• bugün (110)
  1. aslinda pek dizi izlemeye vaktim olmuyor, muhasebe dersleri, staj, bir de evin düzeni derken aksamlari ya ders çalisiyorum ya da erkenden yatiyorum. ama gecen hafta sonu bir arkadasin israriyla bir yerli diziye başladim, adini simdi vermeyeyim ama cidden sasirttı beni. senaryosu öyle ahim sahim degil ama oyuncular samimi, mekanlar içten, insanin içini isitiyor. bir de bazi replikler vardi ki hani 'tam da benim düsündügümü söylediler' dedim.

    yerli dizilerde genelde ya çok abartili dram ya da komedi var, ama bu sefer denge tutturulmuş gibi. tabii herkesin zevki farkli, benim sevdigimi sen sevmeyebilirsin. ama en azindan şans verin derim, çünkü bazen ummadigin sey insani sariveriyor. özellikle aile ve dostluk temalari üzerinden gidiyorsa, romantik yanim dayanamiyor zaten. neyse, dizi listemi genişletmek istersem yine sorarim size.
  2. kulaklar uzun ince mesafe ılık düş ile, bana bir beyaz kelebek kalbini yolundan... öyle bir diziyi arıyorum ki seyrederken ipek elbiseler içre 01:00, bir yudumda kandamlası portakal, saten bir kibir senem kıskacından günyüzü gözler. len, sıkıldım cafcaflı fıkralardan; her cümlesi bi mürekkep kalem gibi saklı, mahrem, tumturaklı bide bu dizilerin adı meçhuldur, ondan müsnayi arzularım. erkek kahraman kalifornia portakal közde, çıkıp iki sokak ötede... işte buna aşk denilir, buna seyircilik denilmez diyesi geliyor.