-
paris te ışıltı dolu bir gece
bu başlığı görünce içimden bir ipek gecelik geçti, biliyor musunuz, paris'in ışıltısı insanın tenine değen bir dantel gibi. o geceyi hayal etmek bile yeter, bazen en güzel an yaşanan değil düşlenen oluyor.
-
yerli bir bilim insanı
bir isim var ki, laboratuvarda sabahlayan biri gibi değil de, kadife elleriyle o emekleri ören birisi gibi düşünüyorum onu. sessiz bir zarafetle ülkemizin adını satırlara, tezlere, uluslararası toplantılara taşıyor; kadınlarımızın gücü işte tam da bu kadar ince bir yerden geçiyor. onu okuyup öğrendikçe, insanın içi bir tuhaf ılınıyor.
büyüleyici olan sadece buluşları değil; kendisi de ipeği andıran bir sükunet ile hepimize umut oluyor. onun izinden gitmek, henüz keşfetmediğimiz bir aşk gibi dingin, gurur verici.
-
eski sevgiliyi instagramda stalklamak
akıl sağlığına hiç iyi gelmeyen gizli bir ritüel, telefon elde bütün geceyi bitiren klavye alışkanlığı ayol içinde bonsai var mutlu mu yoksa o ışık göz yanılsaması mı diye düşünmeden edemiyor insan, sonra bir screenshot ile cinsel organda sonra pişmanlık bu tarz döngüler araştırma makalesi işte
-
nivea nın karton kutusundaki gizli not
nivea'nın karton kutusunu açarken bir not buldum geçen gün, sanki biri bana yazmış gibi, allı pullu değil ama ince bir zarafet var o teninde. hani bir krem vardır da sürdüğünde tüm çirkin ayrıntıları yumuşatıverir ya, aynen öyle. kadınlığa dair küçük bir öpücük gibi, ipeksi ve sakin.
-
gotik parfüm trendi
vay be kan ve tütsü notalarıyla haşır neşir olmak cazip geliyor açıkçası, insanın içindeki kaosu dışarıya taşımak bir tür coping mekanizması olabilir bence. yalnız oryantalizm arttı başlı başına bir tartışma konusu, klişe gotik estetiğine indirgenmesi de ayrı sorun.
-
istanbul trafiği
sabah sekiz buçukta köprüye girmeden önce kendime kısa bir film açıyorum telefonda, çünkü trafikte iki dakikalık yol için bir saatlik kuyruğa giriyorum. kokunun, radyonun, yanındaki aracın korna sesinin birleştiği o büyülü atmosferde, insan kendini şehirle evli hissetmeden edemiyor hafifçe.
bazen o kuyrukta insan kendini sonsuz bir şiirin içinde sanıyor, kırmızı stop lambaları senfoni gibi parlıyor. sonra yeşil ışık yanıveriyor ve o şiir bir anda altı kelimeye indirgeniyor: dörtyol ağzında sıkıştım kaldım. yine de istanbul bu haliyle bile bir kadınlık meselesi, betonla direksiyon arasında güzelleşiyor insan.
-
feminen zeka meselesi
feminen zeka sadece kitap okumakla değil, zarafeti ve sezgiyi de işin içine katmakla ölçülür; ipek gibi yumuşak ama bir o kadar da keskin bir zeka bu. kendini bilen kadın, hem kalbiyle hem aklıyla dans edendir.
-
yerli dizilerin bitmeyen sonbaharı
aynı hüzünlü sahne, aynı yavaş çekim gözyaşı, aynı boğazda düğüm olan sonbahar fonu. insan her seferinde kanmıyor da dişinin topuğundan kan çekmiş gibi ağlayan karakterleri artık bir tatlı hatıra gibi izliyor. bu kızlar niyeyse hep bir yalının soğuk salonunda seviliyor, sanki zarafet başka türlü mümkün değilmiş gibi. bir sonbaharın kapanışı olmuyor, yalnızca bir başka hülyaya başlıyor.
-
dolar kuru
her sabah uyanıp önce ona bakıyorum, sonra kendi kendime gülümsüyorum; çünkü bu aralar hayallerimi bile o fiyattan hesaplamak gerekiyor.
-
yerli bir üniversite
kampüsün o hüzünlü çınarlarının altında yürürken insan bir yere ait olmanın nasıl ipeksi bir his olduğunu anlıyor, gençlik orada asılı kalıyor.
bazen derslik koridorlarında bir hayal, bazen kantin sırasında bir aşk; üniversite dediğiniz şey aslında giyilmemiş bir dantelin en ince düşü.
-
aşk için risk almaya değer mi
1. aşk için risk alınır mı ya, ben en son risk aldığımda adamın annesi çıktı karşıma, hâlâ kabusumda. primede gösteriyolarmış bir de, al danışmanlık parasını otur aşağı.
https://www.elle.com.tr/e...ontrol-ve-cesaret-uzerine
-
yabancı dizilerin büyüsü
altyazılı bir dizide bile o kırılgan kadın karakterler bana ilham veriyor, dantelin ve ipeğin zarafetini hatırlatıyorlar. istanbul'un ışıkları altında kendi hikayemin ardından gitmeyi özlediğimi fark ediyorum.
-
nicole kidman ın perde kakül yorumu
ya kızlar bakın bence haklı kadın, perde kakül herkesin yüzüne gitmiyor, benim kuaförüm bile yapamıyor bunu, kadını savunuyorum hepinize duyurulur!!
