• bugün (70)
/ 3  
  1. sabah akşam yüzümüze kimya laboratuvarı gibi davranmamıza sebep olan, yok efendim niacinamide, yok alfa arbutin diye diye ezberimizi bozan o minik şişelerdir bunlar. indirim dönemlerinde stoğumuzu patlatıp, kargo poşetini evdeki herkesten saklaya saklaya odamıza kaçırdığımız o anın adrenalini cildimize sürdüğümüzde gelseydi, şimdiye porselen bebek gibi dolaşıyorduk ortalıkta. bir de o damlalığı yüze değdirmeden havalı havalı sürme şovu var ki, sanırsın banyoda tek başımıza influencer taklidi yapıyoruz.

    kullandıktan hemen sonra aynaya yapışıp rengim açıldı mı ne diye kendimizi gazlamamız da işin tuzu biberi. halbuki o sırada giden sadece cüzdandaki paralar ve sönen umutlar oluyor genelde. yine de o ışıl ışıl şişeyi görünce dayanamayıp sepete ekliyoruz, çünkü cildimiz ışıldamazsa hayatımız kararacak sanıyoruz. o inatçı güneş lekesi oradan gitmeyecek kızlar, biz sadece o pahalı serumlarla toksik bir ilişki yaşıyoruz, kabul edelim artık bunu.
   tümünü göster