• bugün (70)
/ 3  
  1. bak valla samimi söylüyorum bu illetten kurtulmuş biri olarak yazıyorum, öyle "iradene hakim ol" falan gibi boş muhabbet yapmıcam. yıllarca parmaklarımı masanın altında sakladım, kanayan etlerime yara bandı yapıştırıp "kapıya sıkıştı" diye yalan söyledim, bilirim o rezil hissi.
    olay tamamen o ilk 10 günü atlatmakta bitiyor ama bak nasıl:
    1. o lanet olası pürüzler
    tırnak yiyen adamın en büyük düşmanı tırnağın kenarındaki o ufacık sertliktir. onu hissettiğin an "şunu bi dişleyeyim düzelteyim" dersin ama o iş asla öyle bitmez, koluna kadar yersin. o yüzden her yere törpü atıcaksın. cebinde, masanda, yatağının ucunda... en ufak bir takılma hissettiğin an dişinle değil o törpüyle müdahale et yoksa geri dönüşü yok.
    2. acı oje olayı (işe yarıyor ama tadı için değil)
    bak acı oje sürünce tadına alışıyorsun bi süre sonra biliyorum. ama acı ojenin tek amacı seni "uyandırmak". hani dalıp gidiyorsun ya tv izlerken falan, elin fark etmeden ağzına gidiyor. işte o iğrenç tat dimağına değdiği an "hop ne yapıyorsun" diyorsun. farkındalık yaratıyor yani, mucize bekleme ama sür mutlaka.
    3. el kremi meselesi
    tırnak kenarlarındaki etler kuruyunca sertleşiyor, sertleşince batıyor, batınca da koparmak istiyorsun. elini sürekli nemli tutarsan o koparacak sertliği bulamazsın. o etler yumuşacık olunca dişleyecek yer kalmıyor resmen.
    4. o ilk makas anı
    abi en güzeli ne biliyor musun? yaklaşık 2-3 hafta sonra o tırnağın beyaz kısmının çıktığını görmek. sonra hayatında ilk defa o tırnağı dişinle değil de tırnak makasıyla "çıt" diye kestiğin an... işte o an kazandığını anlıyorsun. o ses dünyadaki en güzel melodi yemin ederim.
    kısacası:
    asla bırakamam deme, ben yediysem herkes bırakır. ellerin artık cebinde saklanmasın, masanın üstünde özgürce dursun be. valla çok büyük rahatlıkmış.