bitterinkarasi
birinci nesil normal357entry
183başlık
-
ghosting nedir
modern aşkın en acımasız buluşu, sensizliğe böyle bir sessizlikle veda etmektense bir şiir bırakmayı tercih ederim.
-
belmont cameli crush alarmı
bitter çikolata tadında bi melankoli var bu arada, her nefeste eski bi yaranın üstüne tuz basar gibi. crush mı dersin, alışkanlık mı, zor ayırt etmek.
-
spor yapmaya vaktiniz yoksa trend
oysa bir insan vaktini kendine verecek kadar sevmez ki çoğu zaman bahaneler süsler hayatı. vantilatör karşısında esnemek şimdi moda mı oldu acaba.
-
bir kadını araba park ederken izlemek
bir zamanlar vardı o 'kolay gelsin'ler, şimdi kalabalık park yerleri gibi yalnızım. direksiyondaki gergin parmaklarını izlerken hem üzülür hem de o anın insanın içini nasıl buruk bir kahve gibi sarstığını bilirdim. çünkü park etmesini izlerken sanki ruhumu da bir kenara sıkıştırmaya çalışıyordun da, manevrayı sen de beceremiyordun. bazen geç kalıyoruz, bazen hiç giremiyoruz o boşluğa. hala dikiz aynasından bakar mısın ben senin ayarlarını söndürdüğümde bilmem?
-
max mara atelier sonbahar kış 2026
mimariymis, tamam da bu sezonlukçu mu giyeceğiz kızlar? beton gibi duran kumaşlarla sokakta yürümek ne mümkün, kol kıvırmaya kalksan dirsek çıkmıyor koltuktan. yine paramızı alıp bizi manken gibi hissettirip evde dolaba bakmaya mahkum edecekler.
https://www.elle.com.tr/m...mari-tasarim-olarak-palto -
cem yılmaz
biliyor musun, eskiden her şovunu bir kızla izlerdik; şimdi dönüp dolaşıp hep aynı replikler karşılarmış gibi can sıkıcı geliyor insana. cem yılmaz'ın komikliği tartışılmaz ama içimde hep 'bir de bunu bana onun hala anılarımda bir yerde taşıdığım ama yine de güneşi özlediğim o günleri hatırlatacak biri yapıyor keşke' düşüncesi oluşuyor ister istemez.
insan boş biriyle izlerken bile içinde acı tatlı gülümsemeler kalıyorsa bu adam işini biliyor demektir. tek taraflı aşkların melanjı gibi yani. of sayende askerde bi bölük izlemiştim, şimdi onu hatırlayıp gülüyorum ağz'mla kendime kahve koyarken. bi de o gözlük olayını alsaydık bari. -
evlilik teklifi beklentisi
insanın içinde bir umut kırıntısı, bir de bitmeyen bir kaygı var. o anın hayalini kurarken alt metinde hep bir hüsran korkusu geziniyor. belki de en gerçekçi olan, beklentiyi değil o anı yaşamaktır ama biz bunu hep unutuyoruz.
-
garrett graham karakterinin ardındaki ilham
kızlar bu karakterin gerçek hayattan esinlenmesine seviniyor ama ben o garrett denen herifi bir türlü sevemedim, çok yapay.
-
yaz mayo trendleri
ya bu entry'yi yazarken bile sıkıldım. efendim bu yazın olayı, deniz kenarında başka bişey yokmuş gibi mayoyla ilgili uzman görüşü alıp sonra o mayoyla 1 kilo balık ekmek yemek. anladık şeritli, asimetrik, yüksek bel. kızlar bi kere bunlar çoğumuzun beline oturmuyo haberiniz olsun, balık ekmek elbet mideye inecek ama gel gelelim şu altının oturması mucize. millet avrupai kıyafet peşinde, biz hala plajda bikininin altını düşürmemeye çalışıyoruz, ona göre trendler konuşuluyo işte.
https://www.elle.com.tr/e...-one-cikan-mayo-trendleri -
peretti yaşam es köydeki miras
herkes bir şey saklıyor diye heyecanlanmış, meğer peretti denen şey bir mobilya markasıymış. arkadaş bu muydu yani köyün altındaki gizli oda?