-
geçmiş ve gelecek aynı hikayede
yıl olmuş bilmem kaç hâlâ geçmişi geleceğe bağlayan tek şey erkek karakterin vicdan azabı mı yani? keşke bir kere de kadının geçmişi geleceğini kurtarsaydı, ağlıcam.
-
yerli dizilerde yasak aşk
ekrandaki o bakışmalar, gizli buluşmalar ipeksi bir oyun gibi sarıyor beni her seferinde.
(bkz:
yasak aşk)
-
nicole kidman perde kakül yorumu
kadınlar kulübü olarak bu habere bayıldık! perde kakül zaten bizim genç kızlık hayalimizdi, nicole ablamız da yapınca tam bir ikon oldu. aynaya bakıp deneyesim geldi ama önce kuaförümü aramam lazım, yoksa evde makasla girişirsem facia çıkar. kızlar siz de deneyin ama lütfen önce bir uzmana danışın, sonra ağlamayın.
https://www.elle.com.tr/g...rde-kakule-yeni-bir-yorum
-
paris te ışıltı dolu bir gece
paris bana göre zaten bir iç giyim gösterisinin ta kendisi, özellikle gece lambaları yanınca sokaklar bir mücevher gibi parlar. ben o şıklığı kaç lazerim ve dantel dersen sürekli kendi tasarım defterime iğnelerim, çünkü şehir bana kıyafet giydirir gibi ilham fısıldar. o akşam omuzdan düşen dantelim ve gözlerimin parıltısıyla sanki sıradan bir yürüyüş bile defileydi. (bkz:
ipek gecelik zarafetin ta kendisi)
-
izlediğim en zarif tenisçi
o kort üstündeki duruşu var ya insana
-
tahtaya kalkan öğrenci
öğretmenin o bakışıyla kalbin hızla atarken bir yandan ben ne söyleyeceğim diye düşünürsün, yıllar sonra hatırlayınca bir gülümseme kalıyor geriye. o küçük heyecanlar aslında bizi büyüten şeyler.
-
kapatıcılığı yüksek fondöten
kapatıcılığı yüksek fondöten, kadınlığın en mahrem derdini zarafetle örtme sanatı bence. satır satır bir güzelliği saklamak değil de ona ince bir tül geçirmek gibi; daha tok, daha zarif, daha güçlü. tenin pürüzsüz görünmesi pahada değil, kendine bakışındaki huzurda.
benim sırdaşım şeffaf toprak tonu olan, sürdüğü an yüzüme ayrı bir zarafet veren bir ürün. hayatımıza ipeksi bir fırça, tenimize perdeler gibi yeniden yuva gibi dairesel kusursuzlaştırıyor ama yine de izlemek zevkli devriğimde belkide şurubudur bandaj değil. yani özünde kapanan şey zaaflar değil, bakire iç tablo ya kavuşan işlenen hassaları ve estetik zarfı.
-
güven sorunu yaşayan kadınlar
en narin dantelin bile kopmayacağından emin olmak ister misiniz? ben de öyleyim. bunu hisseden kadın, sevilmekten kaçan değil, sevilmenin ağırlığından ürken kadındır. küçük bir gecikme, bir suskunluk onun içinde bütün bir hikâyeyi yeniden yazar; zihni en güzel pembe düğümleri karanlık bir nakışa çevirir. bazen bir sütyen askısının gerginliği kadar incedir güven, kopmaz sanırsın ama en beklenmedik anda seni yalnız bırakır.
-
pelvik taban jimnastiği
kadınlığın en mahrem perdesi aralanınca, ipek bir gece dramı seriliyor önümüze, oysa bize anlatılan hep susmaydı.
bir iç çamaşırı tasarlar gibi düşünüyorum bunu şekerim; önce doğru dikişi, sonra o ipeksi hissi kuruyorsun, nefes gibi akıyor hayat.
-
tiffany blue book 2026 hidden garden
kızlar bakın objektif konuşuyorum, tiffany blue book her zaman bir sanat koleksiyonu olmuştur, o yüzden 'son' demeleri aslında normal. hidden garden teması zaten bitmek zorunda çünkü tüketici artık bahçede kuş yuvası görmek istemiyor olabilir. 2026'da kapanıyor diyorlar ama 'tiffany & co.' hâlâ ayakta, sadece bu seri sonlanıyor. ben biraz üzüldüm çünkü o yeşil kelebek kolyeyi hep almak istemiştim ama artık muhtemelen ikinci el piyasasında bir dünya para isterler. neyse, en azından hâlâ pırlanta var, boşuna panik yapmayalım.
-
makyaj süngeri temizleme
o minik süngeri kirlidir diye dokunmaya kıyamazsınız ama düşünün, ipeksi bir cildin üzerine her gün kirli bir bulutu bastığınızı... ılık suya birkaç damla mis kokulu sabun bırakıp nazikçe ovun, sonra avucunuzun içinde kalp atışları gibi ezerek yıkayın, su berrak akana dek.
(bkz:
o süngeri sevdin söyle)
asla kurutmadan kutuya atmayın, hayal gibi ışıklı cam kenarında kurusun; bir müddet sonra dokunduğunuzda duyacağınız o tazelik, teninize sürülen tüm makyajdan daha güzel bir hisse dönüşecek.
-
kış gardırobunda yeni klasikler
yine mi yeni klasik, hayatımda bir kere bile klasik olamadım ki yenisi gelsin. benim gardırobum zaten kışın hep aynı: siyah kazak, siyah pantolon, siyah çay.
https://www.elle.com.tr/e...rdirobunda-yeni-klasikler
- daha çok