- 238 entry
- 185 başlık
-
at kılı fırçasıyla kızarmış tavuğa dönmek
pürüzsüz bacak hayaliyle heves edip ilk kullanımda bacaklarımı resmen rendelediğim o meşhur işkence aleti. o övmelere doyamayan influencerlar yalan söylüyor kızlar, o pürüzsüzlük tamamen filtreden ibaret yoksa bildiğiniz inşaat zımparası bu. banyodan çıkınca acıdan sızlanırken bacaklarımın derisiz halini görünce gidip selülitlerime sarılarak şükrettim. -
dolar kurunun skincare rutinimi bitirme projesi
eskiden mağazalara girince etiketlere şöyle bir göz ucuyla bakar sepete atar geçerdik. şimdi sırf şu bitmek bilmeyen dolar kuru yüzünden, bir nemlendirici almak için bile wall street borsacısı gibi grafik takip ediyoruz. inanın artık kendi cilt bariyerimden çok merkez bankası rezervlerini düşünür oldum. bir tane basit c vitamini serumunun fiyatı üç günde iki katına çıkıyor, kızlar resmen yüzüme yatırım tavsiyesi sürüyorum falan sanıp kendimi avutmaya başladım.
gidip o toksik eski sevgilime yalvaracağım yurtdışından gelirken bana o çok sevdiğim fondöteni getirsin diye, çünkü gururum bile son bir yıldaki alım gücümden daha dik duruyordu yemin ederim. hayır anlamadığım şey, biz o parlak gloss'u sürünce cari açık falan mı büyüyor? maaşı aldığım gibi kura yenik düşmüş üç parça makyaj malzemesine vermek yerine, yüzüme mutfaktan domates kabuğu falan yapıştıracağım en sonunda. organik falan diye diye cildimizi taş devrine döndürdün be dolar. -
evde manikür pedikür yapma yanılgısı
kuaföre para bayılmamak için o kör pensle tırnak etlerimi lime lime edip banyoyu cinayet mahalline çevirdiğim acınası bir fakirlik aktivitesidir. sağ elimin ojelerini asla taşırmadan süremediğim için ertesi gün tırnakçımın karşısına geçip o kanamalı parmaklarımla mecburen rezil oluyorum zaten. -
hadise nin sürekli yeni bir aşka yelken açması
kızlar yemin ederim bu kadının flört hızına yetişmeye çalışırken benim tansiyonum düşüyor, daha dün sahnede yüzük fırlatmıyor muyduk ne ara yepyeni bir çocukla el ele poz verdiniz. bi sal da biz de nefes alalım be ablam, senin şu bitmek bilmeyen dramaların yüzünden evdeki kendi dümdüz ilişkimi sorgular oldum. -
ilk buluşmada giyilecek eforlu eforsuz kombin
hiç sallamıyormuş imajı vermek için o yırtık jean ile salaş tişörtü eşleştirirken ayna karşısında geçirdiğimiz üç sinir krizi hiç yaşanmamış gibi davranıyoruz. sonuçta paşamız kendisi için iki saat hazırlandığımızı falan sanmasın, biz uyandığımızda da tam olarak böyleyiz. -
yüz nakli etkisi yaratan fondötenler
eski sevgilimin yalanları kadar kalın bir tabaka oluşturup hepimize bütün gün mimiksiz gezme sanatı icra ettiren o harika badanalardır. gece uyumadan önce yüzünüzdeki o inşaat harcını kazımaya çalışırken cildinizi zımparalamış gibi hissediyorsunuz ama maalesef porselen bebek olma uğruna değer. -
dünyanın açık ara en iyi maskarası
kızlar maaşınızı gömdüğünüz o elit markaların milyarlık maskaraları dökülmüş üç tel kirpiğinizi birbirine yapıştırıp örümcek bacağına çevirmekten başka hiçbir şeye yaramıyor, uyanın artık şu tatlı rüyanızdan. inanın bana köşe başındaki kozmetikçinin indirim sepetinden çıkaracağınız o şekilsiz pembe maskara bile sizi aradığınız o destansı takma kirpik görünümüne anında kavuşturacak. -
evlilik teklifi beklemekten ciğeri solan kadın
her yıldönümü yemeğinde tatlının içinden yüzük çıkacak diye beklemekten panik atak hastası oldum ama bizim sığır sadece künefeyi gömmekle meşgul. hayır beş yıl bitti be adam, bari o pırlantayı drone ile kafama fırlat da bu eziyet bitsin artık. -
aldatılan kadının fbi ajanına dönüşmesi
o gece kahrımızdan ölürken wp grubunda kızlarla adamın yedi göbek soyunu çıkarıp paralel evrendeki kumasını bulmak suretiyle resmen aklımızı yitirmiştik.
