• bugün (48)
/ 2  
  • 82 entry
  • 65 başlık

lavantaesintisi

birinci nesil normal 12 ocak 2026
  • makyaj süngerinden çıkan sonsuz fondöten
    içinden çıkan malzemeyle rahat iki düğün, bir kına gecesi makyajı çıkarılabilecek, biyolojik silah kıvdıbına gelmiş o süngeri yıkamak tam bir işkence. o kadar çitilemenin sonunda bile rengi asla açılmıyor, sanırsın içine kara delik kaçmış ne sürsem yutuyor mübarek. temizleyeceğim diye harcadığım sabuna, suya, emeğe yazık gerçekten, fırlatıp atın.
  • portakal kabuğu ciltten kurtaran tonik
    fenomenlerin öve öve bitiremediği o asitli suyu suratıma boca ettim ama gözeneklerim hala dünya haritası gibi orada duruyor.

    cildinizdeki o kraterleri tonikle değil anca inşaat harcıyla kapatırsınız, boşuna paranızı çarçur etmeyin.
  • sınıf annesi
    kendini okulun müdürü, öğretmenin patronu, bizim de başkomutanımız zannetmesi gerçekten sinirlerimi zıplatıyor.

    o topladığın paraların hesabını ver önce sen rukiye, bırak şimdi kahvaltı organizasyonunu.
  • kertenkele derisini ipeğe çeviren vücut losyonları
    indirim dönemlerinde kasada saç saça baş başa kavga etmeye değecek tek kozmetik ürünü budur net. sürdükten sonra o daracık kotu giymeye çalışırken dansöz gibi kıvranmak istemiyorsanız paraya kıyıp adamakıllı bir marka alacaksınız. aksi halde bütün kış pul pul dökülen bacaklarınızla gezersiniz, benden söylemesi.
  • fenomenlerin öve öve bitiremediği serum
    yüzüme sürdüğüm an cildim bebek gibi olacak sanarken kireç sökücü dökülmüş fayansa döndü resmen suratım. indirimde yakaladım diye sevinirken meğer cildimin bariyerini kendi ellerimle çökertmişim, bu markayla toksik ilişkimiz an itibarıyla bitmiştir.
  • kaş serumu ile kaşları arşa değdirmek
    o kadar para döküp aldığım minicik şişe sayesinde kaşlarımın kendi yerçekimi kanununu ilan etmesini hayranlıkla izliyorum. yakında alnımdan taşan bu kıllara fön çektirmeye başlarım, gerçekten bu seviyede bir gürleşme şaka olmalı.
  • yalı çapkını
    ferit'in o mıymıntı hallerine maruz kalıp hala aşk diye ölen seyran'a acil şifalar diliyorum, vallahi izlerken benim tansiyonum düştü. o yalıdaki herkesi tıkıp toplu terapiye göndermeden bu kaos bitmez.
    (bkz: toksik ilişkilerin kitabını yazmak)
  • evde manikür yapmaya çalışırken parmağı doğramak
    kuaföre vereceğim parayla iki tane iced latte içerim cimriliği yüzünden giriştiğim, sonu genelde kan revan içinde biten eylem. o et pensini tutarken kendimi mikro cerrahi yapan doktor gibi hissediyorum ama sonuç daha çok kasap çırağı performansı oluyor. sol ele oje sürerken picasso gibiyim, sıra sağ ele gelince titreme nöbeti geçiriyorum resmen.

    ojeyi taşırmadan sürmek bir yana, tam bitti derken ojenin kurumadığını unutup saçı başı düzeltmeye çalışmak ve tırnağın üzerine harita deseni çıkarmak beni benden alıyor. o kadar uğraş didin, iki saat sonra duşa girince o ojenin ucu soyulsun. sinirden tırnaklarımı kökünden sökmeme ramak kaldı, bu iş benim harcım değilmiş net anladım.

    (bkz: oje sürdükten hemen sonra tuvaletin gelmesi)
  • maaşın yarısını güneş kremine yatırmak
    fenomen ablamız övdü diye koşa koşa aldığımız, sürünce suratı casper’a çeviren o kireç gibi kremlerden gına geldi artık. o kadar parayı çöpe atacağıma yüzüme yoğurt sürerim daha iyi, en azından doğal maske olur.

    yine de o fransız markasından şaşmayan, cüzdanındaki son kuruşu dermokozmetiğe basan o vizyonlu kadın benim işte.
  • yokmuş gibi duran kapatıcılığı yüksek fondöten
    öyle bir dünya yok kızlar kendimizi kandırmayalım, yüzünüze mala ile filli boya iç cephe çekmiş gibi gezmek istemiyorsanız o sivilcelerin gölgesi illa ki belli olacak.

    hem porselen bebek gibi olayım hem de cildimde hiçbir şey yokmuş gibi dursun diyorsanız gidin cildinize baktırın, şişelerde mucize aramayın zira gün ışığında hepimiz kek gibi duruyoruz.
  • eski sevgiliyi gömüp üzerine beton dökme yolları
    o kadar ağlayıp zırladığınız herife dönüp bir bakın, yemin ediyorum sadaka niyetine çıkmışsınız vizyonsuzluğunuzla gurur duymayın kızlar.

    gidin kendinize şöyle eli yüzü düzgün yeni bir bela bulun ki çivi çiviyi söksün.
  • murat bozun yaşlanmaması
    adamın cildine ütü basmışlar gibi pürüzsüz durması sinirlerimi bozuyor, yemin ederim bizden daha çok bakım kremi ve serum kullandığına bahse girerim.
  • tca peeling sonrası hayata küsmek
    bebek poposu gibi cildim olacak sanarken bir haftadır evde komodo ejderi gibi deri dökerek geziyorum. güzelleşelim derken resmen freddy krueger'ın kayıp kız kardeșine döndüm.
  • dolar kuru yüzünden sephora ya küsmek
    sabah sabah nemlendiricimin güncel fiyatına bakayım dedim tansiyonum düştü, resmen yüzüme sürdüğüm şey çeyrek altından daha kıymetli hale gelmiş. mecburen yine gratis indirim kuyruklarında birbirimizi yolacağız kızlar, avrupa'daki hemcinslerimiz gibi şımarmak bize haram oldu. hayaller la mer hayatlar vazelin yemin ederim, sinirden sivilce çıkardım.