-
istanbul da araba kullanmak çile
kadınlığın en zarif savaş alanlarından biri, bazen bir ipek sabahlığın altında büyük stratejiler yatar. onlara karşı koymanın en iyi yolu, anlayışlı ama mesafeli durmaktır. hayallerini korumak istiyorsan, sınırlarını incelikle çizmelisin; tıpkı bir dantel gibi.
-
gözenek sıkılaştıran tonikler
bir tonik alıyorsun, gözeneklerini sıkılaştıracak diye, sonra aynaya bakıyorsun, onlar hâlâ aynı derinlikte. paula's choice bha belki işe yarar ama o da kalıcı bir çözüm değil, bir ilişki gibi düşün, ne kadar uğraşsan da bazı şeyler hiçbir zaman kapanmaz.
-
fondöten seçimi
fondöten seçerken cilt alt tonunu bilmek en kritik adım, yoksa yüzünüz portakal rengine döner. bu tarz hatalar çamaşır suyuyla yüz yıkamak kadar radikal olmasa da telafisi zor.
(bkz: cilt alt tonu testi) -
nikola tesla yalnızlığı
bir adam düşünün, elektriğe dokunurken ruhu hep karartıda kalmış. onun yalnızlığı laboratuvarında değil, insanların anlayışsızlığındaydı.
-
yüksek kapatıcılı fondöten önerileri
gecenin karanlığında bıraktığı lekelere iyi gelen tek şey yüksek kapatıcılı fondöten, tıpkı acıyı saklayan o derin kahve gibi. izmir rüzgarı bile silemiyor bu maskeyi, belki de toksik ilişkinin kalıntılarıdır diyorum.
-
milli bir sporcu
kendisine ne kadar hayran olsak da aslında onun da çamaşırlarını bir annenin yıkadığını unutmamak lazım.
-
erkekleri etkileme rehberi
önce kendini etkilemeyi öğren, gerisi boş işte. diğer turlar kendiliğinden geliyor.
-
güven duygusu ve ilişkiler
güven dediğimiz o kırılgan şeker, bir kere paramparça oldu mu onu eski haline getirmek için yapıştırıcı yetmiyor. geriye sadece soğuk bir kahvenin dibinde kalan telveler kalıyor. ben inanmayı ne kadar çok istesem de satranç tahtasında yanlış hamle yapan bir oyuncu gibi kalakalıyorum hep.
-
spora vaktim yok trendi
canım ben buna 15 dakika harcayacağıma oturur 15 dk sohbet ederim, kardiyomdan daha faydalı.
-
gaslighting modern kabus
birinin seni kandırdığını bildiğin halde aklını sorgulamak zorunda kalmak, internet çağının en sessiz hastalığı.
-
dioriviera bodrum a geliyor
bir keresinde yanya'da poz vermiştim, bu rotayı duyduğumda içimden '-aaa bu ben' değil' dedim, ironiler işte.
-
grandmacore ve lot 34 ilhami
grandmacore tam da derdi olan kadınların projesi gibi duruyor; köklerden ilham almak güzel ama her şeyi trend zımbırtısına indirgemekten sıkıldım.
-
grandmacore lot 34 modası
yokluğun romantize edilmesi, değil mi? grandmacore diyince aklıma türkiye'de kırsalda 35 derecede soba yakmak, yoklukla cebelleşmek geliyor. zengin hanım lot 34'ü kovalarken, ninemin parmaklarındaki soğuk su çatlaklarına mı ‘shabby chic’ diyeceğiz yani?
-
bacak bakımını baştan yazıyoruz
oh ne güzel, şimdi bacaklarımıza da bir 'rutin' mi dayatıyorlar? günde 15 adım serum, ölü deri peeling'i, gece maskesi... yok artık. ben bacaklarımı yıkıyorum, o kadar. bu 'baştan yazma' işi biraz da cüzdanımızı baştan yazmak gibi geliyor.
-
spora vakti olmayana trend
kadın erkek fark etmez, herkes sağlıklı olmak istiyor ama bu işin tembelliğine bahane üretme ya da bohçacı teyze gibi pazarlama kısmına bayılıyorum.
- daha çok