ertesi sabah gram uyku uyumadan buz gibi bir yüzle ofise gitmemiz ise tamamen bizim o mükemmel toksik direncimiz ile alakalı bir şovdur. -
oxford üniversitesinde fotoğraf çekilme kombini
sırf o gotik binaların önünde dark academia kızı gibi çıkmak için buz gibi havada incecik pileli etekle zatürre olmayı göze alıyoruz. inanın kızlar oradaki ingiliz bebelerinin kibrini çekeceğime sanayideki ahmet ustaya kaçarım daha iyi, hiç boşuna o kampüsler için heveslenmeyin. -
jack grealish
adamın baldırları benim tüm geleceğimden daha parlak ve daha sağlam duruyor inanılmaz bir şey bu. o çorapları aşağı indirip sahada salına salına yürümesi falan tamamen şov bence, futbolla zerre ilgilendiğini sanmıyorum. kesin ingiltere'de pub köşelerinde milleti tavlamak için o bacakları yapıp yanlışlıkla manchester city takımına falan transfer olmuş, başka mantıklı bir açıklaması olamaz. -
ilk buluşmada narsist erkek turnusolu
kızlar inanın bana bu türü kilometrelerce öteden tanımak artık bir hayatta kalma becerisi oldu. size masada sürekli ne kadar zeki ve özel biri olduğunu, eski sevgililerinin tamdıbının aslında ne kadar "sorunlu ve takıntılı" olduğunu anlatıp duruyorsa hiç çaktırmadan konumunuzu kapatıp oradan uzaklaşın. daha hesabı öderken bile garsona öyle üst perdeden bir bakışı vardır ki, sanırsınız kafenin yarı hissesi babasından miras kalmış da lütfedip hesap ödüyor.
sürekli kendi başarılarını övmekten konuşma sırası asla size gelmez, zar zor araya girip bir cümle kurarsınız ve anında konuyu "evet o öyle ama ben de geçen gün... " diyerek yine o muazzam benliğine bağlar. sizin dertleriniz onun destansı hayat mücadelesinin yanında sadece ufak ve sıkıcı bir detaydır. ona göre kendisi her zaman mükemmeldir, eğer ortada bir sorun varsa tüm hatalar ya sizin ya da etrafındaki "vizyonsuz" insanların suçudur. arkanıza bakmadan kaçın, zira o adamın açacağı devasa duygusal yaraların terapi masraflarını yine siz ödeyeceksiniz. -
dünyanın en iyi maskarası yalanı
influencer tayfasının her ay "kızlar yemin ederim hayatımın maskarasını buldum" diyerek bize kitlediği o tuğla gibi topaklanan çamur yığınlarından bahsediyoruz sanırım. hayır anlamıyorum, o örümcek bacağı gibi birbirine yapışmış, üç tel kalmış kirpiklerinizle kameranın karşısına geçip bunu överken hiç mi vicdanınız sızlamıyor? o vaat ettikleri takma kirpik etkisini yakalamak için üç yüz kat sürüp göz kapağımızı fıtık ediyoruz, günün sonunda kirpiklerimizin yarısı el arabasıyla taşınacak hale geliyor yine de sonuç hüsran.
üstelik bunu temizleme evresi var ki düşman başına. gece yatmadan önce çift aşamalı temizlik mi yapmadık, yüzümüzü asitlere yağlara mı bulamadık... o zift kirpikten inatla çıkmıyor ama gün içinde iki damla gözyaşı döktüğünde anında yanaklara akıp seni pandaya çevirmeyi çok iyi biliyor. sadede gelirsek kızlar, o kusursuz uzunlukta ve kıvrıklıkta gördükleriniz genelde ipek kirpik ya da düzenli lifting eseri. o yüzden kendimizi kandırmayalım, öyle bir mucize ucu fırçalı plastik bir tüpün içinde satılmıyor. -
ev sahibiyle kapı önünde saç başa girmek
kızlar yemin ederim bu ülkede mülk sahibi olmak bazılarına resmen tanrıcılık oynama yetkisi falan veriyor. sabahın köründe yüzümde kağıt maskeyle kapıyı açıyorum, karşıda sinir krizleri geçiren manyak kadın bana zam diye cırlıyor. evde kocasından göremediği saygının hıncını benim üç kuruşluk depozitomdan çıkarmaya çalışacak kadar da toksik ve vizyonsuz bir varlık. -
gone girl izleyip sevgilisine trip atan kadın
amy'nin o aldatan narsist kocasına kurduğu tuzakları izlerken zerre acımadım, aksine kızın kusursuz intikam zekasına resmen taptım.
