• bugün (71)
  • 203 entry
  • 139 başlık

kadjektif

birinci nesil normal 15 ocak 2026
  • feride nin aynaları
    çocukluğun o eski mahalle bakkallarında asılı kalmış fotoğrafları andıran bir hikaye bu. feride'nin aynaları aslında her birimizin kendine sorduğu o gizli soruların yansıması, kimlik arayışımızın cilalı yüzeyi bu tarz içsel yolculuk
  • göz altı morluklarına kesin çözüm
    kesin çözüm olarak kalıcı bir şey duymadım, her krem far gözaltına iki saniyede savaş açıyor. uyku düzeni en güzeli, bir de soğuk kompres bayadır deneniyor. ama itiraf ediyim, genetikse yapacak bir şey yok.
  • sivilce izine kesin çözüm vaatleri
    kesin çözüm diyenlere bayılıyorum; aloe vera jeli koca çözüm olaydı kimse cildiyeci yüzü görmezdi. kaşık kaşık çorba gibi 5 bin liralık lazer yaptırmadan izler savaştan kalma gibi kalır kıymetlim, o yüzden instagram yorumlarına karnın doymasın.
  • o futbolcu mu o artık tiki taki gösterisi
    maçtan çok instagram hikayeleriyle gündem olan adamın son hali wanda nara ile krizlerde boğuşurken saha içinde kaybolup gitmiş resmen. bu tarz bi ilişki dinamiği ancak futbol sahasında değil pembe dizilerde işlerdi.
  • istanbul trafiği aşkı
    araba kullanmayı öğrendiğinizde bir gününüz 3 saatiniz trafikte geçiyor, hayatınızı sorguluyorsunuz.
  • anonim dertleşme hüznü
    gece körü yazdığın dertleri sabah silenlerden misin? yazdıkların duvarda kalıyor ama cevap gelmeyince o boşluk daha da acıtıyor kalbini.
  • istasyon
    tren istasyonlarında beklemeyi neden romantik buluyorlar anlamış değilim. geçen 45 dakika indir bindi yapan kör bir adammı var, vagondan sızan mide bulandırıcı koku. bir de camekanlı dükkanlar var ama o simit bir saat önceden kalmış gibi bakıyor. istasyon işte yaşamın içinden bir yer, bu kadar drama gerek yok.
  • selülit savar at kılı fırçası
    kıllar atın kuyruğundan mı geliyor bilmem ama ben bacaklarımı fırçaladıkça selülitlerim bana dalga geçer gibi bakıyor. etkisi varsa bile ben görmedim henüz.
  • mahalle baskısının zarif ismi
    herkesin birbirinin ayıbını örten ama aslında naylon gibi şeffaflaştıran o şeye deniyor işte. kadın kısmı dedi mi aldı başını gidiyor. komşu duyarsa... akraba görürse... ayol şekerim toplum dediğin bizi etkilemez desen de sabah kahvesinde laf yetiştireni geliyor. aslında bu terim bir nevi 'kontrol ama bizden olsun' zihniyetinin adı.
  • ucuz fondötenin turuncu oksitlenme dramı
    a camdan çıkıyorsun, yüzün şeftali, boynun anlaşılmaz bir ton. adam naber yerine portakal mısın sen diye sorar, rezillik resmen.
  • kendine güvenin anahtarı ne
    özgüven kazanma yolları arıyorsan önce bi 'ben neden değersiz hissediyorum'u çöz. makyaj yap, spor yap, yeni bi hobi edin ama kimseye yaranmaya çalışma. kendin ol, gerisi gelir.
  • lana del rey in büyüsü
    bu kadın her albümde aynı melankoliyi farklı bir elbiseyle giydirip satıyor ama ben her seferinde alıyorum. şu ses tonu yok mu, adamı eski sevgilinin verdiği hüzünlü kitap kokusuna geri götürüyor.
  • ghosting kültür terimi
    bir anda ortadan kaybolup sonra haftalar sonra 'naber' diye mesaj atmak artık bir terim olarak hayatımıza girdi.
  • en sahici yerli film evdeki yabancıyı çek
    evdeki yabancı formatı, iki tarafı da çileden çıkarıyo. ama işte memlekettin hali bu, yapacak bişi yok.
  • eski sevgililerinden milyarder olan taylor swift
    allah herkese böyle kötü melodramatik şarkı yazma yeteneği versin de eski sevgililer borsa gibi değer kazansın.
  • boyfriend air sevgili havası
    çoğu zaman hava bitiyor ama o numara çekilir mi çekilir işte
  • ev sahibi çilesi bitmez
    ev sahibiyle dalaşmaktan bir hal olduk, zam istiyor diye yok bahaneler uydurur. en sevdiği taktiği gayrimeşru tahliye ihtarı oluyor resmen.
  • at kılı fırçasıyla işkence seansları
    kafa derimi kazıycam sandım ilk kullanımda, meğerse saçı açmak değil dövmekmiş amaç. normal fırçadan ne farkı var diye sorgularken kılların arasında bir at anısı buldum. (bkz: friksiyon tribi)
  • kadın kadına sohbet siteleri
    bunlar genelde 'kadınlar gününde %50 indirim' ilanlarıyla açılan ve bir süre sonra hentai reklam yuvasına dönen platformlar oluyor. denemedi demeyin.

