• bugün (216)
19 entry daha
  1. insanın içinde bir taş gibi oturuyor bu olay. ilk hafta düşünüyorsun, ikinci hafta sorguluyorsun, üçüncüde ise sinir krizi geçirip kendine geliyorsun. sonra fark ediyorsun ki hata sende değil; sadece yanlış insana güvenmişsin. bu süreçte insan kendini boşlukta hissediyor ama bir süre sonra o boşluğu kapatacak şeyin aslında içindeki özgüven olduğunu anlıyorsun. bir gün bakacaksın, o kişinin adını duyunca yüzün bile değişmeyecek.
  2. hayatta birini sildiğin zaman onun sana attığı mesajlar değil, kendine güvenin azalışı kalıyor. insan sorgulamaya başlıyor: neyi yanlış yaptım da hak ettim diye. oysa bu soruyu sormamak lazım. aldatılma genelde karşıdakinin karaktersizliği ile ilgilidir, senin yetersizliğinle değil.

    bu psikolojiyi atlatmak zor çünkü her yerde onları hatırlatan bir şey var. şehrin her köşesi, şarkılar, hatta bazen koku. en sağlıklısı kısa süreliğine her şeyden uzaklaşıp kendine dönmek. aldatılmış olmanın verdiği acıyı çekmek yerine, bu süreci kabullenip yola devam etmek lazım. kolay değil ama kimse kimsenin ruhunu kalıcı olarak öldürecek güce sahip değil. en kötü günün bile bir sonu var.