filmi bitirir bitirmez yan koltukta uyuklayan sevgilimi dürtüp sen de arkamdan böyle işler çevirirsen sonun aynı olur diye gecenin köründe kavga başlattım kızlar. -
toksik erkeği doğaya geri salmak
sizi yedi yirmi dört manipüle eden o narsist asalağı her yerden engellediğiniz an bedeninize yüklenen o bebeksi hafifleme hissi inanılmaz bir şey. adamı hayatımdan şutlayınca bir gecede iki kilo ödem attım, yemin ederim hiçbir yeşil detoks suyu insanda bu kadar mucizevi bir etki yaratmıyor. -
eski sevgiliyi anında unutturan eylemler
kızlar inanın bana en işe yarayan taktik, kuaföre gidip adamın o çok bayıldığı uzun saçlarınızı depresif bir şekilde kestirmek falan değil. tam ayrılık anında gidip adamın kredi kartıyla o aylardır indirime girmesini beklediğiniz en pahalı çantayı gözünüzü kırpmadan sipariş etmektir. yemin ediyorum o ekstreyi gördüğünde yaşayacağı krizleri hayal ederken içiniz öyle bir soğuyor ki, o gereksizin adını bile saniyeler içinde hafızanızdan tamamen siliyorsunuz. -
cristiano ronaldo nun botoks bağımlılığı
adam o kadar gerdirmiş ki yüzünü, yakında maçta kafa topuna çıkarken mimik yapamayıp oksijensizlikten bayılacak diye aklım çıkıyor. georgina kızım şu adamın elinden acilen o iğneleri al, yoksa koca efsane bildiğin yürüyen bir vitrin mankenine dönüşecek. -
ten rengine tam uyan o nude ojeyi bulamamak
yıllarımı verdim, servet harcadım ama ellerimi anemi hastası bir sosise çevirmeyen o lanet alt tonu bir türlü bulamadım. instagram'da o estetik kızların elinde kuğu gibi duran renk bende resmen karaciğer yetmezliği gibi duruyor. sorun benim ellerimde değil, bize pembe alt tonlu diye bildiğin inşaat kirecini dayatan bu kapitalist kozmetik sektörünün vizyonsuzluğunda bence. -
burun ucuna sürülen highlighter
kızlar allah aşkına rudolph gibi burnumuzun ucunda o sim topağıyla gezmekten ne zaman vazgeçeceğiz bilmiyorum ama o parıltıyla gece uçuşlarına bile rehberlik edebiliriz bence. hayır yani o ışıltının tatlı bir ıslaklık değil de direkt uzaydan görünen dev bir disko topu gibi durduğunu birbirimize acilen itiraf etmemiz lazım. -
mutlu evliliğin sırrının adamı umursamamak olması
kızlar inanın bana o adamı evde pilli bir biblo gibi köşeye bırakıp sadece faturaları ödeyeceği zaman hatırladığınızda inanılmaz huzurlu bir hayatınız oluyor. adamın ne yediğine, ne giydiğine, kime mesaj attığına asla karışmayın, sinir sisteminiz için tamamen salın gitsin. siz kendi cilt bakım rutininize ve bitmek bilmeyen online alışveriş sepetinize odaklanın ki o evde minimum kaos maksimum saç ışıltısı yaşansın. -
toksik eski sevgiliyi vücuttan atma taktikleri
ilk iş onunla gittiğiniz o leş gibi mekanları hafızanızdan sildirip, adamın aslında ne kadar vasat bir giyim zevki olduğunu idrak ediyorsunuz. sonra o 'bensiz yapamazsın' diyen şişik egosunu kuaförde saçınıza attırdığınız iki paket ışıltıyla ezip geçiyorsunuz. inanın o fakir aurasını hayatınızdan kazıyıp atmak, en pahalı cilt bakım serumundan bile daha hızlı parlamanızı sağlıyor. -
sevgilinin yavaş yavaş oksijen israfına dönüşmesi
bu adamların hepsi fabrikadan bizi sinir krizine sokmak için mi özel olarak üretiliyor gerçekten anlamıyorum. iki medeni insan gibi aramızdaki sorunu çözelim diyorum, beyefendi karşıma geçmiş inanılmaz bir istikrarla ölü taklidi yapıyor. resmen pırıl pırıl gençliğim bu ruh emici dementor yüzünden çürüdü gitti.
(bkz: ilişkide duvarla konuşma simülasyonu) -
nivea böğürtlenli dudak kremi
sürdüğüm an dudaklarımı porselen bebek gibi göstereceğine inandırıp beş dakika sonra etrafa bulaşarak beni çaycı hüseyin'e çeviren mucizevi ürün. yine de o muhteşem böğürtlen kokusu için çantalarca stoklamaktan asla vazgeçmiyorum, resmen altı liralık kremle toksik bir ilişki yaşıyoruz. -
makyajda baking saçmalığı
yıllardır şu transparan pudrayla yüzünüzü tavuk gibi marine etme sevdasından bir türlü vazgeçemediniz. o kadar pudrayı göz altına basınca porselen bebek değil, fırından yeni çıkmış un kurabiyesi gibi duruyorsunuz. hele o flaşlı fotoğraflarda patlayan bembeyaz göz altlarınızı görünce cidden ağlayasım geliyor, lütfen bırakın artık şu eziyeti. - daha çok