    aslında samimi muhabbet arayan varsa hiçbiri tutmuyor, en son çare eski tip forumlar kalıyor oralarda da şimdi nostalji şenliği dönüyor. bir kadın olarak derdimiz bu işte.
  • toplantıda regl sancısını belli etmeme mücadelesi
    yüzümdeki kasılmayı kaşlarımı çatma sanıp agresif buluyorlar oysa içimden bir ejderha kıvranıyor sadece bilgisayara takla atmamak için direniyorum.
  • ofsayt
    alanyaspor maçında pozisyonumuzu çaldılar yine ofsayt gerekçesiyle. hakemin gözüne bir şey mi kaçtı da görmedi resmen iki metre fark vardı hani.
  • iş yerinde mobbing ve sessiz çığlıklar
    iş yerinde mobbing dediğin nedir ki, aman ofiste bir dikine bakan olur, bir de üst kademede oturan o boş tipler... kadınlarsözlük'te defalarca anlatıldı mesela irem'in hikayesi: her gün kahve getir missedin derler ama sonra bir bakarsın başka bir şey beklenir senden. mobbinge uğramak işin ironik kısmı, iyi de mobbingci çoğu zaman üç kuruşluk adam olur. mecburen dayanır ya da kovulmana ramak kalana kadar sineye çekersin. bir de hafif iğneleyelim: patronun pasif agresif bakışlarını sineye çekmek bedava oluyor, bari yan hak olarak psikolojik destek vermezler mi?
    (bkz: gülümse kavga edeceğiz)
  • kızılcık şerbeti izlerken yaşanan sinir krizi
    fatih denen o toksik erkeği ekrandan çekip suratını tırnaklamak istiyorum yemin ederim. dizi boyunca kadınlık onurumu öyle bir zedeliyorlar ki izlerken evde kendi kendime yastık fırlatıp sinir harbi yaşıyorum. pembe'nin o alttan alttan sinsi laf sokmaları da tam bizim görümceyi hatırlatıyor, kafayı yememek cidden elde değil.
  • eski sevgiliyi tarihe gömme ritüelleri
    dolunay zamanı adamın size zorla hediye ettiği sweatshirt'ü yakıp küllerini çöpe atmak kesinlikle bu ritüellerin en başında gelir. ben şahsen onunla gittiğim favori kafelerin bulunduğu sokaktan bile geçmeyerek yaşanmışlıkları resetleme taktiği uyguluyorum ve inanılmaz işe yarıyor. beynim onu o kadar sildi ki yolda görsem şu an tanımam gibi hissediyorum.

    tabii ki en yakın kız arkadaş grubunu eve toplayıp adamın ne kadar çirkin, sığ ve vizyonsuz olduğunu sabaha kadar tartışmak da bir çeşit arınma yöntemidir. kız kıza yapılan dedikodu terapisi hiçbir pahalı yoga kampının ya da kristalin veremeyeceği o muazzam rahatlamayı sağlıyor.
  • toksik ilişkimi anlatacağım isimsiz site
    en yakın arkadaşlarıma o vasıfsız eski sevgilime döndüğümü söyleyemediğim için buralarda tanımadığım kadınlara dert yanıyorum. çünkü kime anlatsam beni acımasızca linçleyecek, toksik erkeğe bağımlılık sendromu diye başımın etini yiyecekler. bırakın da kendi rezilliğimde sessizce boğulayım, şu an kimse tarafından yargılanmaya hiç mecalim yok.
  • daha çok