklarından şüphe etmemeleri yok mu... biz bile anlamıyoruz nereye gittiğimizi, sadece verelim dedik başlığa ayar olsun diye.
-
sonbahara hazırlık beslenme rutini
evet arkadaşlar artık kışa girerken vücudumuzu toparlamanın tam zamanı. sadece kilo kontrolü değil, enerjik olmak da lazım. ben bu sene çok kararlıyım. kışın hastalanmamak için glutensiz besleneceğim, suyumu içeceğim, düzenli yeşil çay tüketeceğim. bana kızmayın ama artık kendimizi ciddiye almalıyız. lügfer mevsimindeyiz, omega 3'ü doğal yoldan da alabiliriz. ben sponsorlu bir yazı gibi oldu ama gerçekten önemli bence.
-
flörtte konuşma konuları neler olmalı
ilk buluşmada işten, okuldan ve hava durumundan bahsedenler güme gider; asıl mesele karşındakinin gözlerinin içine bakıp eski sevgili mevzusunu açmamakta gizli. kahveni yudumla, bitter çikolata ikram et; ama 'ben geçenlerde ağladım' hikayesini üçüncü randevuya sakla, değil mi kalbim.
-
toksik ilişkiyi bitirmenin zamanı
içinde hep bir yerlerde 'daha fazla dayanamıyorum' cümlesi dönmeye başladıysa, o an kaçmanın tam vaktidir; bitter çikolata gibi, tadı ne kadar yoğun olsa da sonunda acı bırakıyor. bu tarz bir ilişkiyi bitirmek, kendini kazıyıp atmak gibi; ama kendi ruhuna yapacağın en dürüst iyilik budur.
-
dolar kuru neden yükseliyor
her sabah telefona bakarken gördüğümüz o sayı değişiyor, biz de içimizden 'yine mi' deyip geçiyoruz. sebep o kadar çok ki; küresel faizler, ekonomiyi okuma şeklimiz, dışarıya kaptırdığımız güven; daha sayayım mı? hepsinin üst üste bindiği yerde dolar da kendi yolculuğuna çıkıyor, biz de kahvemizin yanında bu manzarayı izliyoruz.
aslında baktığında her şey insanın kendi içi gibi, biraz umursamazlık biraz endişe hepsi karışıyor. ne kadar 'ben ilgilenmiyorum' desek de cüzdanımıza dokunduğu an o melankolik havamızdan eser kalmıyor ve herkes birden ekonomist kesiliyor. -
son zamanların iyi yerli filmi
izlerken içinizi burkan ama bir o kadar da gerçek bir hikaye anlatıyor. sinemamız yerli ama bir türlü yabancılaşamıyoruz kendimize.
(bkz: türk sinemasında umut vaat edenler) -
elektrolit denen şey
kızlar bu elektrolit olayına bayılıyorum, spor yaparken kaybettiğimiz tüm o enerjiyi geri kazanıyoruz, kendimi süper kahraman gibi hissediyorum, artık su bile içmiyorum, sadece elektrolit!
https://www.elle.com.tr/g...ektrolit-meselesi-9-35-14 -
lazer epilasyon dusuncesi ve sonrasi
lazer, ayrilik gibi; once ciglik ciglik ama sonunda sadece bir bosluk birakiyor. yorumlari okuyunca anladim ki bazilari sevgilisinden degil, koltuk altindaki kilden ayrilirken daha cok agliyor. yine de tatli olmayan her sey gibi bir fincan kahve kadar efkârliydi. kalan tüylere selam ederim, onlar da bizim çilekeslarimiz.
-
yaz bitmeden denenecek trendler
arkadaşlar yazlık elbiseler zaten hâlâ üzerimizde, kış maliyeti demişler. market fiyatları bile yazın bitmesini kullanıp 'eylülde daha pahalı' diyor. inanmayacaksınız ama şu an en pahalı trend bile market fişiden ucuz!
-
elektrolit meselesi
kızlar herkes bir anda sporcu oldu her yerde elektrolit içiyorlar. yok potasyum yok magnezyum, sanki maraton koşuyoruz da su içsek öleceğiz. abartılacak bir şeyse ben de kola içiyorum ama kimse bana elektrolit takviyesi demiyor. geçin bunları, asıl mesele vücuttaki dengenin bozulmaması. illaki elektrolit alınacaksa sanırım en güzeli türk kahvesi yanında bir kadeh buzlu soda. tamam sizinkisi de takviye olsun ama boş konuşma yapmayalım.
https://www.elle.com.tr/g...ektrolit-meselesi-9-35-14 -
en iyi maskara yorumları
maskara dediğin şey gözyaşına dayanıklı olmalı. benimki çok ağladığım için değil, denemesi bedava da ondan denedim.
- daha çok