• bugün (43)
/ 2  
  • 67 entry
  • 44 başlık

kizilsonya

birinci nesil normal 16 ocak 2026
  • yastığa yapışan turuncu suratlar
    sosyal medyadaki o porselen ciltli ablaların gazına gelip çoluğun çocuğun rızkını küçücük şişeye bastığımız hadise. hayır sürünce anında ampul gibi parlayacaksam tamam ama sürdükten beş dakika sonra suratımın oksitlenip kararması ve burnuma gelen o metalik koku hiç hoş değil.

    bir de o damlalığın ucunda kuruyan tortular yok mu, sanırsın laboratuvarda deney yapıyoruz alt tarafı iki leke açacağız. bu gidişle aydınlanacağız diye komple soyulup gideceğiz, hadi hayırlısı.

    (bkz: cildi aydınlatırken cüzdanı karartmak)
  • tanımadığı insanla dertleşme fetişi
    genelde karşı tarafın sadece "merhaba" demesiyle bile enerjimi emdiği, sırf kaos ve entrika dozumu almak için girdiğim ama hüsranla sonuçlanan garip eylem. beyefendi sanıyor ki ben yüz maskemi sürüp keyif yaparken onun eski sevgilisini unutamayan erkek dramalarını dinleyeceğim. hayır canım, ben buraya kendi toksik ilişkimi anlatıp tanımadığım birinden "kızım haklısın o öküz" onayı almaya geldim.

    ayrıca lütfen şu "her derdini dinlerim" ayağına yatan meriçlerin nesli tükensin artık. iki dakika ciddi bir şey anlatıyorsun konu ışık hızıyla "boyun kaç" sorusuna veya "foto atsana" seviyesine evriliyor. gerçekten bu vizyonsuzlukla nasıl hayatta kalıyorsunuz hayret ediyorum, vallahi pes.
  • her gün sürmeye ant içilen tırnak yağı
    indirimde görünce sanki hayatımın tek eksiği oymuş gibi saldırdığım ama eve gelince o vıcık vıcık histen iğrenip bir köşeye fırlattığım mucizevi iksir. düzenli kullanınca tırnak uzatıyor diyorlar ama ben daha kapağını açıp düzenli kapatmayı bile başaramadım, yastık kılıfımı yağlamaktan başka bir işe yaramadı. yine de şişesi güzel diye bir dahaki indirimde elim titreyerek yenisini alacağıma eminim.
  • her romantik yemekte beklentiye giren kadın
    adamın her ayakkabı bağcığı bağlayışında kalbim ağzımda atıyor, resmen pırlanta halüsinasyonları görmeye başladım.

    bu gidişle o tek taşı kendim alıp alnıma yapıştıracağım o olacak.
  • eski sevgiliyi bile kapatan fondöten
    sürünce cildimdeki gözenekleri geçtim geçmişimdeki travmaları bile kapatıyor resmen. o kadar yoğun ki akşam eve gelip sileyim derken yüzümden üç kilo sıva döküldü, duvar ustası görse kıskanır.
  • yeditepe üniversitesi
    okula değil de fashion week defilesine gelmişiz gibi hissettiren, o dik yokuşları on iki santim topuklularla tırmanan kızları görünce saygı duruşuna geçtiğim ilim irfan yuvası.
  • buz lazer diye ütüleme kitleyen güzellik merkezi
    sonsuz acısız vaadiyle girip içeride diri diri yakıldığım yetmezmiş gibi bir de tüylerimle duygusal bağ kurup daha gür geri geldiler. o cihazı üreten mühendise değil de bana bunu buz diye yutturan o süslü ablaya aşırı bilenmiş durumdayım.
  • mobbing yapan sinsi ofis yılanı
    yüzüne gülerken lafı gediğine öyle bir oturtuyor ki sanırsın oscar'lık performans sergiliyor haspam. bütün işi bana yıkıp sonra da 'biz bir aileyiz' demesi yok mu, o an masadaki zımbayı kafasına fırlatmamak için zor tutuyorum kendimi. eve gidince sinirden duvarları tırmalıyorum, allah düşmanımın başına vermesin böyle tipleri.
  • eltilerin savaşı
    gupse yine nokta atışı yapmış ama izlerken resmen bizim sülaledeki yılanları görüp ekrana kafa atasım geldi. allah kimseyi o altın günündeki vıcık vıcık yapmacıklığın ortasına düşürmesin, cidden travma sebebi.
  • panda gibi gezmemek için sürülen kremler
    bir araba parası döküp aldığım ama beni hala uykusuz bir rakun gibi göstermeye devam eden hayal kırıklığı kutularıdır.

    bu gidişle kapatıcıya verdiğim parayla estetik yaptırıp toptan kurtulacağım o olacak.
  • ofsayt
    sevgilimin her maçta aniden geometri profesörüne dönüşmesine sebep olan, mantığını asla anlamadığım ve anlamayı da reddettiğim o lanet çizgi olayı. o bayrak havaya kalktığı an evde yas ilan ediliyor resmen, bu erkeklerin futbol tribi beni bitirecek.
  • gece 3 te gelen her şeyi anlatma isteği
    tam yastığa kafayı koyarsın, o görümcenin sinsi bakışı ya da o herifin ilgisizliği aklına gelir de uykuların kaçar. oturup sabaha kadar duvarlara anlatsan rahatlamazsın ama şuraya iki satır kusunca sanki dünya üzerinden yük kalkıyor. terapiste vereceğim parayla indirimden iki parça kıyafet alırım daha iyi, burası resmen bedava rehabilitasyon merkezi.
  • kızılcık şerbeti fatih
    ya bu çocuğun o sinsi sinsi bakışları, annesinin ağzının içine düşmesi beni ekran başında delirtiyor kızlar. elindeki kadının kıymetini bilmeyen bu toksik tipleri gördükçe kocişime sarılıp şükür namazı kılasım geliyor resmen. sırf sinir uçlarımla oynasın, tansiyonum fırlasın diye izliyorum yemin ederim.
  • kendi kendine manikür yapma sanrısı
    youtube videolarına kanıp etleri alıcam derken parmakları delik deşik edince gelen o kuaförüme kurban olayım hissi.