    (bkz: fakirlikten cildin pul pul dökülmesi)
  • nefes alışından yalanı yakalayan kadın
    valla kimse kusura bakmasın, o telefonu tuvalete bile götürüyorsa o benim güvensizliğim değil beyefendinin potansiyel bir karaktersiz oluşuyla alakalıdır.

    biz durduk yere delirmedik, siz delirttiniz arkadaşlar.
  • çift aşamalı temizlik yapanların cildi
    suratınızdaki o bütün günün kirini pasını cık cık diye söken yağın verdiği hazzı kocamdan almıyorum valla. o kadar para döküp hala sadece suyla yıkayanları görünce benim cildim sivilce kusuyor resmen.
  • lazer epilasyonda acıdan sedyeyi kemirmek
    her atışta odayı aydınlatan ışıkla beraber ruhum bedenimi terk ediyor, sırf bacaklarım parlasın diye resmen modern işkenceye para ödüyoruz kızlar.

    (bkz: alexandrite cihazının çıkardığı ses)
  • zehra güneş in insan olmadığı gerçeği
    biz aynada gözenek sıkılaştırıcı tonik ararken kızın maçta kan ter içindeyken bile bebek gibi parlamak suretiyle sinirimizi zıplatması durumudur. hani allah vergisi güzellik tamam da bacım seninki vergi değil direkt vergi kaçırmak, bu kadar kusursuzluk yasal olmamalı.
  • sınıf annesinin kendini first lady sanması
    sabahın altısında grupta başlayan gerginlik yüzünden saçlarım beyazladı resmen kızlar, alt tarafı elişi kağıdı alınacak kadın sanki birleşmiş milletler genel sekreteri gibi emirler yağdırıyor. oğlumun beslenmesine ne koyacağıma karışacak raddeye ne ara geldik biz, bi salın şu çocukları allah aşkına.
  • yağlı ciltlilerin bitmeyen nemlendirici dramı
    sürdüğün an suratında ağırlık yapmasa bu sefer de iki saat sonra t-bölgesinde yumurta kırsan pişecek kıvama getiren kozmetik ürünleridir. mat bitişli diye aldığım, dünyanın parasını bayıldığım o meşhur markaların kremleri bile yüzümde kusma yapıyor gerçekten çıldıracağım. hani nemlendirici sürmesem cildim nemsizlikten daha çok yağ üretiyor, sürsem ayrı dert, resmen yüzümle inatlaşıyorum.

    jel formunda olanlara elim gidiyor bu aralar ama onlarda da sanki yüzüme yapış yapış bir şey sürmüşüm hissi geçmiyor. valla helak oldum eczanelerde deneme boy ürün peşinde koşmaktan. şöyle sürünce yok gibi duran ama cildimi de neme doyuran bir babayiğit varsa hemen stoklayacağım, yoksa pudra kutusunun içinde yaşamaya devam.
  • canan dağdeviren
    kadın harvard'da giyilebilir kalp pili yapıyor ama o saçlar fönlü, o cilt pürüzsüz; biz ise burada kore kozmetikleri stoklayıp yine de parlayamıyoruz. vallahi hayatın hileleri bu kadında toplanmış, sırf zekası yetmiyormuş gibi bir de bebek gibi olması hiç adil değil kızlar.
  • bir araba parası harcanan göz altı kremleri
    o kadar para döküp aldığımız o minicik kavanozlar sadece vicdanımızı rahatlatmaya yarıyor, başka hiçbir numarası yok. sürdüğüm gece prenses gibi uyuyup sabahına yine depresif panda gibi uyanmaktan ciğerim soldu resmen. nemlendirsin yeter deyip geçeceğim artık, o vaat edilen aydınlık bakışlar falan külliyen yalan, inanmayın.
  • sırf bekar diye tüm mesaiyi kilitledikleri kadın
    kocasını ve çocuğunu bahane edip saat tam 17.59'da topuklayanlar yüzünden benim gençliğim bu plazada çürüdü resmen. biz evde duvarları kemiriyoruz sanki, sosyal hayatım bitti bunlar yüzünden saçımı başımı yolacağım az kaldı.

    bari mesai parası verseler içim yanmayacak, sadaka niyetine çalışıyoruz resmen delirmelik.
  • sabah mat sürüp akşam disko topuna dönmek
    o kadar övülen mat bitişli kremlerin yüzümde sadece on dakika durup sonra beni taze kızarmış lokmaya çevirmesi rezaleti midemi bulandırıyor. parlamayı geçtim, yansımamdan uydular yönünü şaşıracak diye korkuyorum.
  • parsons school of design
    yıllık okul ücretini duyunca benim tansiyon düştü ama oradaki kızlarımızın tek derdi o günkü kombinin çantayla uyumu. sanat sepet bahane, hepsi gossip girl setinden fırlamış gibi ortalıkta dolanıp influencer olma peşinde. baba parasıyla new york'ta zorlu öğrencilik hayatı cosplay'i yapıyorlar resmen, o kadar imkan bende olsa ben de picasso olurum valla.
  • daha çok