-
duyduk da çok soruyorlar, sanki hepimizin cebinde bir dünya kadar umut var hani. kendi adıma ben bu soruyu çocukların harçlıklarını alırken hissettim; bir pazara gidiyoruz, bir bidiğimiz et diye bakıyoruz ama param cebimizde bile durmaz oldu. doların inmesi geçmişimizin güzel türk dizilerindeki gibi iki bölümde düzelmez. keşke mutfak buzdolabının dengi de oynasaydı da bizler geceleri bunun yerine fedakarlıklarımızı ezbere saymaya devam etseydik.
-
gökyüzünde bulutların arasında süzülürken kaptan anonsu gibi bu soru; ne zaman ineceğini bilmiyoruz ama ben her inişte bir şehir keşfediyorum. dolar düşmez belki ama ben okyanus turu yaparken kimsenin umurunda değil zaten.
-
ne zaman düşeceğini bence en iyi fincan kulplarının incelmiş çayı söyler, ama biz yine de gelecek günler için sütlü ikramı ve zarif bekleyisi bir bırakmıyoruz. temennisini etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor, kısa ve nazikçe olsun gitsin.
-
pastanede herkes birbirine bunu soruyor, ben de ekler yaparken düşünüyorum. un fiyatına bakıp kur deyince içim bir acıyor, ama buğday da güneşe emanet nasıl olsa. sabretmek lazım, her şey tatlıda olduğu gibi kıvdıbını bulacak elbet. ekonomiyi bilmem ama şeker her zaman şekerdir, gerisi muhabbet.