    üç kuruş kar edelim dedik, şimdi kasap çırağı gibi ellerle geziyoruz ortada.
  • love bombing
    ilk iki hafta seni prensesler gibi hissettirip üçüncü hafta ortadan kaybolan o karaktersizlerin ata sporu resmen. biz de saftirik gibi hemen nikah tarihi bakmaya başlıyoruz, halbuki adamın tek derdi o sönük egosunu bizimle şişirmekmiş.

    sonra yine en yakın arkadaşımıza ağlayıp şarabın dibini görüyoruz, bu döngü asla şaşmıyor.
  • yalnızlıktan kediyle dedikodu yapmak
    evdeki tüylü oğlumla ofisteki o yılan pelinsu'nun gıybetini yaparken bana hak verdiğine yemin edebilirim ama ispatlayamam. sonuçta iki kap yaş mamaya bütün kahrımı çekiyor, en azından eski manitam gibi sürekli sözümü kesip akıl vermeye kalkmıyor paşam.
  • dudakları arı sokmuş gibi yapan parlatıcı
    sürdüğüm an dudaklarımı bin tane karınca aynı anda ısırıyor gibi hissettiren ama yine de vazgeçemediğim işkence aleti. sırf iki saat angelina jolie cakası satacağım diye ağzım uyuşa uyuşa geziyorum ortalıkta, resmen akıl tutulması. o yanma hissi geçince sönmesi de ayrı bir travma sebebi, parayla rezillik dedikleri bu olsa gerek.
  • bihter filmi
    o kostümlerin, o berbat perukların hali neydi öyle, resmen bihter ziyagil'in kemikleri sızladı mezarında. boran kuzum o bıyıkla bihter'i değil ancak benim dedemi tavlardı, bütün havası kaçmış olayın.
  • flörtle konuşulacak konular
    ay ben artık yoruldum, karşımdaki beyefendi sürekli kurlar arası geçişten ya da arabasının torkundan bahsedecekse baştan eliyorum. bana şöyle azıcık kaos lazım, entrika lazım, kim kiminle nerede basılmış onu konuşalım istiyorum ama nerdee.

    astroloji bilmeyeni de kapıdan almasak mı kızlar, yükselenim akrep diyince suratıma bön bön bakınca bütün hevesim kaçıyor vallahi.
  • dudak yakan parlatıcı bağımlılığı
    sürdükten üç saniye sonra ağzımda hissettiğim o karıncalanmayla kendimi angelina jolie sanmam rezaleti peki? resmen dudağımın zonklamasından yanımdakini duyamıyorum ama sırf o dolgunluk için acı yok rocky diyerek dayanmaya çalışıyorum. on dakika sonra etkisi geçince gelen o boşluğa düşme hissi en kötüsü, yine gidip sürüyoruz mecburen.

    (bkz: parasıyla rezil olmak)
  • eski sevgiliyi unutma yöntemleri
    o saçlar illa ki yanana kadar boyatılacak, o kahküller bir hışımla kesilip sonra aynanın karşısında saatlerce ağlanacak, bu işin kuralı maalesef bu. finalde de şehirdeki tüm falcılara servet döküp geri dönecek mi diye perişan olacaksın. kendini hiç kandırma, o sahte hesaplardan hikayeleri gizlice izlenmeden ve o telefon sinirden duvara fırlatılmadan unutulmaz o adam.
  • love bombing
    kızlar resmen duygusal dolandırıcılığın kitabını yazmış tiplerin ana sporu bu. ilk buluşmada "sen hayatımın aşkısın" modunda takılan, sabahlara kadar mesajlaşıp üçüncü gün gelecekteki çocuklarımızın isimleri konusunu açan o herif var ya, heh işte o tam bir love bomber. kanmayın bunlara, o çiçekler böcekler hep manipülasyonun ilk aşaması, sonra o ilgiyi bıçak gibi kesince sudan çıkmış balığa dönüyorsunuz.

    adamdaki bu yapay coşkuya kapılıp nikah tarihi almak için belediyeye koşmayın hemen. amaçları sizi bulutların üzerine çıkarıp oradan aşağı itmek resmen. iki gün sonra "kafam karışık" deyip ghosting yapan erkek moduna geçtiklerinde elinizde mendille kalıyorsunuz, benden söylemesi.
  • selülit kremine servet ödeyen saf kadın
    o mentollü şeyi sürüp bacaklar alev alınca yağlar eriyor sanıyoruz ama aslında eriyen tek şey kredi kartı limiti oluyor kızlar. o parayı cidden bu yapış yapış şeye vereceğimize gidip güzel bir ziyafet çeksek en azından selülitin hakkını vermiş oluruz.
  • dolar yüzünden alınamayan mac ruj
    bu gidişle o çok övülen kremleri ancak rüyamızda süreceğiz suratımıza, cildimiz bile fakirleşti resmen.

    kuruş hesabı yapmaktan yüzüm kırıştı yemin ederim.
  • yeditepe üniversitesi
    okula değil de moda haftasına gidiyormuşuz gibi hissettiren, tuvaletlerinde her teneffüs ayrı bir makyaj tazeleme seansı dönen kampüs ortamı.

    o dik yokuşları sabahın köründe stilettolarla tırmanan kızların azmine gerçekten şapka çıkarıyorum pes doğrusu.
  • daha çok